Orhan Bursalı - Önce İşini Terk Et!
Ağustos 19, 2008 - CUMHURİYET, ORHAN BURSALI
Önce yazının ana fikrini söyleyeyim: Önemli sermaye sahibi olanlar; ortaklıklar, ticaretler, yatırımlar, al-verlerle uğraşanlar siyasete soyunmamalı! Eğer siyasete atılacaksa, bunları satar-savar nakde mi çevirir, hibe mi eder, tamamını çoluk çocuğuna mı devreder… nasıl karar verirse, kişisel parasal ilişkilerden arınmış olarak siyaset yapmaya başlamalı!
Siyasetçi bir işadamının adının kirli-pasaklı iş ilişkilerine katıldığına ilişkin çok ciddi belgeleri, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu gündeme taşıdı. Adam az buz değil, AKP Genel Başkanı’nın, yani Erdoğan’ın yardımcısı! İşadamlığı, şirketleri, iş ortaklıkları var!
İngiliz perakendeci kuruluş Tesco’ya, bütün sorunları halledilmiş, belediyeden kararları çıkmış arsanın teslimi karşılığında, “1 milyon dolar”lık bir iş takibinin belgeleri var ortada! İngiliz şirket sağlamcı, her şeyi kayıt altına aldırmış, arsanın imar durumunu şöyle yapacaksın ve karşılığında şunu alacaksın, diyor. Bütün işlerin seyri mutabakat zaptına uygun gerçekleşiyor! Belediye imar durumunu düzeltiyor…
Şaban Dişli denen, Erdoğan’ın hizmetkârı adam, kem küm ediyor, lafı eveleyip geveliyor…
***
Durum aslında sadece Dişli’nin değil, AKP’nin durumunu ve yolsuzlukların baş kaynaklarından birini göstermesi açısından, aydınlatıcı!
1) Dişçi, sıradan biri değil! AKP ve Erdoğan, Dişli’yi Genel Başkan Yardımcılığı koltuğuna oturttuğuna göre, onun “üstün özellik ve yetenek”lerinden yararlanmak istiyor demektir! Acaba Dişli AKP’ye hangi benzeri üstün hizmetlerde bulundu, bu da ayrı bir araştırma konusu! Dişli bu hizmetlerde bulunurken, “beş sana, ama bir de bana” politikası mı izlendi?!
2) AKP’nin yolsuzluklarla ilişkisi bellidir! Bugüne kadar, ihaleler ve benzeri konularda ortaya çıkan yolsuzluk durumlarında, AKP sessiz kalmayı tercih etti! Koruma kalkanı! Bu da doğal; ortalıkta dolaşan, ihalelerde yüzde 10-20 arası komisyonların, en azından “siyasetin zenginlik ve finansman kaynağı” olduğu biliniyor. İhale yasasında kısa süre içinde gerçekleştirilen sayısız yasal değişiklik, AKP’nin en önemli yasama faaliyetlerinin başında geliyor! Partinin neye önem verdiğini, ihale yasalarından izleyiniz!
3) İmar durumları, arsa spekülasyonu, en büyük rant, yani siyasetin en kolay para kazanma yoludur… belediye meclisleri sanki bu amaçla varlar ve çalışıyorlar!
4) Hadi bir başka noktaya daha dokunalım: Din, tüccarlığın ve kolay para kazanmanın, dünyalıklar inşa etmenin en önemli aracı! Dinci dolandırıcılık, sahtekârlıkların anası babası! Dinci siyasetin girdiği yerde, düzgün, akli, tıkır tıkır işleyen herhangi bir yapının inşası asla mümkün değildir!
***
Gelelim, sözümüzün başına: Dedik ki, işadamı işadamlığını bırakmalı! Meclis’teki “işadamı milletvekilleri ve bakanlar”ı da herhangi bir şekilde töhmet altında bırakmak niyetim yok!
Sadece ilke olarak, siyasetçi işlerini devredip öyle siyasete atılmalı. Hem işadamı hem siyasetçi olmak ahlaki olamıyor:
Siyaset, ekonomik değerlerin yeniden paylaşım ve dağıtımının en önemli mekanizmasının adıdır; bir (ekonomik) karar verme yeridir! Her kararın sonucu milyonlar-milyarlarla dile gelir! Hele yönetici siyasetçi, ülke yararını ve gelecek nesilleri öncelikle gözetmeli! Bu işadamlığı bakışı ve açısı ile çelişir! “Siyaset adamı” kavramının içeriği ülkemizde boşalmış durumda! Su başında oturan kendi küpünü doldurur, yaygın deyimi, halkın siyasete bakışını anlatıyor.
Meclis’te önemli işlerin sahibi kaç milletvekili var; sınıfsal konumları?.. AKP il ve ilçe yönetilerinin sınıflar konumları, gelir kaynakları nedir? Siyasete atıldıktan sonra servetleri ne durum almıştır?
Orhan Bursalı
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.