Rektör Atamalarında İradenin Millisi mi Sicillisi mi?-Ahmet EROĞLU
Ağustos 07, 2008 - AHMET EROĞLU
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeni rektör atamalarını yapması ile birlikte üniversiteler hareketlendi.
Hatta birçok üniversitede toplu istifalar başladı.
Sorun ne?
Cumhurbaşkanı’nın atamalarda ki yetkisini üniversitelerde yapılan seçim sonuçlarına ve demokratik kurallara göre kullanmadığı!
Peki, atama yetkisini hangi ölçütlere göre kullanmış?
Deniyor ki;
‘Türbana özgürlük’ bildirisini imzalamış mı?
İyi! Ne güzel! Rektör olabilir!
Dini cemaatlere yakın durmuş mu?
İyi! Ne güzel! Rektör olabilir!
Geçmişte AKP’den adaylığı söz konusu mu?
İyi! Ne güzel! Rektör olabilir!
Örnek mi?
Üniversiteler Arası Kurul Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın seçimde en çok oyu almış.
Ancak Cumhurbaşkanınca atanmamış!
Neden acaba?
Cumhuriyetçi, Kemalist ve üniversitelerde türbana karşı çıkmış.
Prof. Dr. Mehmet Bakır
Seçimde en çok oyu almış.
Ancak Cumhurbaşkanınca atanmamış!
Neden?
Eski Başbakanlık Müsteşarı ve Başbakan’ın danışmanı Ömer Dinçer ile ilgili intihal raporu hazırlamış.
Yani Dinçer’in akademik hırsızlık yaptığını savlamış.
Prof. Dr. Kadri Yamaç
Üniversitede ki seçimde en çok oyu almış.
Rektör atanmamış!
Prof. Dr. Merih Yurtkuran
En çok oyu almış.
Rektör atanmamış!
Prof. Dr. Naime Canoruç
Seçimde en çok oyu almış.
Cumhurbaşkanı’na gönderilen listeye bile alınmamış!
***
Kimler atanmış?
Atananlardan da birkaç örnek verelim ki bu yaman çelişkiyi görelim!
Prof. Dr. Hüseyin Akan
Rektör olarak atanmış.
‘Türbana özgürlük’ bildirisinin altında imzası varmış!
Prof. Dr. Hasan Fahrettin Keleştemur
Rektör olarak atanmış.
‘Türbana özgürlük’ bildirisinin altında imzası varmış!
Prof. Dr. Ayşe Jale Saraç
Rektör olarak atanmış.
2002 ve 2007 seçimlerinde AKP’den milletvekili adayıymış!
***
Kısaca;
Akdeniz
Cumhuriyet
Dicle
Dokuz Eylül
Gazi
İstanbul Teknik
On Dokuz Mayıs
Uludağ
Ve Yıldız Teknik üniversitelerinde seçimler yapılmış.
En çok oyu alanlar atanmamış!
Böylece bu üniversitelerde ki öğretim üyelerinin özgür iradesi Cumhurbaşkanı tarafından hiç dikkate alınmamış!
Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı!
Mantık, ahlak, yasa, anayasa böyle diyor.
Hadi biz diyelim ki;
‘Canım Cumhurbaşkanı da olsa geçmişi vardır, sicili vardır, görüşü vardır, duygusu, düşüncesi vardır, dünyaya bir bakışı vardır.’
Ama bu kadar da taraflı olunmaz ki!
Sonra;
‘Milli irade’ kavramını her fırsatta beş vakit dillendirenler kimler?
Söyler misiniz?
Cumhurbaşkanı
Başbakan
Ve bu başlara bakanlar!
Rektör atamalarında ne oldu, dillerden düşürülmeyen bu ‘milli irade’ye?
Boş versene canım!
Güldürmeyin bizi!
Ne ‘milli irade’si?
Önemli olan;
İradenin ‘millisi’ değil!
‘Sicillisi, sicillisi!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.