İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

SABAHATTİN İSMAİL - BEKLE VE GÖR POLİTİKASİ İFLAS ETMİŞTİR, AİHM NEZDİNDE KARŞI DAVALAR AÇILMALIDIR

Temmuz 18, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN

Dün geniş olarak üzerinde durduğum AİHM davaları konusuna bugün de devam etmek ve yanlış, edilgen, pısırık, korkak politikalardan vazgeçilmesi yönündeki çağrılarımı sürdürmek istiyorum…

TÜRKİYE VE KKTC KORKAK, EDİLGEN VE PISIRIK
Rum yönetimi “en iyi savunma saldırıdır” stratejisi uyguluyor…Durmanın, beklemenin, sinmenin, “bekle de gör” siyaseti uygulamanın kendilerini suçlu duruma düşüreceğini biliyor…
Türkiye ve KKTC′nin, korkak, pısırık, edilgen bir siyaset izlediğini çok iyi anladılar…
Peki ya esas haklı, masum ve suçsuz taraf olan ve Rum saldırıları karşısında ağır bedeller ödeyen Türkiye ve KKTC niye suskun?
Niye “bekle ve gör” siyaseti uyguluyor?…
Niye savunmaya çekilip, sadece Rum tarafının ardı ardına gelen saldırılarını göğüslemeye çalışıyor?
Niye, AİHM kararlarını uygulayarak o kararlarda yer alan “Türkiye işgalcidir, KKTC gayrı meşrudur, Türkiye′nin bir alt yönetimidir, Kuzeyde olan biten her şeyden Türkiye sorumludur” şeklindeki haksız, yanlış ve hukuk dışı  siyasi yorumları kabul ediyor?
Türkiye ve KKTC bu korkak, edilgen ve pısırık politikası ile hem Dünya çapında sürdürülen propaganda savaşında cüce Rum devleti karşısında yeniliyor, hem BM, AB, AP gibi platformlarda üçbuçuk Rum′un aleyhimize çıkardığı kararları önleyemiyor, hem de AİHM gibi uluslararası mahkemelerde aleyhine yeni davalar açılmasına neden oluyor…
Rumlar Türkiye aleyhine AİHM′de 4000 civarında mülk davası açtı…Türkiye′nin mülklerini işgal ettiğini, kendilerini zorla evlerinden attığını, mallarını mülklerini yağmaladığını, 34 yıldır bu mülkleri kullandığını iddia ediyorlar….Bunun için de Türkiye′den 34 yıllık kullanım kaybı tazminatı, çektikleri acılar karşılığında manevi tazminat ve mülklerinin iadesini talep ediyorlar…
AİHM de onları haklı bularak Türkiye′yi ağır tazminatlar ödemeye mahkum ediyor…
Peki Rum-Yunan güçleri tarafından 1964′de işgal edilen 103 Türk köyü için, yağmalanan, yakılıp yıkılan mülkler için, katledilen insanlarımız için aynı şekilde Rum devleti ve Yunanistan aleyhine tazminat davaları niye açılmıyor?
Daha önce başka yazılarımda da anımsattığım gibi, hele elimizde 1964′de BM tarafından hazırlatılan ORTEGA RAPORU gibi inkar edilmez bir belge ve dönemin BM Genel Sekreteri Raporları dururken….
Bilindiği gibi bu rapor, tek tek hangi Türk köyünün tahrip edildiğini, kaç evin yakılıp yıkıldığını, kaç insanın göçe zorlandığını, kaç hayvanın telef edilip çalındığını, ne kadar zarar ziyan verildiğini en ince detayına ve fotoğraflarına kadar, Rum-Yunan saldırılarını belgeliyor…
Buna karşın bu gibi belgeleri kullanarak, bırakın karşı davalar açıp durumu dengelemeyi, Rumlara ” savaş tazminatı” anlamına gelen çok ağır tazminatlar ödeniyor, mülk iadesi yapılıyor, bu amaçla YOKOLUŞ YASASI dediğimiz yasa yapılıyor…Türk mülkleri Güneyde işgal altında iken, ateş-kes koşullarında Rumlara toprak iadesi yapılıyor, tazminat ödeniyor…
Bundan cesaret alan binlerce Rum ise yeni davalar için sıraya giriyor…

