İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Bir Uyarı Mektubu - ALİ SİRMEN

Temmuz 25, 2008 - ALİ SİRMEN

Dün elektronik postayla bir ileti aldım. Emekli Büyükelçi Candan Azerden gelen mektubu olduğu gibi yayımlıyorum. Umarım Ermenistan ile ilişkiler konusunda uzman diplomatımızın uyarılarını yetkililer de dikkatle okuyup gerekeni yaparlar. Şimdi söz Sayın Azerde:

Sayın Sirmen,

Ben emekli bir büyükelçiyim. Son görev yerim Varşova idi.

Baba evinden beri Cumhuriyet okuduğum için sizin yazılarınızı da her sabah zevkle okumaktayım. Yazılarınız benim için oldukça öğretici oluyor ve ifade ettiğiniz görüşlerle, fikirlerinizle hemen hemen hep mutabıkım. Tek anlaşamadğımız konu Galatasaraylılığınız. Ve kendime bir de Fenerbahçeli olsaydı diyorum. İşin espri yanı bir tarafa, Ermenistanla ilişkilerimiz üzerinde durmak istiyorum.

Büyükelçi olmadan genel müdür yardımcılığım döneminde elçi olarak Güney Kafkasya ülkeleriyle ilişkilerden sorumluydum ve Dışişleri Bakanlığımızda bu birimin kurucusu olmanın onurunu taşıyorum. Bu görevim nedeniyle Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistanla ilişkilerimizden sorumluydum. (Bizde hep sorumlu olunur; ancak, o dönemde oldukça da yetkiliydim.)

Ermenistan yetkilileriyle (Gerard veya Jirayr Libaridian ve David Shahnazaian başta olmak üzere) hem ikili ilişkiler hem de Dağlık Karabağ bağlamında uzun görüşmelerim oldu. 

***

İkili ilişkiler çerçevesinde, Ermenistan tarafının başlangıçta öncelik ve önem verdiği konu ekonomik/ticari ilişkiler olmuştur. 1991 yılının sonbaharında Ermenistanla istikşafi görüşmeler yapması için Büyükelçi İsmet Birsel başkanlığında Erivana gönderdiğimiz heyetle yaptıkları görüşmelerden başlayarak Ermeniler hep ticari ilişkiler üzerinde durdular. Bundaki amaçları, ticari ilişki kurup, Türkiyeden sağlayacakları olanaklarla yaşamlarını iyileştirmek ve dünyanın gözüne biraz daha girdikten sonra sözde soykırım safsatası söylemlerini daha da güçlendirmiş olarak sürdürmek ve sonunda Türkiyeden tazminat koparmaktı. Toprak konusunu da canlı tutmak ve buna bir altyapı hazırlamaktı.

Biz o zaman bu oyunu gördük ve her şeyden önce siyasal ilişkilerin kurulması gerektiğini izah ettik. Sonunda Ermenileri kendi yaklaşımımıza çektik.

Diplomatik ilişkiler kurulması görüşmelerini ben yürüttüm. Protokol metni üzerinde yüzde 95 mutabakat sağlandı. (Bu görüşmeler hakkında ayrıntılı bilgiyi yakında tamamlamayı umduğum kitaba yazdım.) Anlaşamadığımız konu Kars Antlaşmasının teyidi konusu idi. Bu atfı (göndermeyi), Canım BM Anlaşmasına, AGİT belgelerine atıf yapıyoruz, toprak bütünlüğüne saygıdan söz ediyoruz diyerek kabul etmediler. Bunun üzerine O zaman, iki ülke arasında daha önce imzalanmış olan antlaşmaları teyit edelimdedim. Buna yanaştılar; ancak, Erivandan yetki almamız gerekiyor dediler. Ve bu görüşmeden kısa bir süre sonra Ermenistan, Azerbaycanın Kelbeçer bölgesini de işgal edince, görüşmeler kesildi ve ondan sonra da öze inen bir görüşme yapılamadı. (Hrant Dink adıyla yayımlanan kitapta, Kars Antlaşmasının Ermenistanı küçük düşürdüğünden söz edilmektedir. Bu da yanlıştır. Zira, bildiğiniz üzere, Ermenistanı küçük düşüren belge, hiçbir zaman yürürlük kazanmayan Gümrü Antlaşmasıdır.)

***

Bugünlerde basına yansıyan haberlerden görüşmeler yapıldığı veya yapılacağı anlaşılıyor. Her şeyden önce müzakere yeri olarak İsviçrenin seçilmiş olması (Cumhuriyet 23 Temmuz, sayfa 10) vahim bir hata. İsviçre Soykırım yoktur diyeni hapseden bir ülke. Biz, nasıl olur da bu ülke topraklarını Ermenistanla görüşme yapılacak yer olarak kabul edebiliriz? Bunu anlayamıyorum. (Bugünlerde anlayamadığım konular, anlayabildiklerimden fazla. O da bir bahs-i diğer.) İkili ilişkilerle ilgili önceki görüşmeler, Erivandaki bir istisna hariç, hep Ankarada yapılmıştır. Dağlık Karabağ bağlamında diğer ülkelerde yapılan toplantılarda Ermeni heyetiyle aralarda ikili ilişkileri de ele aldığımız olmuştur, ama özlü görüşmeler yukarıda da değindiğim gibi Ankarada yapılmıştır.

Bugün gelinen noktada, Ermenistanla diplomatik ilişki kurmanın bir önkoşulu da Azerbaycan topraklarından kademeli olarak çekilme yükümlülüğü alınmalıdır. Aksi halde Azerbaycandaki konumumuz sarsılır ve bunun da bize siyasal ve ekonomik bir bedeli olabilir.

Esenlikler dileklerimle,

Candan Azer

Emekli Büyükelçi

asirmen@cumhuriyet.com.tr

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS