İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

ORHAN BİRGİT - Silivri’deki L Tipi Atom Bombası

Ağustos 13, 2008 - CUMHURİYET, ORHAN BİRGİT

Silivride yeni açılan cezaevinin müdürü, kapı ve pencerelerin en küçük bir zorlama sonunda açılabildiğinden tutun da, yeterli ve yetişmiş personel eksikliğinden doğabilecek sakıncaları, bağlı olduğu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına bildiren bir yazı yazmış.

Önceki gün Akşam gazetesinde ana hatları yayımlanan bir S.O.S başvurusu da denilebilir bu yazıya. Bakırköy Başsavcısı’nın elinde bu başvuruya merhem olabilecek yetki de, parasal kaynak da olmadığı için, durum ilgili makama, yani Adalet Bakanlığı Cezaevleri Genel Müdürlüğüne yansıtılacak.

İyi de Silivri’de yaptırılan ve bu büyük kampusun 10 bin hükümlü ve tutukluyu barındırmayı amaçladığını Müdür Bey’in imdat çağrısının yayımlanmasından bir kaç gün önce Kriminoloji Doçenti Sayın Mustafa Tören Yücel’den sohbet sırasında öğrenince, devletin İstanbul’un yanı başındaki bu turistik kente adeta bir atom bombasını yerleştirmiş olduğunu düşünmüş ve endişelerimi 12 Eylül öncesinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nü de yapmış olan bu değerli bilim adamına iletmiştim.

Silivri’deki bu yeni cezaevi kampusunun yapılması kararı Sayın Hikmet Sami Türkün Adalet Bakanlığı döneminde alınmış. Prof. Dr. Türk, her birisi ortalama 350’şer kişilik 8 cezaevinden oluşan bir kampustan söz ediyor. Her hükümlü için tek başına kalabileceği bir oda ya da hücre, gündüzleri öteki 7 komşu hükümlü ile birlikte olabilecekleri bir koridor-bahçe ve kitaplık düzenine bağlanıyor. Her cezaevi için yargılamaların yapılacağı Ağır Ceza Mahkemesi için yeterli duruşma salonu ve yargıçlar, savcılar odaları. Hikmet Sami Türk’ün sözünü ettiği düzenleme içinde özel olarak güçlendirilmiş kapı ve pencere düzeninden söz edilince, bugünkü henüz kullanılmamış olan durumda küçük bir zorlama ile yerinden sökülebilecek kapılar için Silivri Cezaevi Müdürü’nün yaptığı Tehlike varbaşvurusunun hangi işbilir müteahhitlerin elinde bu hale geldiği, gerçekten merak konusu oluyor.

Ama asıl merak konusu, ortalama 350’şer kişinin kalacağı o 8 cezaevinden oluşan kampusun bugün için nasıl 10 bin kişiyi barındıracak hale getirilmiş olduğudur.

Benim, maazallah bir kalkışma halinde o 10 bin hükümlünün bulundukları kent için nasıl bir güvenlik sorunu yaratacaklarını düşünerek adeta atom bombası diye tanımlamamın kaynağı da bu hızlı ve olağan dışı büyümeden doğuyor.

350 kişiden 1333’lük kapasiteye

Adalet Bakanlığı, 7 Temmuz 2007de Anadolu Ajansı aracığı ile Silivri L Tipi Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi için verdiği bilgide, sözü edilen 8 cezaevinin her birisinde 1333 kişilik bir kapasiteye yanıt verileceğini söylemişti. O yeni bilgilendirme açıklamasından anlaşılan, 7 kişilik barınma yerlerinin yerine 21’er kişinin kalacağı 61 adet koğuşun yanı sıra, her cezaevi için 4 adet de 3 kişilik odanın yapılmakta olduğu bildiriliyordu.

Kitaplık ve birisi kapalı olmak üzere 2 spor salonu, iş ve ders atelyeleri de bu cezaevlerinde yer alıyordu.

Bakanlık her cezaevi için 52 kişi kapasiteli yüksek güvenlik bölümünden de söz ediyor ve hükümlülerin göz biyometresinin taranarak oluşacak bir sistem ile girip çıkabilecekleri anlatılıyordu.

Oysa bütün bu devleşmiş çarkın işlemesinden Bakanlığa karşı sorumlu olarak görevlendirilen müdürün açıklamaları, çok daha basit tehlikelerden başlayarak o çarkı döndürecek yetenekteki eleman azlığını da Bakanlığın önüne koyan bir ön haber. Söylediğim gibi bir tür resmi S.O.S çağrısı, Sayın Mehmet Ali Şahinin vereceği yanıtları bekliyor.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS