Kendilerini düşünerek susanlara… - Yiğit Bulut
Temmuz 28, 2008 - YİĞİT BULUT
Aşağıdaki hikayeyi dostum Kerem Doksat’ın gönderdiği bir yazıdan aldım. Çok güzel ve “bana dokunulmadığı” sürece “istediklerini alsınlar, sonunda kazanan biz oluruz” diyenler için mükemmel bir örnekleme…
Hemen araz edeyim “…Afrika savanlarında yaşayan kalabalık bir yaban öküzü sürüsü varmış. Tabii, etraflarında da aç arslanlar eksik olmazmış. Ancak sürü çok kalabalık olduğu için, bunlara saldıran arslanlar hırpalanır, geri çekilmek zorunda kalırlarmış. Bir gün, yaşlı topal bir arslan, sâkin bir şekilde tek başına sürüye yaklaşmış. Sürünün lideri ile konuşmak istediğini söylemiş. İri yarı genç bir öküz öne çıkmış.
Arslan: “Bakın öküz kardeş, biz sizinle bu savanda sûlh içinde yaşamak istiyoruz, ama sizin içinizde şu sarı öküz var ya, o bizim sinirlerimizi çok bozuyor. Onu görünce çılgına dönüyoruz. Size saldırmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Onu bize verin, biz bir daha size saldırmayız. Barış içinde yaşarız” der.
Öküz: “Bunu bir düşünelim” diyerek sürünün içine döner ve arslanın söylediklerini aktarır. Öküzler, bundan böyle rahat edeceklerini düşünerek, sarı öküzün arslanlara verilmesine karar verirler. Sâdece sürünün en yaşlısı olan tecrübeli bir öküz buna karşı çıkar “sarı öküzü vermek bizim sonumuz olur” der. Diğerleri dinlemezler. Sarı öküz arslanlara verilir.
Bir süre sonra, yaşlı topal arslan tekrar görünür. Aynı hikâye tekrarlanır. Bu sefer kısa kuyruklu kara öküz onların sinirini bozmakta, çılgına döndürmektedir. Onu verirlerse barış sürecektir. Kısa kuyruklu siyah öküz de verilir.
Günler böylece geçer, arslanlar acıktıkça bir bahane ile sürüden bir öküz isterler, öküzler de, barış bozulmasın diye yeni bir kurbanı arslanlara teslim ederler. Böylece, arslanlar semirir çoğalırken, öküzlerin sayısı giderek azalmaya, arslanların gücü arttıkça, öküzleri tehdit etmeye başlarlar şu öküzü vermezseniz size saldırırız, bu öküzü vermezseniz size saldırırız boyutlarına ulaşır. Öküzlerin artık güçlenen arslan sürüsüne karşı koyacak gücü kalmamıştır. Toplanıp “Biz nerede hata yaptık da bu savaşı kaybettik “ diye tartışmaya başlarlar. Sarı öküzün verilmesine karşı çıkan yaşlı öküz ” Biz bu savaşı sarı öküzü arslanlara verdiğimiz gün kaybetmiştik” diye durumu özetler…”
Sevgili dostlar, bu hikayeyi “kendinden olanı feda” edip hala alanda kalıp “mücadeleye” devam ettiğini düşünen herkese ve her kuruma hediye ediyorum…
Son söz: Oturdukları koltukları dolduramayanlar, oturdukları koltukları dolduranların “icraatları altında” tarih olurlar, tarih çöplüğü bu insanlarla dolu…


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.