İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Denktaş mı, Batı mı, Siz mi? Değişen Kim? - EROL MANİSALI

Temmuz 25, 2008 - EROL MANİSALI

Tayyip Erdoğan 20 Temmuzda Kıbrısa neyi kutlamaya gitti? Türklerin egemenliklerine kavuşmasını mı? Yoksa egemenliğin Rumlara verilişini mi?

Gerçek şu ki M. A. Talatın AKPyi de arkasına alarak 1 Temmuzda Hristofyas ile vardığı anlaşma,

- KKTCnin ortadan kaldırılışının,

- Türkiyenin garantörlük hakkının elinden alınışının,

- Kıbrıstaki Türklerin azınlık statüsüne düşürülüşünün altyapısını hazırlayan bir uzlaşmadır. AKPnin, Batı taleplerini karşılamasıdır dersek daha açık olur.

AKP iktidara gelinceye kadar TBMM ittifakla şu kararları almıştı,

- Kıbrısta çözüm ancak, iki devletli bir zeminde olur”.

- Türkiyenin fiili ve etkin garantörlüğünden vazgeçilemez.

- AKP ile birlikte Ankaranın Kıbrıs politikası aniden, 180 derece değişiverdi. AKP, İngiliz - Amerikan planını kabul etti. Bu plan, uzun vadede Türkiyenin adadan tasfiyesini öngörüyordu.

3 Kasım 2002 ertesinde Tayyip Erdoğan daha milletvekili bile seçilmeden, Denktaşa ve mevcut Kıbrıs politikasına cephe aldı. Washington, Londra, Brüksel, Atina korosuna katıldı.

- 2003’teki Davos toplantısında Cüneyt Zapsu, Kofi Annan ile ilk teması yaptı. Bu köşede, o tarihlerde Avro, Kıbrıs, Zapsu, Davos; Tehlikeli Alakalar başlıklı bir yazı yazdım. Zapsu bana dava açtı ve kaybetti.

Beş yıl önce Zapsu ve AKP ile ilgili olarak yazdığım yazıda ne kadar haklı olduğum, 1 Temmuz 2008de Talat - Hristofyas anlaşması ile ortaya çıktı.

Bismillah demeden…

Daha 2003te bismillah demeden, Batı talepleri yerine getirilmeye başlandı.

- 2004’ün başında KKTCnin ve Denktaşın altının pişirilme işlemleri hükümet tarafından uygulamaya kondu. Denktaş New Yorka gitmeden önce Çankayada hükümet ve devlet toplantı yaptı. Denktaşa, arkandayız, kırmızı çizgilerimiz bunlar, git Kofi Annanla pazarlık et dendi.

Denktaş da arkasında hükümet olduğuna inanarak gitti. Ancak bir sürprizle karşılaştı; Annan kendisine, pazarlık falan yok, Ankara hükümeti, planı çoktan kabul etti diyordu. Denktaş bu gerçekleri televizyonlara ve gazetelere yaptığı birçok açıklamada tekrarladı.

Ayrıca, Haziran 2005te, beraber yaptığımız 1.5 saatlik söyleşide bir soru sormuştum; Sayın Denktaş sizi arkadan mı vurdular?” yanıtı, “evet olmuştu. Aslında arkadan vurulan KKTC ve Türkiye idi. ABD ve AB çok memnundular.

Denktaş televizyonlarda, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkökü de New Yorktan aradığını söylüyordu. Ancak ondan da destek gelmemişti. O da koroya katılmış, meğerse.

- ABD, AB ve AKPnin desteği ile Nisan 2004te yes be annemciler kazandı. Kimse onlara, Babanı da al git demedi…

- M. A. Talatın takımı, “ABD - İngiliz Planı ve AKPnin desteği ile KKTCye yerleşiyordu.

BOP’un yeni ayağı, Kıbrıs

Kıbrıs adası, BOPun Doğu Akdenizdeki dev uçak gemisi gibi. Türkiye adadan gönderilirken KKTCde onun yerini ABD, kimi AB ülkeleri ve İsrail alıyor, plan bu.

Bir aç ay önce bu sütunda KKTCde Amerikan ve İsrail üsleri mi başlıklı bir yazı yazdım. Evet, bunlar şu anda inşa ediliyorlar. İhaleleri çoktan bitmiş bile.

1 Temmuz 2008de Talat - Hristofyas, Türkiyenin adadan tasfiyesini öngören planda anlaşıyorlar.

Peki, 20 Temmuz 2008de Tayyip Erdoğan Kıbrısa neyi kutlamaya gitti? ABD, AB ve Yunanistanın taleplerinin yerine getirildiğini dünyaya duyurmak için mi?

Bu arada Talatı onurlandırırken Denktaşla görüşmemesi çok tutarlı bir davranıştır. AKPnin iktidara gelişinden itibaren izlediği Kıbrıs politikasının doğal bir sonucudur.

Hey gidi Abdullah Gül hey!.. 20 Temmuz 1996da Başbakan Erbakanı KKTCye getirip Denktaşla buluşturmak için nasıl da gayret sarfetmiştiniz?

Acaba o günlerde aklınızdan başka bir İslamcı başbakanın, Tayyip Erdoğanın, yine bir 20 Temmuz günü, Kıbrısın kuzeyine gidip Denktaşı görmemezlikten geleceği aklınızdan geçer miydi?

Değişen kim? Denktaş mı, Batı mı, yoksa siz mi?

www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS