İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Taylan Sorgun - Damat Ferit Ağzı Ve Kapitülasyona Dönmek… Traktör Yerine Eşşeğe Binmek- Üniversiteleri Dönüştürmek- KKTC’yi Dönüştürmek…

Ağustos 12, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN

“…Türkiye dönüşüm yaşamaktadır…” Siyasi iktidar ve siyasi iktidarın “Önde gelen methiyeci” takımının söyledikleri budur. Eh, dönüşüm yaşandığı da doğrudur. Ama dönüşüm içinde 1870′li yıllara dönmek de vardır. Cumhuriyet öncesi yıllara dönmek de döne döne” vardır. Doğrudur dönüşüm yaşanmaktadır. Baksanıza köylü de, Türk çiftçisi de “dönüşmeye” “Traktörden inmiş, eşşeğe binmeye” başlamıştır. Yabancılara toprak satışlarında 1870 yılı “Maadin Nizamnamesine” dönülmüştür. Bundan âlâ dönüşüm mü olacaktır? Doğrudur, dönüşüm yaşanmaktadır, “Cumhuriyet üniversiteleri iktidarın istediği eğitime” dönüştürülmek istenilmektedir. Milli Eğitim dönüştürülmektedir. KKTC dönüştürülmektedir. Kıbrıs tam bir Yunan adasına dönüşecektir.

1- KÖYLÜ DE DÖNÜŞÜM…

Geçtiğimiz günlerde sözünü etmiştim: Siyasi iktidarın hatalı tarım siyaseti ile Türk köylüsü artık “Traktörü bahçede bırakmış, tarlasına eşşekle gitmeye başlamıştır.” Mazot harcayacağına eşşeğe binmektedir. İster misiniz Maliye Bakanı Unakıtan bir açıklama yapsın da “…Köylümüz bütçeye katkıda bulunuyor…” desin. Doğrudur, Türk tarımı dönüşmektedir. “Yabancı tarım ürünleri piyasayı istila ederek” o dönüşüme “öncülük” etmektedir. Yani hep söylediği gibi böylece Türk köylüsünü milyarlarca dolarlık kaynakları yabancı tarım ürünleri dünyasına aktarmış olmaktadır.

2- “KAPİTÜLASYON” DÖNÜŞÜ…

Osmanlı İmparatorluğu zamanında zamanın emperyalist Batı Avrupa devletleri Anadolu’yu tam bir müstemleke haline getirmişlerdi. O müstemleke hali zamanında Türk köylüsü boynu bükük kalmıştı. Tütünden, pamuğa kadar herşeye yabancılar hakimdi. ABD pamuğu ve pamuklu ürünleri Anadolu piyasasını işgal etmişti. Bunu nereden mi biliyorum, ABD’li Seyyah Brever 1870′li yıllardaki seyahat notlarında bunları yazmıştır da oradan biliyorum.

3- “BANKA” DÖNÜŞÜMÜ…

Doğrudur süratli bir “dönüşüm” yaşanmaktadır. Bakın işte “Milli bankalar”da dönüşmeye başlamıştır. “Süratle yabancılaşmaktadır.” Peki hangi zamana dönüşmektedir? Osmanlı İmparatorluğu’nun iktisaden çöküşü dönemine benzer bir “dönüşüm” yaşanmaktadır. O zamanda Kapitülasyonlar vardı ve bütün bankalar yabancılardaydı. Mesela, Osmanlı Bankası’nın adının başında “Osmanlı” vardı, ama sermayesi Fransız ve başka yabancı iştiraklerdi.

4- “MAADİN” DÖNÜŞÜMÜ…

“Kapitülasyonlar” döneminde, emperyalist Batı Avrupa devletlerinin talepleri ile 1870 yılında “Maadin Nizamnamesi” çıkarılmıştı. Bu nizamnameye göre “yabancıların toprak alımlarının önü açılmıştı”. Tabii Cumhuriyet bütün kapitülasyonları reddettiği gibi, bunu da ortadan kaldırmıştı. Ama şimdi “dönüşüm” vardır ya. İşte tıpkı Maadin Nizamnamesi’ne benzer tarihsel hatalı bir kanun AKP Grubu oyları ile TBMM’den geçirilmiştir. İşte böylece “Maadin Nizamnamesi”nde dönüşüm başlatılmıştır.

5- ESNAF “DÖNÜŞÜMÜ”…

Esnaf da dönüşmektedir. Bakınız, ocak ayından temmuz ayına kadar kepengini indiren esnaf sayısı yüzde 74.53 oranında artmıştır. Çok zaman değil daha birkaç yıl öncesine, yani AKP iktidarı öncesine kadar “esnaf ortadirekten” sayılırdı. Şimdi “Çadır çökmeye” başlamıştır. Orta direğe ne gerek vardır ki? Siyasi iktidarın esnafa bakışı da “Bırakınız çöksünler, bırakınız kepenk indirsinler”dir. E ama canım artık esnaf mı kalacak ki, “city” denilen parlak alışveriş merkezleri vardır ya. Tüketim toplumu parlatılması vardır ya.

6- “MİLLİ EĞİTİM”…

Milli Eğitim Bakanı Çelik de “Milli Eğitim”i dönüştürmeye başlamıştır, oldukça da mesafe almıştır. “Milli Eğitim” paralı hale dönüştürülürken, “kimi tarihsel eğitim kuruluşları” almış başını gitmektedir. Bundan âlâ dönüşüm mü olurmuş? “Cumhuriyet’in” milli eğitim sistemine karşı “dönüşüm” sürmektedir. E tabii “Millilik, millicilik karşıtlığı” böylesine artırılırken, tarihsel hatalar ile Milli Eğitim de bundan nasibini almaktadır.

7- “AĞZINI TOPLA”…

Geçtiğimiz akşam bir televizyon ekranında birisi “Ergenekon iddianamesinden” söz ederken, “Kemalist, ulusalcı çete” tabirini kullanmıştır. Acaba ulusalcılığın Kemalizmin ne olduğunu, tarihsel sürecini bilmekte midir? Sorsan uyduruk sözlerle yüzüne bakar. Biraz öğrense de konuşsa yerinde olacaktır. İnsanın ya öğrenmesi ya ağzını toplaması gerekmektedir.

8- “DAMAT FERİT” AĞZI…

Bakınız, 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi Teslimiyet Anlaşması sonrasında 3 Kasım 1918′de Damat Ferit Sadrazam olmuştu. Emperyalizmin işgali de başlamıştı. Mustafa Kemal Anadolu’da Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’ni başlatınca, emperyalist işgal devletlerinin İstanbul’daki Yüksek Komiserleri ile işbirlikçi Sadrazm Damat Ferit, “Anadolu’daki maceracı Kemalist Milliyetçiler” diye tepinmişlerdi. Ama sonra da “mabadlarına öyle bir tekme” yemişlerdi ki, o rezil emperyalizm nereden geldigini şaşırmıştı. İşte bunları öğrenip sonra konuşmak lazımdır ki, hadi, diyelim o zaman “bu hatalı sözler” ağızlardan belki çıkmaz. Ama ya bilinerek söyleniyor ise? O zaman da söylenilecek çok söz vardır. Bilmem anlatabildim mi? Ve bu şimdilik uyarıdır. Cevabın altında kalırsınız.

9- “MİLLİCİLİKTEN” DÖNÜŞÜM…

Şimdi “Millicik, milliyetçilik, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali Felsefesi milliyetçiliği, ulusalcılık” denildi mi kimilerinin tüyleri havaya kalkmaktadır. Peki bunlar necidir? Ulusalcı değiller ise, “Türkiye’yi Yugoslavya gibi dağıtacak” etnikçi midir? Ya da Brüksel ve Washington’un pompaladığı “Eyaletçi midirler?” İşte burada bir başka “işbirlikçilik” ortaya çıkmaktadır. Lakin kendi ham hayalleri peşindedirler. Tarihin imtihanına iyi bakmalıdırlar.

10- “PERA” DÖNÜŞÜMÜ…

Bakınız, nasıl bir “dönüşümcülük” yaşanmaktadır. Mesela İstiklal Caddesi’nin adını bazıları “Pera”ya dönüştürmek istemektedirler. İstiklal Caddesi adı, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali sonunda Cumhuriyet’in ilanı sonrasında verilmiştir. Harbiye’ye doğru giderken adı “İstiklal” olan apartmanlar vardır. Ama şimdi “emperyalizm zamanından kalma” Pera adı ortaya çıkarılmak istenilmektedir.

11- “ARAPÇI” DÖNÜŞÜM…

İş “Pera dönüşümü” ile de kalmamaktadır. Kimi yerlerde bazı dükkan tebelaları sanki “Arapça harfler taklit edilerek” ortaya çıkarılmaktadır. “Arapçılık” kültürü kimi yerlerde, kimi tarikatsal merkezlerde öne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Genç nesiller üzerinde de işte böylesine “dönüşümcülük” almış başını gitmektedir. Cumhuriyet nesilleri yerine “emperyalizmden habersiz nesiller” peşinde koşmaktadır kimileri.

12- ENDÜSTRİ VE LİMAN…

“Endüstride” de tarihsel hatalar ile “dönüşümcülük” yaşanmaktadır. Milli endüstri yerine, Cumhuriyet’in reddettiği “kapitülasyonculuk” tekrar başını kaldırmakta ve “Milli endüstri yerine” yabancılaşma ve “ithalcılık” dönüşümü yaşanmaktadır. Limanlarımızda da tarihsel hatalar ile “dönüşüm” görülmektedir. Cumhuriyet’in millileştirdiği bütün limanlar şimdi tekrar yabancılaştırılmaktadır.

Fırsat bu fırsattır… Bir taraftan “Yeni kapitülasyonlar, tarihsel hatalar”, öteki taraftan 30 Ekim 1918 Mondros Teslimiyet Anlaşması sonrasındaki, emperyalizmin “Yüksek Komiserleri” ile işbirlikçi Sadrazam Damat Ferit’in ,”…Anadolu’daki maceracı Kemalist Milliyetçiler sözlerini…” de hatırlatan ve ulusalcılığa, milliyetçiliğe, millicilige, tarihi hiç bilmeden saldırılar.

Cumhuriyet’in, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nin tarihsel neticelerini ortadan kaldırmaya dayanan kimi “dış ve iç merkezlerin” faaliyetleri. İşte size dönüşüm. Bu dönüşüm taşlarını toplayıp çıkarınız, acaba ortaya ne çıkmaktadır? Kararı siz verin.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS