[30. Sayı] Altıncı Filoyu Kovmak Farz Oldu
Ağustos 02, 2008 - BARIŞ ÖZEL, MUSTAFA KEMAL TIĞCIOĞLU, İLK KURŞUN
Havran Çed raporu nedeniyle, Efemçukuru haksız kamulaştırılmış 22 adet arazi nedeniyle Danıştay kararı bekliyor. Ovacık elden çoktan gitti ancak, rezerv kalmadığı halde üç kat sığa arttırmaya gitmeye çalışıyor. Koza şirketi Havran ve Kozak’ta açacağı madenlerin ilgili bölgeye zarar vermeyeceğini kanıtlamak için, buralardan toprakları Ovacık’a taşıyacağını ve orada liç edeceğini söylüyor. Burada büyük bir mantık hatası yapıyorlar, hani siyanür liçi zararlı değildi?
31 Mayıs günü Efemçukuru’yla başladık, altın köylerini ve altın tehditi altındaki köyleri ziyarete. Efemçukuru’nda halkı konuyla ilgili ikiye bölünmüş gördük. Kendileri kabul etmiyorlar ancak bizim gördüğümüz kahvelerini bile ayırmışlar. Burada altın karşıtları biraz karamsar ancak biz onların kazanacağını biliyoruz.
Efemçukuru’nun hemen yakınındaki Kavacık köyüne de gidip eski muhtar Salih Bey ile görüştük ancak, bu köydekiler Efemçukuru’nda olabileceklerin kendilerine etkisi olmayacağı kanısındalar. Gerçek ise siyanürlü altın madeninin 35 km yarıçapında bir alanı etkilediği. Ayrıca böyle bir etki sözkonusu olmasa, yeni muhtarı Tüprag şirketi neden ikide bir yemeğe götürsün.
İki hafta sonra Ovacık’a iki Koza Altın Madenine nazır Çamköye gittik. Burada görüştüklerimiz altıncıdan da, altın karşıtından da, basından da bıktık dediler ancak olan biten herşeyi anlattılar. Burda köylüler ünlü Bergama direnişinden teker teker caymasalar madenin kesinlikle kurulamayacağını gördük. Ancak güç, zor ve para oyunu bozuyor.
Çamköy’ün iki km yukarısı Narlıca. Burada 15 kanserli var. 8 kadın meme kanseri. Köylü köylerinde madenden önce böyle birşey görmediklerini, bir kadının bile meme kanseri olmadığını söylüyorlar. Araştırmak devletimize düşüyor ama nerde?
Kazdağlarında Beyoba köyüne gittik, köyün gündeminde altın konusu yok, pek de konuşmak istemiyorlar. Oradan Çanakkale Küçükkuyu’ya bağlı Bahçedere köyüne gittik. Bu köy tam anlamıyla eylemci bir köy. Daha girişte siyah üzerine beyaz pankartlar görüyoruz, köyün içine girince aynı pankartlardan birçok yere asıldığını görüyoruz. Evet işte böyle olmalı. Tüm halkımıza ve Muhtarımız Ahmet Ergin’e çok teşekkür ediyoruz. Bu topraklar hepimizinse şehirli köylü hep birlik olmak şart.
Barış Özel - Mustafa Kemal Tığcıoğlu
İlk Kurşun


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.