Şükran Soner - Kaybedilen Mevziler…
Ağustos 26, 2008 - Genel
Dünya ve ülkemiz medyasının ilgisini çekemeden, gündeme giremeden sendikalar “işçi sınıfının kaybedilen mevzileri için dayanışma“ arayışları içinde. 1. olağan genel kurulu yapılan, Toleyis’in öncülüğünde, Tek Gıda-İş Sendikası’nın desteğinde kurulan Avrasya Gıda, Tarım, Orman ve Turizm İşçileri Federasyonu, arayışlar için yeni bir örnek. Türkiye’den işkoluna giren Şeker-İş, Tarım-İş, Orman-İş, Makedonya, Saraybosna, Kosova, Romanya, Karadağ, Sırbistan, Azerbaycan, Gürcistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan’dan sendikalar kurucu üye olarak katılmışlar. İlk genel kurulda Ukrayna, Arnavutluk, Bosna ilgili işkolu sendikalarından isteyenlerin de üyeliklerinin kabul edilmesi kararı alındı. İşkolunun dünya uluslararası federasyonu UIF’nin desteği, Rusya’nın üyeliği öncelikli beklentiler.
Şu sıralarda siyasi iktidarları, devletleri çatışma içinde olan ülkelerin emekçilerinin örgütlerini emek değerlerinde, ortak çatı altında işbirliğine davet eden girişimin gündemi, naifliği, dünya işçi sınıfının, sendikal örgütlenmelerinin içinde bulundukları koşulları çarpıcı bir biçimde yansıtabilir. 1980’li yıllardaki örgütlenme güçleri, moral değerlerine göre dibe vurduğundan yakındığımız sendikalarımızın bu türden oluşumlara öncülük yapacak birikim, donanımda olduklarını söylemek bile durumun çarpıcı bir aynası. Listede sayılan ülkelerin sendikacılık hareketleri, bizimkilerin şemsiyesi, koruması altında bir araya gelmeye çalışıyorlar. Bizimkiler de, göreceli daha donanımlı, örgütlü Batı sendikacılık hareketlerinin korumasındalar.
Federasyonun kurucusu, 1. genel kurulunda yeniden seçilerek genel başkanlığını yürütmekte olan Toleyis Başkanı Cemail Bakındı, emperyalizmin dünya ölçeğinde sendikal haklar, işçilerin kazanımları üzerindeki baskısı, çokuluslu şirketlerin sosyal damping niteliğindeki uygulamaları karşısında işçilerin yeni dayanışma ağlarını örmek zorunda olduklarının altını çizerken, kendi deneyimlerinden kimi ilginç örnekler de veriyor: Örgütlü oldukları kimi çokuluslu şirketlerin Türkiye’deki otellerinde yazın çalışan işçilerin kışın başka ülkelerde çalıştırıldıklarını, önceleri oralarda toplusözleşme haklarından yararlandırılmadıklarını anlatıyor. UIF’nin aracılığında aynı işçilerimiz için yazın Türkiye ve kışın İsviçre’de çalışmalarının karşılığında sendikalararası dayanışma ile toplusözleşmelerin geçerli olabilmesinin sağlandığının altını çiziyor. Aynı şekilde Kuzey Irak’ta toplusözleşmenin uygulanmadığı çokuluslu şirket çalışanı işçilerimizin sendikal haklardan yararlandırıldığına işaret ediyor.
***
Tek Gıda-İş Sendikası’nın Seferihisar tesislerinde 1. olağan genel kurulu gerçekleştirilen federasyonun, çatışan, savaşan ülkelerin işçi sendika liderlerini bir araya getirebilmiş olması, galiba en önemli ilk adım başarısı. Emperyalizmin, çokuluslu tekellerin atağında, bütün dünya ülkelerinde “kaybedilen mevziler için işçi sınıfı, sendikal dayanışma” da çalışmaların önceliğinin ortak sloganı. Emperyalizmin, dünyanın giderek azalan kaynakları; su, petrol başta tekeller elinde tutulması için, çatışmaları pekiştiren siyasetleri gündeme sokmasına karşı, dünya emekçilerinin barış ve kardeşlik için örgütlenmelerine duyulan gereksinim artıyor. Ölenler, kaybedenler bütün dünyada emekçiler..
Sendikal örgütlülükleri büyük darbe yemiş, işçiler her tür insan haklarının mağduru, işsiz, sosyal dampingin uygulandığı ülkelerden gelen sendika liderleri, içinde bulundukları koşulların ağırlığında, önceliklerini çok kısa cümlelerle özetleyiveriyorlar. Sırp-Boşnak sendika liderleri karşılıklı katliamdan çıkmış işçilerin temsilcileri olduklarının altını fazlaca çizmeden, globalleşme düzeninde sermayenin yeni dünya düzeninin kurulduğunun altını çizmeyi yeğliyorlar. Sendikaların yeni düzende belirleyici olmaktan uzakta, devre dışı kaldıklarını, doğal olarak insanlık, işçinin yaşamı için gerekli olan üretim sektörleri yerine, örneğin gıda üretiminde geriye gidilirken, işçilerin emeğinin silah üretiminde sömürülerek kullanıldığını anlatıyorlar. Ortak vurgulama “Her tarafta, her yönden işçi kaybediyor, yoksullardan, yaşam hakları başta hep daha fazlası çalınıyor“ oluyor.
Sıcak savaşın içindeki Gürcistan sendikalarından, barış, yaşam hakları için yardım çağrısı çığlığı geliyor. Azerbaycan, kapital birleşirken sendikal hareketlerin işçi cephesinden birleşmekte yetersiz kalmalarının, yaşanmakta olan sorunların odağını oluşturduğunu anımsatıyor. Karadağ, 21. yüzyılda yaşam standardını yükseltme savaşımında bütün dünyada işçilerin kayıplar yaşamalarının, işçilerin ayırımcılık tuzağına düşmelerinin ve birleştiren noktalar için yeterli enerji harcayamamalarının başlıca etkeni olduğunu savunuyor. Rus lider, savaşı siyasilerin kışkırttıklarını, sermayenin çıkarlarına hizmet ettiklerini, karşı durabilecek gücün işçiler ve sendikaları olması gerektiğini anımsatıyor. Ülkeler, bölgeler ve dünya ölçeğinde işçilerin sendikal birliği, dayanışması çağrısı yapılıyor…


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.