İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Orhan Erinç - Üç Nokta…

Ağustos 02, 2008 - CUMHURİYET, ORHAN ERİNÇ

Anayasa Mahkemesi’nin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hakkındaki kararının üç önemli noktası olduğunu düşünüyorum.

Birincisi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkayanın “AKPnin laiklik karşıtı eylem ve söylemlerin odağı olduğu” iddiasını 10 üyenin oyuyla net bir biçimde kabul etmenin de ötesinde vurgulamasıdır.

İkincisi, kimliği ve kişiliği bilinen Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın yalnız kalmasıdır.

Üçüncüsü de, AKP’nin anayasanın değiştirilmesi bile önerilemeyecek maddelerini de değiştirmeyi amaçlayan anayasa çalışmalarının hukukun çöp sepetine atılmış olmasıdır.

Peki, Anayasa Mahkemesi’nin “ağır bir ihtar” niteliğinde olduğunu vurguladığı kararının AKP’yi uyarmaya yeterli olacağını sanmak doğru mudur?

Ne yazık ve acıdır ki doğru değildir.

Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğanın “Biz sadece kapatılmama kararının çıkmasını bekliyorduk. Bu kararı hak etmedik” değerlendirmesi kanımızı güçlendiriyor. Kararın ardından Milleti kucaklamaya (ne demekse) devam edeceğiz açıklamasını yineleyerek 22 Temmuz 2007 gecesine döndüğünün ileri sürülmesi de gerçeği yansıtmaktan çok uzaktır.

Hoş 22 Temmuz’a dönülmüş olsa bile kapatma davasının açıldığı 14 Mart 2008’e kadarki süreçte yaptıklarını yapmayacağını ummak fazla safdillik olur.

Hele bazı milletvekillerinin hâlâ daha, laiklik kavramını tanımlamayı yargının elinden alarak siyasete, yani kendi çoğunluklarına verilmesini istemeleri de hız kesmemişken.

AKP’nin değişmesi ancak şöyle olabilir.

Biraz daha temkinli davranmayı ve takıyyeciliği daha uzmanca yapabilenleri öne çıkarmak, kendi görüşlerini kayıtsız ve koşulsuz desteklemeye amade her alandaki “hık” deyicilerin sayısını arttırmak.

Anayasa Mahkemesi’nin “odak” nitelemesini gizleyenlerin yanı sıra yargı kararlarını “darbe” diye nitelemeyi alışkanlık haline getirenlerin var olduğu bir ortamda demokrasiden söz etmek daha da zorlaşıyor.

***

Anayasa Mahkemesi kararını “demokrasinin zaferi” olarak değerlendirenler de Türkiye’nin bir başka gerçeğini yansıtıyorlar.

Bu kapsamdakiler, demokrasiyi körün fili gibi kendi yaklaşımları açısından tanımlamayı “demokrasi” saydıkları için Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıın, kararı açıklama öncesindeki sözlerine de kulp takmayı başardılar.

Yazıp söylediklerine bakarsanız, sütten çıkmış ak kaşık durumundaki(!) AKP’yi bu duruma düşüren ve demokrasiyi örseleyen muhalefet partileri imiş.

Tabii onlar arasında da AKP’nin işini kolaylaştıranlar olduğu için hedef tahtasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) konuluyor.

Başkan bu görüştekilere göre demiş ki “Zırt pırt Anayasa Mahkemesine başvurmayın. Aranızda halledin.”

CHP artık Anayasa Mahkemesi’ne başvurmamalı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da kapatma davası açmamalıymış.

Keşke öyle olsa.

Ama dikkat ederseniz, o cenahta AKP’nin anayasaya aykırı işler yapmaması gerektiğini söyleyenler yok denecek kadar az.

***

Anımsarsanız AKP’liler daha önce de benzer sevinç gösterileri yapmışlar, AB’ye girme başarılarını kutlamak için öğle vakti havai fişek gösterisi düzenlemişlerdi.

Sonrası malum.

Bu kez de, sevinçlerinin yapay bir gösteri olmadığını kanıtlama görevi kendilerine düşüyor.

oerinc@cumhuriyet.com.tr

Orhan Erinç

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS