İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Şükran Soner - Piyasalar…

Ağustos 02, 2008 - CUMHURİYET, ŞÜKRAN SONER

AKP kapatma davasının sonuçlanması, kapatma tehdidinin ortadan kalkmasının piyasaları coşturduğu haberleri dün öne çıktı. En ilginç tartışma da, yabancı piyasa kurumları ile alıcılarının, partinin kapatılmayacağını önceden bilip olumlu satın almaları ile elde ettikleri kazançlar üzerine; yabancıların bu sayede son bir ayda yüzde 20’ler üzerinde, son 4 günde de yüzde 12’lere varan, rekor çok büyük kazançlar elde ettikleri açıklanıyor. Daha iyi istihbarat aldıkları için mi, kapatılmamayı önceden satın alabildikleri, yoksa daha uzaktan daha gerçekçi tahminler yapabildikleri tartışması sürüp gidiyor. Bizimkilerin ise ağırlıklı bir bölümü söylenene göre fazla kaygılanmışlar, yanlış yatırımlara yöneldikleri için de dönemden zararlı çıkmışlar…

Uzmanlar ister istemez piyasa ekonomisi ile reel ekonomi, kısa ve uzun vadeli yatırımlar üzerinden uzun uzun tartışmak zorunda kaldılar. Bu arada görüldü ki, AKP’nin kapatılmamasının piyasaları coşturduğu haberlerinin birkaç günlük ancak geçerliliği olabilecek. Orta vadeli gelişmelere bakıldığında durum hiç de siyasetin pazarladığı gibi değil…

Öncelikle Amerika’daki krizin dibe vurduğu, toparlanmanın başladığı yakın günler yorumları gerçekçi çıkmamış. ABD ve paralel ekonomiler, bize dayattıkları acı reçetelerin tam tersi önlemleri peş peşe alıp durmaktalar. Bize sakız gibi ezberletilen serbeste ilişkin tüm kurallarını bir yana atıp, krizden çıkış yolunda kamu desteğinde kesenin ağzını sonuna kadar açmışlar. Yine de krizin ipinin ucu ellerinde değil. Doğal olarak Türkiye’ye dönük geçmişte sorun olmadığı söylenmiş, açıklarımız bu kez çok ciddi sorun, tehdit…

AKP’nin iktidarda kalmasını siyaseten sevinçle karşılayan Batı ekonomi medyasında daha ilk gününden Erdoğan hükümetine yönelik peş peşe uyarılar var; piyasacıların gündemi, yeni söylemleri çok değişik. Kendileri durumu kimi ezberlerin bozulmuş olması olarak açıklıyorlar. Özellikle Türkiye’de gerçek ekonomik gidişin gündem dışı tutulması, dikkatlerin sadece ve sadece piyasalar üzerinden yapılmış hesaplara, gidişata oturtulmasının, şimdilerde acı bedellerinin ödenmesi günlerine gelindiğini söylüyorlar… ABDden kâğıt basılarak piyasaların ayakta tutulduğu, çarkların işletildiği günler bitti anlamına gelen saptamalar, benim değil piyasacıların söylediklerinin ortak çerçevesi…

***

Anayasa Mahkemesi yargıçlarının, görevleri gereği elbette siyasi olan ama hukuk kuralları içinde verdikleri kararlarında, piyasalardaki gelişmeleri de öngördüklerini hiç sanmam. Ama piyasalar, ekonomi boyutu ile de çok dengeli, çok siyasi bir karar vermiş oldular; AKP ve yandaş kadrolarının Ters giden işlerde bizim bir suçumuz yok. Hepsi kapatma davası yüzünden..gerekçelendirmeleri buharlaşmış oldu. Aslında işlerin kapatma davası açılmadan öncesinden çok ciddi ters gitmekte olduğu ve dünya ile Türkiye’nin izlediği uzun değilse de orta, kısa vadeli iktidar politikalarından, sonuç olarak AKP hükümetleri icraatlarının bütününden kaynaklandığı gerçeğini uzmanlar söyleseler de kimseleri inandıramıyorlardı.

Bundan sonra olup biteceklerden Erdoğan hükümetlerinin önünde sorumlu tutulabilecek odak bulunamayacak. Üstelik ikinci dönem çoğunluk iktidarı, tek başına her istediğini yapabilmiş olma gerçeğiyle bu sorumluluğu katlamış oluyor.. Sorunlar yumağı çığ gibi büyürken, önceki iktidarlara sorumluluk, günah atarak işin içinden sıyrılmanın şansı da yok…

Siyaset sahnesinde ise tablo daha bir çıplak. AKP’nin mağduru oynayarak, elinin kolunun bağlandığı şovlarıyla, vatandaşın duygularını sömürme, seçim stratejisi yürütebilme şansı artık yok. Kapatılmadan, kapatılan partilerden daha ağır bir biçimde eylemleri ile laiklik karşıtı odak oluşturduğu kararı ile yüz yüze. Mahkeme geçmiş kapatma davalarındaki kararlardan daha farklı bir boyutta, kapatmanın zorlaşmasını isteyen yasal değişiklikler, toplumsal eğilimler, uluslararası hukuka kulak vermiş. Gerekçesinin yazılmasından sonra daha net göreceğimiz üzere, en iyimser yorumla AKP’nin iktidardaki icraatlarının bütününden, laiklik karşıtı odak oluşturma suçuna ilişkin eylemler çerçevesinde verilecek cezada, kapatmayı ağır bularak, para cezası ile yetinmiş.

Söz konusu ceza marjinal bir partiye verilmiş olsa, demokrasinin bütününde hoşgörü ile bakılabilecek bir durum olarak değerlendirilebilirdi. Ancak ortada, Meclis çoğunluğu Başbakan’ın ağzından çıkacak söze bakan, kadrolaşmasını bugüne kadarki iktidarlardan çok daha fanatik gerçekleştirmiş, yasama, yürütme icraatlarını denetlemede tarafsız kurum Cumhurbaşkanlığı’nı da ele geçirmiş, yargı bağımsızlığı da dahil, demokrasiyi ayakta tutabilecek tüm bağımsız organları da sonuna kadar ele geçirmeye çalışan bir iktidar var.

Sözün özü laiklik için tehdit oluşturma riski çok daha fazla. AKP iktidarının bundan sonraki icraatları çok daha ciddi toplumsal denetim aynasının süzgecinden geçirilecektir…

soner@cumhuriyet.com.tr

Şükran Soner

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS