İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

EROL MANİSALI - Genç Akademisyenler, Batı ve Liberaller

Ağustos 11, 2008 - CUMHURİYET, EROL MANİSALI

Birkaç genç akademisyenle sohbet ediyoruz. Batı kapitalizmi Türkiyede kazandı, onun yanında yer alalım, biz de kazançtan pay kaparız diyen kimi profesörlerden söz ediyorlar. Erol Hoca, doğru değil mi ne dersiniz? diye yarı şaka yarı ciddi soruyorlar.

- Salt iktisat mantığı açısından bakıldığındailk bakışta reel ve teknik olarak itiraz edilemeyecek bir tutummuş gibi sergileniyor. Tabii en baştan, bazı değerleriunutmak koşulu ile.

- Saldırganlığı siz de benimseyeceksiniz; uluslararası hukukun ve insani değerlerin dışına çıkmayı içinize sindireceksiniz. Turgut Özal bunu çok daha basit ve açık ifade etmişti; bir koyup üç almakdeyivermişti.

Bu düşünce sisteminin arkasında, Batılı gibi olmak için onun yanında yer almalısınızönyargısı vardır. Şöyle bir paralellik kuruyorlar; Fransa, ABD gibi olmak için onun dediklerini yapmak gerekir.

- Varsayalım ki Batı’nın yanında sömürgeciliği, saldırganlığı biz de benimsedik. Acaba kazanan Batı’nın yanında durarak onun gibi refaha ulaşacak mıyız?

Genç akademisyenlerin kafasını karıştıran ikinci cumhuriyetçi ve Batıcı liberaller acaba kimi gerçekleri neden görmek istemiyorlar?

1) Batılılar Türkiye’yi yanlarında değil buyrukları altında görmek istiyorlar.

2) Üstelik, birkaç parçaya ayrıştırılmış, bölünmüş, parçalanmış bir Türkiye için dayatıyorlar.

Bu iki nokta ABD ve AB’nin politikaları, uygulamaları ve dayatmalarıyla, yadsınamayacak bir biçimde, belgeler, kararlar ve fiili gelişmelerle ortaya çıkmış bulunuyor.

O zaman Türkiye’nin, kazanan Batı yanında yer alarak refahtan ve demokrasiden pay alması kesinlikle olası değil. Yerkürede yalnız Avrasya’nın değil ABD ve AB içindeki ciddi kaynakların bile kabul ettikleri bu gerçeği bizim kimi liberaller neden görmek istemiyorlar?

- Ortalığı dolduran açılım, demokrasi, çağdaşlık pazarlamalarının Türkiye için değil Batılılar için olduğunuve tek yanlı çalıştığını görmemelerine olanak yok.

İki olasılık kalıyor…

O zaman geriye iki şey kalıyor; birincisi, kazanan Batı ile ortaklığın sadece oligarşiye yaradığını çok iyi gördükleri halde, bile bile savunuyorlar, kendileri de onun içindeler…” İkinci olasılık ise, himaye istedikleri halde, bunu açık açık itiraf edemedikleri için takıyye yapıyorlar.

Sanki İsviçre ya da Norveç’te yaşayan akademisyenlerin Avrupa Birliğinin ortak değerlerini savunmaları gibi, meseleye yaklaşıyorlar. İsviçre ve Norveç, kendi refah düzeylerinden fedakârlık etmemek için dışarıda kalıyorlar.

Öte yandan Bulgaristan ya da Romanya’nın AB’ye veya Batı kapitalizmine dahil olmak istemelerinin bir mantığı ve akılcılığıvar. ABD, AB ya da İsrail’in onlar üzerinde özel projeleribulunmuyor. Aidiyet-kimlik olarakzaten Batı tarafından isteniyorlar, Batı ailesinin bir parçası gibi görülüyorlar.

Türkiye’nin durumu ise çok farklı. Batı’nın kendinden görmediği, gereksinimini karşılamak için kullanmak istediğibir Türkiye var. Planlarıyla, Büyük Ortadoğu Projesi’yle Türkiye, ihtiyaç duyulan hedefteki ülke konumunda bir araç, bir zemin, bir arka bahçe…”

İçimizdeki liberal kapitalist yazarlarbu gerçekleri bile bile Batının yanında yer alalımdiyorlar

- Batı, Batının yanında ve içinde değil, Batının elinde bir Türkiye istiyor.

- Üstelik 3-4 parçaya ayrıştırma amacını güdüyor.

O zaman siz ne demek istiyorsunuz? Daha açık konuşmanız gerekir. Biz Batı mandası istiyoruz; Batının Türkiye planlarını en baştan kabul ediyoruzdiyerek samimi olmak durumundasınız.

Hele Batı’nın ılımlı İslam projesini açık açık planlayarak uygulamaya başlamasından sonra, Batının yanında yer alma söylevleri”, savunanlar için daha da çelişkili hale gelmiştir.

Ayrıca Batı kapitalizminin ABD ve Avrupa’da iyiden iyiye çatırdamaya başlamasıyla bu düşünceler giderek anlamsızlaşmaktadır.

Gelelim esas meseleye; Batı kapitalizmi Türkiye ve benzeri ülkelerde hep birilerini beslemiş ve desteklemiştir. Bu çevrelerin oluşturduğu örtülü oligarşiemperyalizmin himayesi altındadır.

Türkiye’deki beslemeler de bunlardan yararlanıyor. Ancak karşılarına önemli bir rakip çıktı. Batı himayesi konusunda artık işbirlikçi siyasal İslam’la yarışmak zorundalar. Vahşi kapitalizmin ihtiyaçlarını bakalım hangisi daha iyi karşılayacak?

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS