İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Cüneyt Arcayürek - Dişli’nin Dişleri

Ağustos 20, 2008 - CUMHURİYET, CÜNEYT ARCAYÜREK

AKP Genel Başkan Yardımcısı. Partinin milletvekili.

Bir milyon rüşvet karşılığı iş takibi yapmakla suçlanıyor.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu her gün rüşveti belgeliyor.

Şaban Dişli suçlamayı yalanlamak için altı gün bekliyor.

Gecikmeye bulduğu mazeret, gerekli hazırlıkları yapmak!

Basına gösterdiği belgeler 1 milyon rüşveti yalanlayan belgeler olsa can kurban. Kılıçdaroğlu’nu doğrulamaya yarayan belgeler.

Genel Başkanı Başbakan RTE ise basına kapalı MKY toplantısında Şaban Dişli’yi uyarıyor!

Diyor ki: İş yapan arkadaşlar dikkatli olsunlar.O kadar!

Dişli’ye yöneltilen iddialar dikkate alındığında bu cümleyi şöyle okumak olanaklı:

“ …İş (takibi) yapan arkadaşlar dikkatli olsunlar!..

Karda yürüyüp iz bırakmasınlar, dikkatli olup yakayı ele vermesinler diye algılanabilir bir ifade…

***

RTE’nin yolsuzluklar üzerine öyle ifadeleri var ki; bunların birkaçı, sanki yıllar önce 1 milyon rüşvet aldığı belgelenen Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli için söylenmiş…

18 Şubat 2005’te şöyle diyor RTE: “…Eğer kendi atadığımız adam (örneğin Dişli) bu yolsuzluğu yapıyorsa, kusura bakmasınlar onun da kafasını koparırız… Milletvekili arkadaşımız varsa yolumuzu ayırırız… Varsa belge getirirsiniz. Biz arkasını kovalarız…”

1 Nisan 2006’da Şaban Dişli’ye layık, iddialı şu sözü söylüyor: “…Yolsuzluğa bulaşanı devletten de partiden de atarım…”

Sözünün eri isen: Şaban Dişli’yi devletten atma, partiden at!

Yolsuzluk yapanın kafasını koparacağını söylüyor ya; Kemal Kılıçdaroğlu ya nezaketinden ya da yerine getirmediği binlerce vaatten biri olduğuna inandığı için RTE’den, Dişli’nin başını koparma, yargıya teslim et, yeter diye üstelik ricacı oluyor.

***

RTE nezdinde itibar görmeyen istekler, ricalar bunlar… Zira RTE gibi Demirel’in neredeyse atasözüne dönüşen ünlü dün dündür bugün bugündür söylemini, vaatleriyle icraatı arasında derin uçurumlar açarak uygulayan bir başka siyaset adamı görmedik.

Kanıt mı? RTE 2005-2006’ların da adeta kahve falına bakıyor. Yıllar önce bugün başına gelecekleri saptıyor:

“…Yolsuzluk, nitelikli dolandırıcılık, nitelikli hırsızlıktır Bu dönemde de buna tevessül edenler (girişenler) olabilir. Olacaktır da… Ancakkk şunu samimiyetle ifade ediyorum, buna tevessül eden her kim olursa olsun asla müsamaha görmeyecek ve gereken cezaya çarptırılacaktır…” diyor. Ama, genel başkan yardımcılarından birini Dişli’nin yanına vererek basın önüne çıkmasını sağlıyor.

Bu davranışı değerlendiren Deniz Baykal, haklı olarak şunu söylüyor: “…Anayasa Mahkemesinin verdiği kararda, laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği tescillenen AKP, bu rüşvet olayıyla da yolsuzluğun odağı haline geldiğini göstermiştir…

Oysa RTE, 18 Nisan 2003’te yolsuzluklara karşı CHP’yi birlikte mücadeleye çağırırken “…Gelin yolsuzluklar üzerine birlikte gidelim. Kimin elinde dosya varsa bunu bize versin. Üzerine gitmezsek bizim o zaman yakamıza yapışsın, hesap sorsun.. diyordu.

Diyordu ama; işte yolsuzluk, rüşvet dosyası önünde. Yan çiziyor.

RTE’nin 2003’te, beş yıl önce söylediği koşullar gerçekleşti. Kemal Kılıçdaroğlu elindeki belgeleri içeren dosyalar hazırladı, RTE’nin önüne koydu.

Genel Başkan Baykal, RTE’ye birlikte mücadele çağrısını anımsatarak yapması gerekeni açıkladı: “…Dişlinin dokunulmazlığını kaldırmak, bağımsız yargıya göndermek veŞaban Dişlinin dişlerine takılan 1 milyon doların hesabını sormak…”

Dokunulmazlıkları kaldırma cesaretinden yoksun RTE için bu istek olmayacak duaya amin demek gibi bir şey…

Ne demiş RTE Dişli’ye, nasıl uyarmış: “…İş yapan AKPliler dikkatli olsun!…

İlahi Baykal, sen galiba RTE demokrasisinde yaşadığımızı unuttun.

Dünden bugüne kimliğini bildiğin bu Başbakan’dan Batılı ülkelerde geçerli olan demokratik kuralları uygulamasını bekliyorsun!

Daha çok beklersin, çok bekleriz!

Cüneyt Arcayürek

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS