İsteyene kafadan Ergenekon iddianamesi yazılır! - Ruhat Mengi
Temmuz 24, 2008 - Genel
Açıklamalı, detaylı Ergenekon iddianamesi mi istiyorsunuz, beklemenize gerek yok. Bazı gazetelerin köşelerini okumanız yeterli, onlar her şeyi savcılardan, hakimlerden ve de bilumum hukuk uzmanlarından iyi biliyorlar…
Gerçekten, iyi ki bu çok zeki yazarlar var da kimsenin bir şey anlamadığı durumları yazıp açıklıyorlar, yoksa emin olun Ergenekon veya başka bir “içinden çıkılamaz konu”yu öğrenemezdik.
Bunlar yazmakla kalmıyor, isimler vererek bu isimleri suçlu ilan ediyor, bu da yetmiyor askerî konularda uzmanlaşmış Mehmet Ali Kışlalı gibi bir yazarı “orduya en yakın gazeteci” ilan ediyor, Cumhuriyet Mitingleri’ne katılanları veya laik rejime saygılı tüm kesimleri ısrarla, tekrar tekrar vurgulayarak “AKP’nin kapatılmasını isteyen” ve tabii aynı zamanda “Ergenekoncu dostu” yapıyor…
Kısacası daha iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği bile açıklanmadan “bilmedikleri iddianameyi” peşin peşin kabul ettikleri gibi insanlar hakkında kafadan iddianame yazıyor ve hatta ek iddianameler üretiyorlar.
Kendileri bunları yazınca birilerinin de “Abicim, ablacım bu durumda Mehmet Ali Kışlalı orducu ise sizin de kimsenin bilmediği, ancak (varsa eğer) çetenin içinden olanların bileceği bilgileri yazmakla Ergenekoncu ilan edilmeniz neden mümkün olmasın” diye sorma hakkı doğacağını da düşünmüyorlar tabii…
TARAFSIZ KALAMAZSIN
Bu belli gazetelerin belli yazarlarına göre kendileri gibi “AKP’nin ciddi hatalarını bile gözü kapalı desteklemeyenler” partinin kapatılmasını istiyor. Ve hepsi aynı zamanda kafadan Ergenekoncu… Toplumun nasıl yanlış bilgilendirildiğini, bilgi kirliliği içinde yine “sapla saman”ın nasıl birbirine karıştırıldığını görebiliyor musunuz?
Ne menem bir kafa yapısıdır ki bu, mesela sonradan serbest bırakılan Sinan Aygün gözaltına alınır alınmaz “Ama onunla ilgili karineler mevcut, konuştuğu toplantılarda 10. Yıl Marşı çalınıyordu, bu demokrasilerde (hem de yalnız bir demokrasiden söz etmiyor. R.M.) hoş karşılanmaz” diyebilir? Diyorsa Aygün serbest bırakıldıktan sonra hâlâ yaptığının anlamsızlığını, yanlışlığını görmeden başka isimleri diline dolayıp onlara suçu yapıştırır?
Eğer gerçekten suça karışmışlarsa (bile) birkaç emekli asker tutuklandığı için bu olayı bütün bir orduya mal eder? (Birkaç gazeteci bir olaya karışsa bütün medya mı suçlanacak?)
“YENİ YAPI” DEDİKLERİ…
Aynı yazarlar “görevi yasamayı da gerektiğinde denetlemek” olan Anayasa Mahkemesi’nin yasamanın yetkisine müdahale ettiğini iddia ederek “yargının yeni bir yapıya kavuşması gerektiğini”, aksi halde sorun üretmeye devam edeceğini bildiriyorlar.
Burada akla AKP’li Kınıkoğlu’nun sözleri geliyor hemen, ne demişti:
“Her değişimin kaybedeni de vardır, burada kaybeden hakimler, rektörler ve asker!”
Diyorum ya ah bir de onlar olmasa… Ya da hepsini “yeni bir yapıya” kavuştursalar (bu da mesela ‘Anayasa Mahkemesi üyelerinin hepsini biz seçelim’ demek oluyor), ne güzel değişirdi Türkiye…
Bu beyler, hanımlar kendi “grupları” dışındaki gazetecilerin “Ergenekon’a değinmediğini” de ısrarla tekrarlayıp durdukları için değiniyorum.
Yoksa “her ne hikmetse onlardan başka” kimsenin bir şey bildiği yok henüz!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.