Orhan Birgit - Şaban Dişli Olayı ve Yeni Sorular
Ağustos 19, 2008 - Genel
Partisi, aynı zamanda genel başkan yardımcısı da olan, İstanbul Milletvekili Şaban Dişli hakkındaki yolsuzluk iddialarını nasıl değerlendiriyor?
Bana kalırsa, o iddiaları gündeme getirmekle kalmayan, ısrarla üstüne giden CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu da dahil olmak üzere hem politikacıların hem de medya ve kamuoyunun da yanıtını aramaları gereken asıl soru bu olmalı.
İddialar, Şaban Dişli imzalı belge ile zaten yeterince sarsıcıydı.
Cuma günü, savunmasını yaparak kamuoyu önünde aklanmak amacıyla TBMM Basın Bürosu’ndaki toplantı masasına oturan Dişli’nin hemen sağında AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdoğan’ın da bulunduğunu görünce, kendi kendime “tamam” dedim “onca yolsuzluk söylentisinden bunalmış olan iktidar partisi, aynı zamanda bir genel başkan yardımcısı da olan Dişli hakkındaki suçlamaları enine boyuna inceleyip aklamış olmalı ki, onu medya önünde yalnız bırakmadı. TBMM çalışmalarında genel başkan adına hareket etme yetkisine sahip olan Meclis Grup Başkanvekili’ni de görevlendirdi.
O görevin sahibi Bekir Bozdoğan, önünde bulunan açıklama notlarından Dişli’nin söylediklerini izlemekle yetinmiyor; tekleme olasılığı ortaya çıkınca ya sufle ederek ya da parmağı ile göstererek destek görevini sürdürdüğü için böyle düşünmüş olmalıydım…
Dişli’nin dağıtmak istemediği belgeler…
Belge olarak kameralara uzaktan gösterilen o bir düzine kâğıdın birer kopyasının kendilerine de verilmesini isteyen gazetecilere, Bay Dişli küçümseyen bir ifade ile “araştırmacı gazeteci olarak o kopyaları bulmaları” öğüdünü vermekle yetindi.
Bu minderden kaçma hamlesi, antrenör konumundaki Bozdoğan’ın belli ki hoşuna gitmemişti…
Tam o sırada, suçlama altındaki Dişli, topu grup başkanvekiline, yani Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan adına tam yetkili konumu ile toplantıyı izleyen kişiye bırakma kurnazlığını kullanmıştı.
Bozdoğan, ayrıntılara girmeden CHP’nin politik hasımlarını suçlama âdetinden söz etmek, CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın telefonlarının dinlenmesi olayını bir Meclis araştırmasına dönüştürmesini de bu görüşüne kanıt olarak kullanarak konuyu kapatmak yöntemini seçti.
Bir bakıma önündeki elmaları bırakıp armutlara bakılmasını öğütlemek istemiş oldu.
Onca yılın bıraktığı deneyim, kendi adamlarına sahip çıkmak uğruna AKP Genel Başkanlığı’nın, Dişli’nin basın toplantısını kendi görünümünün izdüşümünde yapılmasına izin vermekle çok büyük bir yanlışlık yaptığı yolunda uyarıyordu beni.
Böyle bir yargıya mı varıldı ki…
Erdoğan ve partisi, Şaban Dişli hakkında ana muhalefetin yetkili sözcüsünden gelen suçlama belgelerini sahiden tek tek inceleyerek asılsız oldukları yargısına mı varmıştı?
Öyle bir çalışma toplantısının yapıldığını okuduğumu anımsayamadım. Tam aksine bir başka AKP genel başkan yardımcısının, ilk MKYK’de bu iddiaların değerlendirilebileceğini, suçlamalara hak payı verilirse ona göre hareket edilebileceğinin yazıldığını hatırlıyordum.
AKP iktidarı, onca usulsüzlük ve yolsuzluk suçlaması ile karşılaşmıştı. Onların çoğunun belgeleri kamuoyu önünde böylesine şeffaf bir şekilde sergilenmediği için ya dokunulmazlık dosyaları arasında zamanaşımına uğrama umuduna terk edilmişti. Ya da Meclis’teki parmak çoğunluğunun koruyuculuğuna güvenilmişti.
Şaban Dişli hakkında hangi yöntem izlenecek. İzlenirken Bekir Bozdoğan’ın genel başkanı adına cuma günkü basın toplantısında Dişli’ye kalkan görevi yapmasının AKP’li milletvekillerine etkisi ne olacak? Özetle Kemal Kılıçdaroğlu’nun bundan sonraki muhatabı Dişli mi, yoksa AKP Genel Başkanı Erdoğan mı olacak?
Şayet Bozdoğan kişisel bir inisiyatif kullanmış ise bu durum açıklanacak mı?
Şaban Dişli’ye yaptırım uygulamanın, uygulayıcıları zor durumda bırakacak başka dosyaların gündeme gelmesine yol açacağından korkanlar var mı?
Gerçekleşecek ilk MKYK toplantısı, bu konudaki sorularında yanıtını vermiş olacaktır.
Faks: 0 216 302 82 08 obirgit@e-kolay.net
Orhan Birgit
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.