KAYIP RUM DAVALARI  SIRADA
Bilindiği gibi, AİHM kısa süre önce emsal teşkil edecek bir kararla, 18 Rum kayıp ailesinin Türkiye aleyhine açtığı davada, Türkiye′yi suçlu bulmuştur… Bundan sonra bu kararı emsal alacak olan yüzlerce Rum kayıp ailesi dava açma sırasına girecektir…
Oysa 600′den fazla Türk kayıp var….Taşkent′te evlerinden alınıp götürülen ve 34 yıldır haber alınamayan yüzden fazla insanımız var…Türkeli, Alaminyo, Atlılar, Muratağa ve Sandallar′da Rum ordusunun yaptığı toplu katliamlar var….Bunların canlı tanıkları, BM belgeleri, yabancı basının tanıklığı var…
Yine soruyorum:
Türkiye ve KKTC, bunlara dayanarak  Rum-Yunan ikilisi aleyhine yüzlerce tazminat davasını niye açmıyor? Onların mağdur ve masum, bizim ise barbar olarak gösterilmemize niye seyirci kalıyoruz?
Geçtiğimiz hafta kurulan “Atlılar, Muratağa, Sandallar Şehitlerini Anma Derneği” tüm şehitler adına böyle bir dava açması için desteklenemez mi?
Veya tek tek şehit yakınları, devlet desteği ile bu türden davalar açamaz mı?
Savaşta ölen ve “kayıp” diye yutturulan Rumlarla, sınır delmeye çalışan saldırgan iki Rum′un hayatı, katledilip toplu katliam çukurlarına gömülen, yollardan alınıp götürülen yüzlerce sivil, masum Türk′ün hayatından çok daha mı değerli?
Sınırlarımızı delmeye çalışan 2 Rum için tazminat kararı veren AİHM, yüzlerce sivil masum Türk′ün katledilmesini haklı mı görecek?
Bu pısırıklık, bu korkaklık, bu edilgenlik niye?

RUM KİLİSESİNİN DAVALARI GELİYOR
Ve şimdi de Rum Ortodoks Kilisesi, Kuzeydeki kiliselerin tahrip edildiği, camiye çevrildiği, ibadetlerine izin verilmediği gerekçesiyle, Ocak ayı içinde Türkiye aleyhine AİHM′de dava açacağını açıkladı…
Peki ya Güneyde tahrip edilen yüzlerce Türk camisi, şehitliği, mezarlığı, kutsal yerleri için biz Rum devleti aleyhine niye dava açmıyoruz?…Bunların hepsinin, eski ve şimdiki durumları fotoğraflarla belgelenmiş ve gazetemizde de günlerce yayınlanmıştır…Evkaf İdaresi, Din İşleri Dairesi bu belgelere dayanarak AİHM′de Rum devleti aleyhine niye dava açmıyor?
Rum Kilisesini durduracak veya durumu dengeleyecek tek eylem AİHM′de karşı davalar açmak iken, niye Rum saldırganlığına ve küstahlığına karşı sessiz kalınıyor?
Aynı şekilde Evkaf İdaresi,Güneyde gasbedilen Vakıf mülkleri için de niye davalar açmıyor?
Bu pasifliğin nedeni hala ” bekle gör politikası” mı, korku mu, tembellik mi, umursamazlık mı, beceriksizlik mi, nedir?

SAVAŞ TAZMİNATI DA TALEP EDİLMELİ
Aynı şekilde, Türkiye, Yunanistan′ın yaptırdığı darbe sonrası anlaşmaların kendisine yüklediği sorumluluk ve görev gereği adaya müdahale etmek, anlaşmaların yasakladığı ENOSİS′i önleyip adanın bağımsızlığını, Türk Halkının can güvenliğini korumak, barışı ve huzuru sağlamak zorunda kalmıştır…
Makarios′un 19 Temmuz 1974′de BM Güvenlik Konseyi Konuşması, darbenin tüm sorumluluğunu Yunanistan üzerine yıkmıştır…
BM Belgeleri Yunanistan′ın 1964′de adaya gizlice 20 bin asker çıkarıp ülkenin %97′sini işgal ettiğini ve Türk Halkını adanın %3′ünde kuşatma altına aldığını kanıtlamaktadır…
Türkiye, bu nedenlerle barışın, huzurun ve istikrarın korunması için de 34 yıldır burada ordusunu tutmak durumunda kalmıştır…Bunun için evlatlarını kaybetmiştir, milyarlarca dolarlık harcama yapmak zorunda kalmıştır…Peki bu durumun sorumluları olan 1964 Rum-Yunan işgali nedeniyle Rum devleti aleyhine ve 1974 Yunan darbesi nedeniyle  Yunanistan aleyhine niye tazminat talebinde bulunmuyor? ABD Irak′taki zarar ziyanı tek kuruşuna kadar Irak′tan alırken, Türkiye bu konuda niye çekingen davranıyor?
Bir ulus, bu denli haklı olduğu davalarda, bu denli haksız ve suçlu duruma düşürülebilirdi…Bunun nedeni de hiç şüphesiz gelmiş geçmiş Türkiye ve KKTC yöneticilerinin izlediği “bekle ve gör” politikası ve pasifizmdir…
Bu politikanın hiçbir işe yaramadığının anlaşılması için Türkiye′nin daha kaç kez mahkum edilmesi gerekecektir?

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS