HİKMET BİLA - Kum Torbasıyla Meydan Okuma
Ağustos 13, 2008 - CUMHURİYET, HİKMET BİLA
Kazalarda ölenlerin sayısı 100’ü aşmış. Kazalar ve ölümler o kadar sık olmaya başlamış ki, ülke ayağa kalkmış. Medya haftalarca, aylarca bağır bağır bağırmış.
Olmaz böyle şey.
Bunun adı cinayet.
Yok mu Tuzla’da olup bitenlere dur diyecek?
Hükümet temsilcileri gitmiş, muhalefet liderleri gitmiş, yerinde incelemeler yapmışlar, Tuzla’da kazaların, ölümlerin önlenmesi için bastırmışlar. Bir iki tersane bir süre için kapatılmış.
İhmal yüzünden, ilgisizlik yüzünden vurdumduymazlık yüzünden işçilerin birer ikişer ölümü herkes gözünü Tuzla’ya çevirmiş.
Dünyanın gözü Tuzla’nın üzerinde.
***
Ama Tuzla’da birileri, dünyanın gözünün içine baka baka 19 işçiyi ölüme gönderiyor. Üstü camla kaplı, denize hızla fırlatılan kurtarma filikasını deneyecek.
Ağırlık olsun diye filikaya kum torbalarının yerleştirilmesi gerekiyor. Öyle ya, bu deneme. Bir aksilik olursa, bir kaza meydana gelirse, olan kum torbasına olsun. Ama yok. Kum torbası da yok. İşçi çok. Kum torbaları yerine filikaya 19 işçi bindiriliyor. 19 işçiyi kum torbası yerine filikaya bindirirken şöyle göz ucuyla çevreye bile bakmıyorlar, acaba bir gören var mı diye. İşçiler yerlerini alıyor, emniyet kemerlerini bağlıyor. Deneme hazır mı, hazır. Filika fırlatılıyor. Havada ters dönüyor, hızla suya çakılıyor, cam patlıyor, filika su alıyor, dört işçi boğulup ölüyor. Diğerleri yaralı.
Bu olay sizce nedir?
İhmal sonucu dört işçinin daha yaşamını yitirmesi mi? Sık sık meydana gelen iş kazalarına dört kurban daha mı? Tuzla’da işçilerin kobay olarak kullanılması mı?
Evet, hepsi.
Ama hepsinden önce bu çok ciddi bir meydan okuma.
***
Tuzla’da işçi ölümleri artık dayanılmaz noktaya gelmişken… Türkiye’de herkesin gözü Tuzla’nın üstündeyken… Herhalde bir şeyler yapılır ve bu kazalar önlenir diye beklenirken…
19 işçinin kum torbaları yerine kurtarma filikasına bindirilip denize, ölüme atılması, bir kaza değil, bir ihmal değil, bir meydan okumadır. “Ben 21’inci yüzyılda, İstanbul’da, 18’inci yüzyılın vahşi kapitalizm kurallarını uygularım, kimse de gıkını çıkaramaz arkadaş” demektir.
“19 kum torbası benim için 19 işçiden daha değerlidir” demektir.
“Kimseden korkum yok” demektir.
“Gerekirse 19 kum torbasının yerine yine 19 işçiyi oturturum” demektir.
“Ben kodum mu oturturum” demektir.
Çünkü bilinmektedir ki, çivisi çıkmış bir ülkede, taşların bağlandığı bir ülkede yapanın yanına kâr kalır. Böyle bir ülkede 19 işçinin ‘kıymeti harbiyesi’ nedir ki?
19 kum torbası değil ki, değeri de olsun.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.