Bedri Baykam - ‘Zihin Çökertme Tuzakları’na Yenilen Aydınlar!
Ağustos 19, 2008 - CUMHURİYET
Geçtiğimiz hafta yayımlanan bir haber “Aydınlar Ergenekon Çağrısı Yaptı” başlığını taşıyordu. “Ergenekon”un tüm tutarsızlıklarını göz ardı eden bu imzacılar, şu cümleleri kullanıyordu:
“Türkiye demokrasi güçlerinin, karşılarında bir siyasal kanadın değil, devlet içine yuvalanmış çetelerin ve darbeci zihniyetin bulunduğunun bilinciyle Ergenekon davasının derinleşmesi ve öze varması için ortak mücadele vermeleri gereğine inanıyoruz.”
İmzalar arasında Atatürk Cumhuriyeti hakkında önyargılardan öte, neredeyse düşmanca fikirlere sahip “malum” kişiler var. Sözüm onlara değil. Sözüm “Demokratik ve barışçı bir hedef uğruna bu imzayı iyi niyetle atıyorum” diyen biraz aceleci veya derine inmeye zaman bulamamış isimlere.
Adlarını tekrarlamak istemiyorum. Onlar her zaman barış ve demokrasi için bir araya geldiğimiz sanatçı, yazar, sivil toplumcu dostlar. İyi niyetinden şüphe etmediğim bu arkadaşlarıma hatırlatılacak çok şey var: “Delil” diye sunulan “geyik muhabbetleri”, MİT gibi en üst kurumlar tarafından yalanlanan belgeler, suçmuş gibi konu edilen legal Atatürkçü kavram ve kurumlar… O konuların hiçbirine girmeyeceğim. Bugün Mahiye Morgül’ün muhteşem bir internet yazısından bazı bölümleri aynen aktaracağım: “Bir Eğitimci Gözüyle Ergenekon İddianamesi” ya da “Zihin Çökertme Tuzaklarının Deşifre Edilmesi” diyebileceğiniz sade ve iddialı bir beyin açıcı metin. Belki bu arkadaşlarımızdan bazıları, Morgül sayesinde uyanıp, başka bir açıdan konuya bakmayı becerirler:
“Bu iddianame ile toplumsal-tarihsel belleğimizde kaos yaratılmaktadır. İddianamenin bizzat kendisi bir tür zihinsel kaos yaratma silahıdır. Sadece tutuklananlar değil, toplum olarak hepimiz aynı zihinsel saldırı altındayız. İnsan beyni olaylar arasında mantıklı matematiksel denklemler kurarak, eşleştirme yaparak zihinsel faaliyet yapar. Bu iddianamede ise, bütünsel olan hiçbir şey yok, paragraflar arasında bile bağlantı yoktur, parçalar orda burda uçuşuyor! Yani bütün iddialar beyni dağıtmak üzere kurgulanmış!.. İddianamedeki tutarsızlıklara düzgün bir mantıkla cevap vermek mümkün değildir. Parçaları asla diğerleriyle yan yana gelemeyecek bir ‘pazıl’ konulmuştur önümüze ve acaba düzeltmeyi başarır mıyım diye oynadıkça zihinde yaptığı tahribat derinleşecektir. Bence, bu bozuk ‘pazıl’ aylarca sürdürülerek en zihni açık insanların bile bundan zarar görmesi, bu iddianamenin arkasındaki güçlerin istediğidir. Hedefleri, ne olup bittiğini anlamakta zorlanan bir toplum yaratmak, algılama seviyesini altının altına çekmektir… Önerim şudur: Böyle bir kitlesel zihin çökertme silahı ilk kez Türkiye’de bir tarihi hesaplaşmada kullanılmaktadır. Bu silahı ters teptirmek üzere; bu iddianameye cevap vermeyi reddetmek ve gerekçesini kamuoyuna açıklamak. Çünkü, zihinsel saldırı silahını tesirsiz hale getirmenin tek yolu, düşmana bu silahı fark ettiğini yüksek sesle söylemektir. Ancak o zaman beynimiz bunu önümüze konulmuş zehirli yiyecek olarak görür ve kendini korumaya alır. Yani bulmacanın bozuk olduğunu bilirsen, üzerinde hiç kafa yormazsın ve böylece beynini de tehlikeden korumuş olursun… Bir şey daha yapılabilir: İddianameyi ‘Yanlışları bul’ oyununa çevirmek, birbiriyle zıt olan, tarihleri örtüşmeyen, yazımsal kuralsızlıklar gibi, cümle bozuklukları gibi denge bozukluklarını bulmak. İşte o zaman bu bir zekâ geliştirici oyuna dönüşür…
Morgül’ün bu müthiş “deşifraj”ının tam metnini, hem bu kafası epey karıştığı anlaşılan bazı aydın dostlarıma, hem de metni yaymak isteyen her yurtsevere talep edilirse yollayacağım…
Bedri Baykam
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.