Balkan-Kafkas Kıskacında Türkiye… - MUSTAFA BALBAY
Ağustos 28, 2008 - CUMHURİYET, MUSTAFA BALBAY
Napolyon’un şu sözünü yeri geldikçe dile getiriyoruz:
Coğrafya ülkelerin kaderini belirler!
Özellikle son dönemde, bu sözün tam adresi neresidir diye sorulsa, akla ilk Türkiye gelir.
8 Ağustos’ta Gürcistan’ın kendi sınırları içindeki Güney Osetya’ya operasyon düzenlemesiyle başlayan kriz önce Gürcistan’ın bütününü, sonra Kafkaslar’ı etkisi altına aldı. 20 gün içinde küresel bir soruna büründü…
Rusya, Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanıdığını ilan etti. Böylece Gürcistan fiilen 3’e bölünmüş oldu. ABD, AB Rusya’nın bu tutumunu onaylamadıklarını duyurdular. Bunun karşılıksız kalmayacağını, Gürcistan’ın toprak bütünlüğünden kesinlikle ödün verilmeyeceğini ilan ettiler ama Rusya’nın aldırdığı yok. Kafkaslar öyle bir yer ki; fitili Hazar’dan ateşle Karadeniz’den çıksın!
Bu yolun sonu Kafkaslar’ın Ortadoğulaşmasına kadar gidebilir…
Sovyetler kansız çöktü ama her çöküntünün olduğu yerde fay hatları da oluştu… Sürekli enerji biriktiren fay hatları enerji kaynaklarıyla birleşince ortaya tüm küreyi etkileyecek bir gerilimler zinciri çıktı.
***
Kafkas krizi, Kosova’nın 17 Şubat 2008’de bağımsız bir devlet olarak sahneye çıkmasıyla yeni bir uç vermişti. Bunu onaylamadığını açıkça ilan eden Rusya, ağzındaki baklayı da saklamamıştı:
“Eğer bu yolu açarsanız, sonunun nereye varacağını siz de kestiremezsiniz. Kuzey Kıbrıs da aynı durumda… Yarın Kafkaslar’da Kosova’yı örnek alan uluslar çıkabilir…”
Rusya bunu söylerken Gürcistan’ın içindeki gelişmeleri de usul usul şekillendiriyordu. Kurtuluşu ABD’yle tam müttefik olmakta ve NATO üyeliğinde gören Saakaşvili yönetiminin Güney Osetya’ya operasyona girişmesini fırsat bilen Rusya, kartların çoğunu ele geçirdi.
Cumhurbaşkanı Medvedev’in “Soğuk savaş dahil hiçbir şeyden çekinmiyoruz” açıklaması, 20 gündür vurguladığımız “yeni bir dönem başladı” değerlendirmesini de doğruluyor.
Medvedev’in sözlerini Türkçeye şöyle çevirebiliriz:
“Soğuk savaş dönemindeki çevresel ve küresel nüfuzumuza ulaşmak için her şeyi yapacağız.”
***
Türkiye, Kosova olayında aceleci davranmış, “bağımsızlık ilanı varsa, ilk tanıması benden” demişti.
Abhazya ve Güney Osetya, Kosova’ya çok benzer biçimde adım attı. Her iki Rusya devletciğinden de Türkiye’ye ister istemez şu çağrı geliyor:
“Balkanlar’daki marifetinizi burada da gösterin!”
Türkiye, Kosova gibi davranabilir mi?
Tabii ki hayır…
Çünkü Kosova’nın bağımsızlık ilanı sonrasında ABD ile birlikte hareket ettiğimizi açıkça ortaya koyduk.
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovsky dün Ankara’da basın toplantısı düzenledi. Moskova oyununu açık oynayacağını bir kez daha duyurdu. İvanovsky’nin 3 ana mesajı vardı:
1- Türkiye, Kafkas Paktı gibi bazı iyi niyetli çabalar içinde ama biz Gürcistan planımızı tamamladık.
2- Montrö’nün delinmemesi Türkiye’nin ve Rusya’nın çıkarınadır.
3- Karadeniz, Karadenizlilerindir!
Kafkas krizinin başından beri bu sütunlarda hep şunu savunduk:
Türkiye ne yapıp edip denge politikasına oynamalı…
Yakın geçmişteki ABD eksenli adımlar buna engel gibi görünebilir ama zararın neresinden dönülürse kârdır.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.