İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Mustafa Balbay - İnsan Kaçakçılığı Terörü…

Ağustos 03, 2008 - CUMHURİYET, MUSTAFA BALBAY

AKP davası, orman yangınları, Konya faciası arasında sıkışıp kalan bir haberdi:

Kaçak TIR’da boğulan 13 mülteciyi araziye attılar!

Haberin öyküsü tam bir insanlık dramı… Özünde bu da terör…

Burma, Eritre ve Pakistan’dan Van sınırına gelen 138 mülteci kişi başına 4500 dolar veriyor ve Türkiye üzerinden Yunanistan’a gitmek için simsarlarla anlaşıyorlar.

2 günde Van’dan İstanbul’a geliyorlar. TIR kasası sürekli kapalı… Simsarlar mültecileri İstanbul K. Çekmece Kayabaşı köyü yakınlarındaki bir araziye bırakıp bölgeyi terk ediyor. Mültecilerin 13’ü TIR’ın içinde havasızlık nedeniyle boğuluyor.

Bu tür haberler genellikle Ege açıklarından geliyordu. Afrika’dan, Asya’dan gelen mülteciler Avrupa’ya ulaşmak için simsarlara teslim oluyor. Yarı çürük teknelerle Ege’ye… Hava iyi olursa ilk adalardan birine ulaşılıyor. Olmazsa, ölümlerden ölüm beğen…

Türkiye, ne yazık ki rota ülkelerden. Rusya’nın uzuuun coğrafyası, Asya-Avrupa kaçakçılık hattını Türkiye üzerine çekiyor. Akdeniz de Afrika ile Avrupa’nın arasına girince kara kıtanın mültecileri de umudu Türkiye üzerinden arıyor.

Türkiye gibi sorunlu bir başka ülke de Fas. Cebelitarık’ı geçip uygarlığa ulaşmak isteyenlerin yaşamı fırtınanın şiddetine bağlı. Artınca tekne bir el hareketinden daha kısa sürede ters dönüyor ve umutlar boğazın dibinde düğümleniyor.

***

Her insan kaçakçılığına ilişkin vahşet haberi bende ilk, küreselleşmeyi çağrıştırır.

Nedir küreselleşme?

Adı üstünde canım; dünya bir köy haline geliyor… Artık sermayenin, eşyanın, hizmetin serbest dolaşımı mutlak… Ee, iletişim olanakları da genişlediğine göre küreselleşme dünyayı ortak paydaların daha da arttığı, yaşanılası bir yer haline getiriyor!

Başlangıçta küreselleşme tartışmaları böyleydi…

Zamanla görüldü ki, finans ülke sınırı tanımıyor, küresel turunu istediği gibi atıyor… Ya insan?

O yasak…

Refah dengesi zengin ülkelerin lehine olağanüstü değişince, fakir ülkelerin insanları da çareyi, yurtlarını terk etmekte buluyor.

Nasıl?

Girişte aktardığımız haberde olduğu gibi!

***

Yazı aramızda; zengin ülkelerin orta halli girişimcileri bu insan kaçakçılığına çok da karşı çıkmaz. Neden mi?

Düşünün, kendi ülkenizin işçisi aylık ücretinin dolgun olmasını istiyor. Sürekli sosyal haklardan bahsediyor. Yıllık zamdan ödün vermiyor. Çalışma koşullarının sürekli daha iyi olması için bastırıyor… Diyelim ki ülkeye kaçak yollardan girmiş bir kişi, iş arıyor. Böyle bir yere kapağı attı mı, ne dolgun ücretten söz açar ne çalışma süresinden… Hatta iş olanağı sağladığı için mültecinin hayır duasını bile alır! Kendi ülkesinin işçisine de “bu kadar çok hak hukuk deme, senin yerine başkasını bulurum der…

Tarihte bilinen ilk köle ticareti Afrika’dan Portekiz’e yapıldı. 1441’de Moritanya kıyılarından yakalanan 12 kişi Lizbon’a götürüldü ve satıldı. Ticaret o kadar büyüdü ki, Avrupa’ya Amerika eklendi…

O dönemde kölelik insanların zorla alınıp götürülmesine ve satılmasına dayalı bir sistemdi…

Bugün ise insanlar, kendi iradeleriyle yasadışı yolları kullanıp ülkelerini terk ediyor ve adeta “bizi köle yapın” diye gelişmiş ülkelere yalvarıyor!

Ve buna biz, küreselleşen dünyanın gelişimi diyoruz!

ankcum@cumhuriyet.com.tr

Mustafa Balbay

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS