İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Dağlarca’ya Selam!.. - İLHAN SELÇUK

Temmuz 24, 2008 - İLHAN SELÇUK

Fazıl Hüsnü Dağlarca Acıbadem Hastanesinde yatıyor; işittiğime göre Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk her sabah şaire uğruyormuş

Kutlarım Öztürkü…

Çünkü Fazıl Hüsnü paha biçilmez değerlerimizin şairi…

Ve Dağlarca elini attığı her şeyi şiirleştiren olağanüstü bir şair…

Türkçemizin bayrağı

*

Türkiye çok sıkıntılı, gerilimli, tehlikeli günler yaşıyor; 1919daki olumsuz miras sanki bugüne yansıtılmış

Kimi zaman umutsuzlanıyoruz…

Kendi kendimize soruyoruz:

- Atatürk Türkiyesi elden gidiyor, ne yapmalı?..

Dağlarcanın hastanede yattığını duyunca kitaplarına başvurdum, içimdeki umutsuzluğu şiirin güzelliği silebilir miydi?..

Çocuk ve Allahı elime aldım önce…

Bir şiir okudum..

Bir daha..

Bir daha..

Okudukça büyüleniyordum…

Sayfa 26..

Şiirle alışverişi olanların ezbere bildiği Çocuklar Korkunç Allahımı gelin bir kez daha birlikte okuyalım:

Çocuklar korkunç, Allahım,

Elleri, yüzleri, saçları.

Uyurlar bütün gece

Yok sana ihtiyaçları

Çocuklar korkunç, Allahım,

Bebek yaparlar haçları

Aşina değiller hatıramıza

Severken aynı ağaçları.

*

Gece bastırmıştı..

Ben Dağlarcayı okumayı sürdürüyordum…

Çocuklardan büyüklere, büyüklerden Türkiyeye, Türkiyeden Atatürke, Atatürkten Ulusal Kurtuluş Savaşına ve Cumhuriyet devrimine, dünyaya, evrene, hayata, tarihe, ölüme, geçmişe, geleceğe ne varsa tümünü şiirleştirmişti Dağlarca…

Eliyle tuttuğu her şey şiirleşiyordu…

Sen Benim Türkiyemsin adlı şiirden altı dize:

Sen benim okuma yazma bilmeyen

çocuğumsun

Eliften Aya geçmiş

Ve sevinmiş Mustafa Kemal, Mustafa Kemal.

Sen benim yaşayan uğultum

Çiçeğe durunca

Dağ taş.”

*

Dağlarcayı okudukça düşündüm ki Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet devrimi bu kadar büyük bir şair yetiştirdiğine göre hem amacına ulaşmıştır, hem de kimseye teslim olmaz ve yıkılmaz birikimle donanmıştır…

Ne var ki bu yazıyı okuyanlar ulusalcılık yaptığımı düşünebilirler…

Evet, ulusalcılık…

Ama, nasıl?..

*

Bu soruyu Fazıl Hüsnü Dağlarca yanıtlıyor…

Diyor ki:

“- … İlerde yeryüzünden diller kalkınca, yeryüzü bir dilde birleşince, büyük bir uluslar kültür müzesikurulacak. (…) Bu müze bir dünya folkloru sergisi gibi olacak. O zaman isterdim ki, belki çocukça bir dilek, bu müzeye Türkiyeden benim kitaplarım da girsin…”

Evet, ulusalcılık…

Ama, evrenselliğin ufuklarını tarayan, değişimin özünü kucaklayan ulusalcılık…

Fazıl Hüsnü yüreğime su serpti, artık geleceğe daha iyimserlik ve güvenle bakıyorum…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS