TÜM AKP MUHALİFLERİNE ERGENEKONCU YAFTASI VURULDU - SONER YALÇIN
Ağustos 26, 2008 - CUMHURİYET
İstanbul Haber Servisi - Hürriyet gazetesi yazarı Soner Yalçın, 24 Ağustos Pazar günkü “Artık Ergenekon’u ben de yazabilirim” başlıklı yazısında, Ergenekon’un Susurluk olduğuna dikkat çekiyor. Binbaşı Cem Ersever öldürülmeden önce onunla görüşmeler yaptığını anlatan Yalçın, “JİTEM’i, JİTEM’in neden ve nasıl kurulduğunu, ilk komutanının kim olduğunu; ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ı, Vedat Aydın’dan Musa Anter’e kadar nice yargısız infazın nasıl yapıldığını, PKK itirafçılarının kimler olduğunu, bunların hangi cinayetlerde kullanıldığını Binbaşı Ersever anlattı” diyor. Susurluk kazasından sonra RP-DYP koalisyon hükümetinin, Susurluk’u “fasa fiso” ilan ettiğini, basının gayretlerine rağmen Susurluk’un üzerinin örtüldüğünü belirten Yalçın, “Ergenekon aslında Susurluk’tur” diyor. Gladyoyu, II. Dünya Savaşı’nın bitimiyle birlikte CIA ile anlaşan eski Nazilerin kurduğunu, hedefinin de komünist örgütler olduğunu anımsatarak her NATO ülkesinde bir gladyo teşkilatı kurulduğunu belirtiyor. Avrupa’daki gladyoların bir bir ortaya çıktığını, yalnızca Türkiye’deki gladyonun açığa çıkarılmadığını söyleyerek “12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde CIA-Gladyo vardı. ABD’nin hedefi-amacı belliydi. Peki, bugünkü Ergenekon’un altında/arkasında CIA olabilir mi? Gladyo bugün; Ergenekoncuların mı, yoksa güya Ergenekonculara savaş açmış gibi görünüp Kemalist Cumhuriyet’i yıkmayı amaçlayan Neo-Ergenekoncuların mı arkasında? Sorunun yanıtını ‘Gladyonun Babası’ ABD’nin dış politikalarına bakarak yanıtlayabilirsiniz” diyor. Daha soruşturma aşamasında, ortada kamuoyunu ikna edecek bir delil bile yokken yıllarca kontrgerillayla mücadele edenler-kontrgerillanın hedefi olan aydınlar, gazeteciler, akademisyenlerin “Ergenekoncu” olarak kamuoyu önüne çıkarıldıklarını söyleyen Yalçın, devam ediyor: “Cumhuriyet mitinglerine katılanlar, Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği darbeci yapıldı! Türkiye’deki tüm AKP muhaliflerine ‘Ergenekon çetesi’ yaftası vuruldu. Yandaş medyanın hukuku hiçe sayan fütursuz yayınları çok kişiyi rahatsız etti. Aslında bu çevrelerin amacı, Ergenekon’u aydınlatmak değildi. Ergenekon sadece araçtı. Amaç, ulus devleti yıkıp ‘renkli devrimin’ yolunu açmaktı… ”


18.08.2008
Yarımada
Atatürk sözünün eri bir insandı!
İç ve diş siyasi gelişmeleri yakından takip eden ve doğru tahlillerle gerekli adımları atabilen bir devlet adamıydı. Bu coğrafyada devletin ve milletin bekası onu yöneten insanlar ile doğrudan orantılıdır. Bu unutulmaması ve göz ardı edilmemesi gereken bir gerçektir.
Allah’ım…
Aklımı koru, kısır çekişmeler ile iç siyasete odaklanmış, bocalayıp duruyoruz.
Dört tarafımız ateş topu!
Bu top Türkiye’nin içinde zıp, zıp oraya buraya zıplıyor. Her gün kor alevler insanların yüreğini yakıyor, kimisini şehit ateşi, kimisini maganda, kimisini de trafik canavarı. Hele bir ateş topu var ki hepimizi bir şekilde etkiliyor, mutfak alev – alev…
Ne işim var benim Almanya’da?
Cevabı çok basit: Ekmek parası!
İşte Türkiye geçeği budur, bu gerçeği değiştirmek elimizde. Zihniyet bilmem ne ile uğraşıyor, göz boyuyor. “Bizler” kuzu, kuzu oturmuş medyatik ortamda kendimizi boyatıyoruz.
Laik Türkiye Cumhuriyeti bir yarımada teşkil etmektedir. İnanın yakında ada olacak. Ne batılıyız ne doğulu, gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar misali kendimizi hayatın gerçeklerinden soyutluyoruz.
Böyle bir gelişme ayrıca, tarihi ve kültürü ne kadar eskiye dayanırsa dayansın bir milleti birbirine bağlayan milli ve manevi tüm bağların parçalanmasını, anarşinin hortlamasını* ve toplumun bölünmesini kaçınılmaz hale getirecektir.
“Onları” havale edeceğim son merci yüce rabimdir.
* burada kural tanınamazlık, düzensizlik ve buna benzer şeyleri kast ediyorum.
*
İki Mustafa Kemal vardır;
Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal…
İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir!
Önder Gürbüz
http://www.gurbuz.net
Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.