İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Kendi Oyununa Gelmek - HİKMET BİLA

Ağustos 29, 2008 - CUMHURİYET, HİKMET BİLA

Dış politika zor iştir.

Hele çatışma ortamlarında…

Dış politika uzağı görüştür.

Hele savaş sırasında.

Türkiye’nin tarihinde dış politikayı, dış politikacı olmadıkları halde, tarihe ders verircesine başarıyla uygulayan iki lider vardır: biri Mustafa Kemal Atatürk, diğeri İsmet İnönü.

Atatürk daha küçük rütbeli bir subayken, Birinci Dünya Savaşı’nın sonucunu görmüştü. Ama ülkenin başında Talat, Enver, Cemal Paşalar vardı ve bu burnu büyük kişiler, üç adım ötesini görme yeteneğinden yoksun kişilerdi. Dünyanın en büyük savaşına hazırlanan büyük güçler arasında manevra yapmaya kalktılar, sonunda kendilerini Almanya’nın kucağında buldular. Ülkenin içmeye ayranı yoktu ama, onlar Hindistan’ı ve Mısır’ı fethetme hayalleri görüyorlardı. Koskoca bir imparatorluğu parçalayacaklarına, yüz binlerce insanın ölümüne, ülkenin haritadan silinmesine yol açacaklarını düşünmüyordı bile. Kendi oyunlarına gelme olasılığını akıllarına bile getirmiyorlardı.

Bunu düşünen, bunu gören bir Mustafa Kemal vardı ve sürekli bu üçlüyü ve onların çevresindeki kapıkullarını uyarıyordu: Yapmayın, etmeyin, bu savaş bizim savaşımız değildir. Ülkeyi başkalarının kucağına atmayın, milleti savaşa sürüklemeyin diyordu ama anlayan kim? Biraz bekleyelim, savaşın gelişimini görelim, sonra karar verelim diyordu, ama duyan kim? Savaşa Almanların yanında giriyoruz, Almanya kazanırsa onun elinde rehin kalacağız, kaybederse mahvolacağız diyordu ama, gören kim? O çok bilmişler, küçük rütbeli bir subayı mı dinleyeceklerdi.

Ne oldu?

Mustafa Kemal haklı çıktı. Çünkü o, savaşı Almanların kazanamayacağını öngörmüştü. Bilgiye dayanarak görmüştü. Stratejik ve taktik hesaplar yaparak görmüştü. Harita üzerinde görmüştü. Arazide görmüştü. Çünkü o, savaşın da, barışın da, diplomasinin de, dış politikanın da ciddi iş olduğunu biliyordu.

***

İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin başında ikinci adam İsmet İnönü vardı. Savaşı da, barışı da, diplomasiyi de dış politikayı da bilen adam, ülkeyi İkinci Dünya Savaşı’nın altında ezilmekten kurtardı. Kurtulmanın yolunun, savaşan iki büyük blok arasında denge politikası izlemekten geçtiğini öngörüyordu ve haklı çıktı. Üstelik, tarihindeki en ağır baskılarla, dayanılması olanaksız görünen tehditlerle karşılaşmasına rağmen. O büyük yıkımdan ülkesini ve insanlarını burnu kanamadan çıkarmayı başardı. Mustafa Kemal’le omuz omuza Birinci Dünya Savaşı’nı, Kurtuluş Savaşı’nı, Mudanya ve Lozan barışını yaşamış İnönü için, mal bulmuş mağribi gibiortaya atılmak söz konusu olamazdı.

Türkiye’nin güneydoğu ve kuzeydoğu sınırları kaynarken, yakın tarihten iki örnek verelim istedik. İki büyük örnek.

Belki gerekir.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS