DENİZ SOM - Resmi belge
Ağustos 07, 2008 - CUMHURİYET, DENİZ SOM
BELGE, devletin belgesi. Devlet tarafından kayıt ve kuyut altına alınmış bir belge. Resmen ve resmi bir belge. Belgeye göre AKP Genel Başkanı ve Başbakan RTE ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral YB arasında çok çarpıcı bir görüşme yapılıyor. Karşılıklı konuşması şeklinde yazıya dökülen üç sayfalık metinde RTE ve YB birbirlerine özetle şöyle diyor:
YB- Sayın Başbakan elde ettiğimiz istihbarat TSK’ye karşı hükümetinizin bir komplo içinde olduğunu gösteriyor. Hükümetinizin dış destekli TSK’ye yönelik hamlelerine çok fazla seyirci kalamayız.
RTE- Sayın Paşam, Türkiye artık TSK’nin kontrolünde bir ülke değil, millet idaresinin hâkim olduğu bir ülke olacaktır. Rockefeller gibi dünyanın en zengin, en güçlü gruplarıyla birlikte hareket ediyoruz.
YB- Sayın Başbakan, bu üslup Türk Hükümeti’nin Başbakanı’na ait olamaz. Sayın Başbakan, siz Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı değil, Rockefeller’ın başbakanı olmuşsunuz.
RTE- Sayın Paşam, istihbaratınız yanlış. TSK’de “Savaş Lordları” var.
YB- O “Savaş Lordları”, AKP’yi iktidara taşıyanların içinde. Partinizin arkasında “Savaş Lordları” var. Bazı müttefiklerimiz sizi “Truva Atı” olarak kullanıyorlar. Siz Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Başbakanı değilsiniz, ‘Savaş Lordları’nın başbakanısınız!
RTE- Türkiye, bizim kontrolümüzde, TSK de benim kontrolümde. Sayın Paşa, Türkiye artık TSK’nin elinde değil.
YB- Sizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olamazsınız. Bu haliniz apaçık bir ihanet. İhanetiniz cezasız kalmayacaktır.
RTE- Hiçbir şeye gücünüz yetmeyecek. Türkiye başka ellere geçti ve geçiyor. Her yere hâkimiz, Size tavsiyem, siz de bize katılınız.
Bu belge geçen gün Milliyet’te yayımlandı. Başbakanlık hemen yalanladı; bu belgenin yayımını kara propaganda ve dezenformasyon faaliyeti olarak niteledi. Belge, sahte mi? Hayır. Ergenekon Terör Örgütü İddianamesi’nde yer alan kapı gibi belgelerden biri. Ki o kapı gibi belgelerle iktidar yalakası medyada insanlar mahkûm edilirken sesi çıkmayan Başbakanlığın kendisi için ses vermesi acayip bir “belgesel” ortaya çıkartıyor!
Takdiri ilahi mi devletin iflası mı?
KONYA’NIN Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde Süleymancılar tarikatına bağlı kaçak Kuran kursunun çökmesi üzerine 18 kız çocuğu öldü, öldürüldü! Öldürülen çocukların aileleri “cinayet”e “takdiri ilahi” diyerek şikâyetçi olmadı. Bu nasıl bir kafadır derken bölgeyi yakından tanıyan Arif Esen, iki anısını anlattı:
“1970’li yıllarda Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Balcılar’a gelmiş seçim propagandası yapıyordu. Erbakan, çevredeki dağlara şöyle bir baktıktan sonra ‘Aman Allah’ım, bu dağlar nasıl da Mekke dağlarına benziyor’ dedikten sonra gözyaşlarına boğulmuştu. Üç yıl önce ise CHP Taşkent, Hadim ve çevresindeki köylerde örgütlenme çalışması yapmak için kolları sıvadı. Köyler dolaşıldı ama hiçbir sonuç alınamadı. Bir partili durumu şöyle özetlemişti: Tarikatlar köyleri kontrol altına almış. Devletin neredeyse tüm kurumları tarikatları görmezden geliyor. Bu sayede dinci örgütlenme köylerdeki Anadolu halkını yaşam biçimine kadar Araplaştırarak değiştiriyor!”
AKP sonunda merkez partisi oldu;
odak partisi!
Vacip
Yüksel Eral: “Kaçak Kuran kursunda ölen kızını şehit sanan babaya, AKP’nin şehit maaşı bağlaması vaciptir!”
Yağmur Deniz
Doğalgaza zam gelecekmiş…
Doğal!
Donatı
Sabri Kızılırmak: “10 bin hektarlık orman yangınını dokuz helikopter, yedi uçakla söndürmeye çalıştık; donanım fakiriyiz. 25 bin makam otomobilimiz var; donatım zenginiyiz!”
Yaş
Sıtkı Ergüney: “Bundan böyle irticai faaliyetlere ihraç kararı çıkması yaş iştir.”
Maçına
İlhami Hakverdioğlu: “Maçlarda artık skorlar önemli değildir. Orta hakemin dediği olur!”
- Milli yangın
filosu
kurulacakmış…
“Milleti yakacaklar!”
Yüksek Yerilim Hattı


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.