İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

SABAHATTİN İSMAİL - Cumhurbaşkanlığı, şikayet makamı değildir… Talat kendi eserinden şikayetçiyse, gereğini yapmalıdır

Ağustos 07, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN

CTP-ÖRP hükümetinin ruhani lideri Mehmetali Talat, TAK Ajansı′ndan Nezire Gürkan′ın sorularına verdiği yanıtlarda, kendi tanımıyla “barış güçleri” diye tanımladığı “sol” güçlerin tavır ve eylemlerinden şikayetçi oldu…Onları ağır şekilde eleştirdi…
Rum pasaportu taşımayı bir övünç vesilesi sayanları, Rum devletinin ve şirketlerinin paralı ilanlarını yayınlayan gazeteleri, Güneyden yapılan alış-verişleri, KKTC ve Türkiye′yi makamında ziyaret ettikleri Hristofyas′a şikayet edenleri, bunlara destek veren ve KKTC ile ayrı Türk kimliğine karşı çıkan TDP, BKP, YKP gibi AKEL kuyrukçusu sözde “sol” tabela partilerini ve bunlar karşısında sürekli geri adım atan, kararsızlık gösteren, bir gün önce aldığı kararları bir gün sonra bozan CTP-ÖRP hükümetini suçladı…
Bunların “Dünya kabul ederken, kendi ayrı varlığımızı dahi kabul etmediklerini, Toplumda çözülme, devlete inançsızlık, güvensizlik ve kimlik bunalımı olduğunu…” belirtti…Oysa, Talat′ın bunlardan şikayete hiç hakkı yok…
Çünkü, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, CTP Genel Başkanlığı, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı sırasındaki eylem ve düşünceleriyle bu eseri kendisi yarattı…Bu nedenledir ki Yeni VOLKAN önceki günkü manşetinde “Talat, kendi yarattığı Frankeştayn′a veryansın etti” manşetini kullandı…

KENDİSİNİN ESERİ DEĞİL Mİ?
Toplumda bugün kimlik bunalımı varsa, bunun birinci  sorumlusu kendisidir…
Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı döneminden başlayarak gençlere ve yandaşlarına “TÜRK KİMLİĞİ” yerine Rumlarla dış güçlerin emellerine hızmet edecek uyduruk “KIBRISLI” kimliği yaratmak için gece gündüz çalışan, bu amaçla tarih kitaplarını dış güçlerin istediği doğrultuda değiştirerek milli kimliğimizi, milli mücadele tarihimizi dışlayan, gençlere “siz önce Türk değil KIBRISLISINIZ” safsatasını aşılayan, köklerimizin geldiği Türkiye′ye bir kez bile ANAVATAN demeyen, siyasi yaşamı boyunca uyduruk “KIBRISLILIK” propagandası yapan, bu amaçla “Kıbrıslıtürk” safsatasını üretip gazetesinde kullandırmaya devam eden, gazetesinde milli direniş örgütümüz TMT′ye en ağır ifadelerle saldırılmasına göz yuman, milli değerlerden, milli tarihten habersiz ve milli kimlikten uzak, kimlik bunalımı içinde Rum muhibbi bir kuşak yetişmesi için ne gerekirse yapan  kendisidir…
*****
Siyasi yaşamı boyunca Kıbrıs′ta ayrı-egemen bir Türk devletine “ayrı devlet emperyalizmin oyunudur” sloganıyla karşı çıkan, “egemenlik uğrunda ölünecek Leyla değildir” diyen, KKTC′nin tanınmasına karşı çıkan, çözüm olduktan sonra KKTC′nin ve bağımsız devlet ilanı kutlamalarının ortadan kalkacağını söyleyen, Rumların milli hedefi olan KKTC′nin tasfiye edilerek “tek devlet, tek halk, tek egemenlik, tek vatandaşlık, tek kimlik esasında birleşik Kıbrıs kurmanın kendi misyonu olduğunu” ilan eden, Papadopulos ve Hristofyas′la, bu hedefleri bir anlaşma zemini olarak belirleyen anlaşmalar yapan, bu safsatalara karşı çıkan devletini, egemenliği, bağımsızlığı, milli hak ve çıkarları savunan milli kimliğinin bilincindeki insanları “çözüm-barış karşıtı” olarak ilan edip Halkı zıt kutuplara bölen kendisidir
*****
Anavatan Türkiye′ye karşı direnmeyi ve KKTC′yi tasfiye edip Rumlarla birleşik bir Kıbrıs oluşturmayı amaçlayan BU MEMLEKET BİZİM PLATFORMU adlı işbirlikçi piyon platformu oluşturan ve yollara dökülüp “TÜRKİYE NE SENİ, NE PARANI, NE MEMURUNU İSTİYORUZ” diye bağıran çoğu tabela örgütü 41 kuruluşun birinci sırasına genel başkanı olduğu CTP′yi koyan, şikayetçi olduğu kimlik bunalımının ve toplumsal çözülmenin doruk noktası olan emperyalistler tarafından hazırlanan Annan Planı′nın kabulü için yıllarca uğraşan, yandaşlarını sokağa döken, Türk devletini, Türk kimliğini, Türk varlığını adadan silecek olan bu emperyalist plana EVET dedirtmek için ne gerekirse yapan kendisidir…
*****
Rum pasaportu alınmasını savunan, buna karşı çıkan Denktaş′a ve milli güçlere veryansın eden, bu pasaportun alınmasını yasal önlemlerle durdurmak isteyenleri önleyen, partisinin bütün yönetici ve üyelerinin bu pasaportu almasına onay veren, bu pasaportun alınmasına karşı çıkanları “Rum düşmanı, barış ve çözüm karşıtı” ilan eden kendisidir…
****
Şimdi, KTÖS Başkanı′nın KKTC ve Türkiye′yi Hristofyas′a şikayet etmesine tepki gösterirken, geçmişte bunlarla birlikte Denktaş′ı, KKTC′yi ve Türkiye′yi “adanın demografik yapısını bozuyor, Türkiye bizi asimile ediyor, barış ve çözüm istemiyor, Denktaş Kıbrıslı Türkleri temsil etmiyor” diye emperyalist dış güçlere şikayet eden kendisidir…
****
Şimdi ” Kıbrıs Türk Halkı kendi varlığını tescil etmezse bu halk yoktur demektir, nasıl eşitlik iddianız olacak, farklı değilseniz, Rum yönetiminin sizi de yönetebileceğini pratiğinizle kabul ederseniz, siyasi eşitlik iddianızın anlamı kalmaz” derken, Hristofyas′la “tek devlet, tek Halk, tek egemenlik, tek vatandaşlık, tek kimlik, tek uluslar arası temsiliyet temelinde birleşik Kıbrıs” kurmak için anlaşma yapan kendisidir…
*****
Şimdi Güneyden alış verişten ve bunun KKTC ekonomisine vurduğu darbeden şikayet ederken, geçmişte Güneyden alış verişi savunanların başında gelen, bu amaçla alınmak istenen önlemlere karşı çıkan da kendisidir…

ŞİKAYETE HAKKI YOK
Dolayısı ile Talat′ın bugün bulunduğu makamda şikayete hiç hakkı yoktur…Şikayet ettiği her şey kendi eseridir…
Şikayet ettiği örgütler, yıllarca işbirliği yaptığı ve kendisini o makama çıkaran örgütlerdir…
Şikayet ettiği kişiler, kendi yandaşları ve beslemeleridir…
Şikayet ettiği konular, kendisinin Denktaş ve UBP′ye karşı hararetle savunduğu konulardır…
Eğer, şimdi yanlışları görüp de hatasını anladıysa o zaman yapması gereken, şikayet ettiği tüm hususları etkisiz hale getirecek yasal ve siyasal önlemleri almaktır…
Bunların ne olduğunu ise yarınki yazımda ortaya koyacağım…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS