Ceyhun Balcı - SUÇ VE YAPTIRIM
Temmuz 31, 2008 - CEYHUN BALCI, İLK KURŞUN
Biribiri ile bu denli ayrılmazlık gösteren pek az iki kavram olmalı!
Suç ve yaptırım!
Biri olmadan diğerinin anlamını yitirdiği ve havada kaldığı iki olgu!
Tersinden yaklaşıldığında “yaptırım” olmadığında “suç” bir anlam taşır mı? Başka bir çok alanda bu ilişkideki çarpıklığa ilişkin çarpıcı sonuçları izlemek olanaklı. Trafik bu çarpıklığın fazlaca kendine yer bulduğu alanlardan. Yaptırımı olmadığından ya da suç oranıyla karşılaştırıldığında yok sayılabileceğinden herhangi bir trafik kuralının çiğnenmesi suç olmaktan çıkmış gibidir. En azından uygulamada.
“Suç” ve “yaptırım” arasındaki bu duyarlı ilişki her ikisine de yaşam veren önemli bir öğe!
Ne suçun, ne de yaptırımın amigoluğunu yapıyorum. Amacım bir gerçekten yola çıkarak toplumsal düzenin olmazsa olmazı kurallara vurguda bulunmak!
“Kapatma” ve “kapatmama” ikilemi ile gündeme yansıyan “siyasi dava” başdöndüren bir hızla sonuçlandı.
“Suç” belirlendi, vurgulandı! Hatta, yasal düzenleme yapılarak konunun ikide bir de yüksek mahkeme gündemine taşınmasının önüne geçilmesi dileği de paylaşıldı. “Çabukluk” ise ülkenin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve siyasal duyarlılıklarla açıklandı. Bölücülük ve teröre destek gerekçeleri ile mahkeme gündeminde olan bir başka dava sollanırken umarım bölücülük ve bağlantılı terör daha az öncelikli ve daha az duyarlı iletisi verilmemiştir.
Ekonomik, sosyal ve siyasi gerekçeli duyarlılık şu ya da bu şekilde “postmodern eğilimlerin” hukuka yansıması olarak da tartışılmaya aday bir durumdur. Bilindiği kadarı ile hukuk başka alanlardaki eğilimleri, duyarlılıkları ve dengeleri gözetmek gibi bir yükümlülük içinde değildir.
Böylesi bir yükümlülüğün hukukun her alanına yansıması durumunda yaşanacakları gözlerinizin önüne getirmenizi dilemem!
Yüksek mahkeme suçu belirlemiş! Ortaya da koymuş!
Ama, anlaşıldığı kadarı ile suçun gereği olan yaptırım konusunda uzlaşı sağlanamamış!
Denilebilir ki; suç ve yaptırım örtüşmesi konusunda sorun var!
“Suç” ve “yaptırım” ikilisi arasındaki örtüşmenin oluşturulamadığı durumlarda başka alanlardaki karmaşanın yaşanması da kaçınılmaz olabilir.
Çünkü, “yaptırım” olmayan yerde daha doğrusu “suç” ile orantılı olmayan yaptırım durumlarında suçun suç olmaktan çıkması tehlikesi önemsenmelidir.
Biraz önyargılı da bulunabilirm bu saptamamda. Ama, bugüne değin yaşananlar evrensel değerler konusundaki anlaşmazlıkların canlı kanıtı gibidir.
Şark kurnazlığının ve içten pazarlığın tarihe geçtiği bir coğrafyada “suç” ile “yaptırım” arasındaki orantısızlığın sonuçları hiç de uzak olmayan bir erimde yaşanacaktır!
Ceyhun BALCI, 30.07.2008
İlk Kurşun


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.