İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Aman Dikkatli Olun!.. - HİKMET ÇETİNKAYA

Temmuz 30, 2008 - HİKMET ÇETİNKAYA

Ergenekon iddianamesindeki garipliklerden kimilerini CHP milletvekili Atilla Kart, Milliyet’ten Melih Aşık’a anlatmış…

İddianamenin en temel ayrıntılarından birisi Danıştay saldırısı… Ergenekon örgütü Cumhuriyet’e ve Danıştay’a yapılan saldırıyı düzenlemiş… Daha açıkçası azmettirmiş…

Atilla Kart diyor ki:

Eğer gerçekten böyleyse Alparslan Arslan neden Ergenekon davasının dışında? Arslanın Ergenekon davası sanığı olması gerekmez mi?

Hukukçu değilim!..

Ben de aynı soruyu sordum daha önce…

Melih Aşık soruyor milletvekili Kart’a:

Bunun nedeni Alparslan Arslanın bu suçtan ötürü zaten mahkûm olması mıdır?”

CHP’li Kart:

Hayır olmaz. Çünkü o dava şu anda Yargıtay aşamasında olduğu için henüz hukuken sonuçlanmamıştır. Ergenekon örgütü hiyerarşisi içinde yer almaktan dolayı hakkında dava açılmalıydı!..”

İddianamedeki tuhaflıklara gelince…

CHP’li Atilla Kart, iddianamenin Tuncay Güney’in 2001 yılında dolandırıcılık suçundan göz altına alındıktan sonra polise verdiği ifadelere ve evinde ele geçirilen belgelere dayandırıldığını öne sürüyor…

Evet aynen öyle…

Tuncay Güney’in ifadeleri ve ele geçirilen belgelerin kanıt olarak iddianamede yer alması şu soruyu bir kez daha sormamızı gerektiriyor:

Tuncay Güneyin anlattıkları doğruysa, niye davanın sanıkları arasında değil? Çünkü Güneyin bırakın sanık olmayı, neden tanık olarak da adı geçmiyor?

***

Tuncay Güney’in, CHP’li Kart’ın söylediği gibi suça bulaştığı kabul ediliyor; sonuçta ise ne sanık ne de tanık olarak gösteriliyor…

Melih Aşık soruyor:

Bu iddianameden ciddi bir sonuç çıkar mı?”

CHP’li Kart:

Hayır. Sadece pek çok insan mağdur olduğuyla kalır; bir iki gerçek suçlu da bu karambolden istifadeyle paçayı sıyırır. Ama bu soruşturmanın amacı suçluları ortaya çıkarmak değil ki. Bu vesileyle toplumu baskı altına alıp sindirmektir. O amaç da büyük ölçüde gerçekleşmiştir.

Gerçekten de aylardır bir korku tünelinden geçiyor toplum…

Bırakın sıradan insanları, Atatürkçü, yurtsever, solcu, demokrat yurttaşlar, yazarlar, gazeteciler, bilim insanları, aydınlar birbirleriyle telefonda konuşurlarken çekiniyorlar…

Bu ülkede Atatürkçü, yurtsever olmak suç sanki!..

Dinci, tarikatçı, İkinci Cumhuriyetçi olmak ise demokratlık!..

Türkiye böyle bir noktaya geldi…

Kamusal alanda İslama yer açmayı görev edinen, kadınlara karşı uyguladığı sinsi ayrımcılığı demokrasi ve özgürlük gibi kavramlarla örtmeye çalışan bir düşünceyi eleştirmek sizi bir anda terör ya da çeteörgütü üyesi yapabilir…

Onun için suya tirit yazılar yazın ya da tarikat şeyhleriyle, din bezirgânlarıyla ve baronlarıyla iyi geçinin…

Türkiye’nin giderek dincileştirildiğini, laik eğitim sisteminin bir kıyıya itildiğini görmeyin!..

Örtülü alkol yasaklarına ses çıkartmayın!..

Çokuluslu altın avcılarının Kaz Dağları’ndan Kaçkarlar’a değin arama ruhsatıalmalarına göz yumun!..

Zorunlu din derslerinin seçmeli dersolmasını savunmayın!..

Alevilerin dışlanmalarını yaşasın özgürlüklerdiye savunun!..

Sıkmabaşı sorun yapmayın!..

Harem-selamlık uygulamalara İşte demokrasi budurdiye yazılar yazın!..

İşte o zaman özgürsünüz; gazetelerde köşe kapıp, televizyonlarda yorumcu başı olur, demokrasinin tadını çıkarırsınız!..

***

Geçmişi karanlıkve geçmişi aydınlık insanlar “Ergenekon Albümü”nün içindeler…

Olacak iş mi bu!

O zaman şöyle derim ben:

Gericiliğe de, darbeye de, çetelere de ve AKPye de karşı durmak suç mudur: AKP iktidarına karşı, antiemperyalist, özgürlükçü, eşitlikçi, emekçiden yana bir muhalefetin örgütlenmesi için yola çıkmak gerekmez mi?

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS