HİKMET BİLA - İki Emanet
Temmuz 18, 2008 - CUMHURİYET, HİKMET BİLA
Türkçe’nin ‘ses bayrağı’ büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın son durumunu, değerli şair Egemen Berköz’ün dünkü yazısından öğrendim. Tedavi gördüğü hastanede, yanında neredeyse iki saat kalmış. İleri yaşına ve rahatsızlığına rağmen hâlâ gazete yazılarını okutmuş, dinlemiş. Berköz son sahneyi ne güzel anlatıyor:
“Benim sözcüklerle, onunsa bakışları ve vücut diliyle yürüttüğümüz kısa esenleşmeden sonra yanından ayrılırken el sallayarak uğurladı.”
Yine Berköz’den öğreniyoruz ki, yakın dostu Ruşen Eşref Yılmaz da Dağlarca’yı hiç yalnız bırakmıyormuş. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de… Acıbadem Hastanesi yetkilileri de büyük ustanın tedavisi ve bakımı ile sürekli ilgileniyorlarmış. Titiz doktorlar, hemşireler sürekli başucundaymışlar.
‘Ne var bunda?’ denebilir.
Çok şey var.
O kadar değerli insanın, topluma emekler, eserler vermiş insanın yaşlandıkları, hastalandıkları zaman öylesine sahipsiz bırakıldığını gördük ki, Dağlarca’nın yanında bir ilgi ve sevgi halkasının oluştuğunu görmek, mutlu ediyor insanı. Bazen bir dost, bir hastane, bir yetkili, bir dernek, bir sivil toplum kuruluşu, tüm sevenleri adına böyle bir insanı bağrına basabiliyor.
Teşekkür onlara.
Fazıl Hüsnü Dağlarca bizlere yüz yılın emaneti.
***
Atatürk’ün yetiştirdiği, Cumhuriyet’in ilk kadın öğretmenlerinden Refet Angın, evinde yaşamını sürdüremeyecek durumdaydı. Hastane bakımına ihtiyacı vardı. Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet, hocaların hocasını haber yaptı: ‘Refet Angın kendi isteğiyle taburcu olduğu hastaneye geri dönmek istiyor.’
Türk Böbrek Vakfı Özel Hizmet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Osman Akalın hemen devreye girdi ve Angın’ı evinden ambulansla aldırarak hastaneye kaldırdı. Angın, muhabir arkadaşımıza hastanede kendisine çok iyi bakıldığını söylemiş. Dr. Akalın, Angın’ın tedavisinin uzun zamandır hastanelerinde yapıldığını hatırlatmış, “Angın Hocamız Atatürk’ün bize maddi ve manevi mirasıdır. Hastane olarak o mirasa hep sahip çıkacağız” demiş. İstediği zaman onu evine çıkarabileceklerini, istediği zaman da ambulansla hastaneye getirebileceklerini de belirtmiş. Vakıf Başkanı Timur Erk de Refet Angın için ‘sahip çıkalım’ talimatı vermiş.
Teşekkür onlara.
Refet Angın da bizlere yüz yılın emaneti.
***
Bu kişiler ve kurumlar, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Refet Angın’a sahip çıkarak örnek oldular. Onların yardımlarıyla bu iki büyük insan bugün hayattalar. Sevgiyle bakılıyorlar. İlgiyle tedavi ediliyorlar. Konuşuyorlar, gazete okuyorlar ve el sallıyorlar. Ve eminim, huzur duyuyorlar, mutlu oluyorlar.
Ne güzel.
Çok güzel…


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.