İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Taylan Sorgun - İddianame Açıklandı mı, Açıklanmadı mı?- Bilinmeyen Ne Kalmıştır?- “Senaristler”- İktidarın Mağduriyet Siyaseti Gündem Kilitlenmesi…

Temmuz 17, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN

Hazırlık soruşturmaları gizlidir. Peki, şimdi bu iddianamenin gizliliği kalmış mıdır? A’sından Z’sine, iddianame özellikle siyasi iktidara yakın medyada boydan boya yer almıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin iddianameyi açık havada üst üste yığılan kameralar önünde açıklamıştır. Verilen haberlere göre iddianame 600 yıllık bir örgütten söz etmekte, sanıkların o örgütü örnek aldıklarını belirtmektedir. Bu arada “Darbe günlüklerinin iddanamede yer almadığı da” yine verilen haberler arasındadır. İddiname açıklanırken ATO Başkanı Sinan Aygün de avukatlarının bir üst mahkemeye itirazı üzerine tahliye edilmiştir.

1- İNFAZ VE KİRLİLİK…

“Ergenekon tutuklamalarının” ardından bir taraftan kimi medya sanki yargı karar vermiştir de, yüksek yargı da bu kararı onaylamıştır gibi “Yargısız infaza” soyunmuştur. Ekranlarda bol miktarda “darbe tartışmaları” almış başını gitmiştir. Tabii bu arada “bilgi kirliliği” de üst seviyeye çıkmıştır. Aslında, “Bilgi kirliliği” demek yanlıştır. “Bilgi kirletmeciliği şampiyonluğu yapılmıştır” demek daha doğru olacaktır.

2- KOMUTANLAR ÜZERİNE…

Soruşturmalar sırasında “Bilgi kirliliği yaratmak şampiyonları” daha çok emekli iki Orgeneral üzerine yoğunlaşmışlardır. Ve ekranlarda dolaylı olarak Türk Ordusu’nun konumu üzerine tartışmalar yapılmıştır. Çünkü kimilerinin maksad-ı mahsusaları “Türk Ordusu’nun” konumunu gündeme taşımak ve Türk Ordusu’nu “pasifize etmek” olarak ortaya çıkmıştır. Ama tabii TSK “Kuruluş felsefesinden aldığı özelliği” onların gayretlerine rağmen de değiştirecek değildir. Türk Ordusu’nun “Kurucu güç” başında gelmesi özelliği tarihi sürecin de kendisine verdiği görevdir.

3- AYGÜN İDDİASI…

ATO Başkanı Sinan Aygün’ün tutuklanması sırasında verilen haberlere göre, Aygün “…İktisadiyatın perişanlığından…” söz etmekle “kaos yaratmak” istemiştir. E ama canım iktisadiyatın perişanlığından muhalefet partileri ile iktidar yanlısı olmayan yazarlar ve medya da haberler ve şikayetler ortaya koymuyorlar mı? Tabii iddianamenin Aygün ile ilgili olarak ortaya koyduklarına son kararı yargı verecektir. Aygün tutuksuz olarak yargılanacaktır. 4- DARBE GÜNLÜKLERİ…

Darbe günlüklerinin şimdiki iddianamede yer almaması kimilerini herhalde çok üzmüştür. Çünkü o “Darbe günlüklerinden” dizi dizi senaryolar üretilmişti. En iyi senaristlerin bile beceremeyeceği senaryolarla “darbe çeşitlemeleri” ortaya çıkarılmıştı. Darbe günlüklerinin “örnekleri sahiplerine verilmediği için” de delil olamayacağı da geçtiğimiz günlerde açıklanmıştı. Aslında darbe günlükleri üzerinde çok şey söylemek mümkündür. Darbe yapmak isteyen asker darbe planları yapacak bunu da ortaya bırakacaktır. Ya da kendi ekranında saklayacaktır. Tabii geçmişi yaşamamış olanlar bunu bilemezler ki. Darbe günlüklerinin iddianamede yer almaması bazılarının hoşuna tabii hiç gitmemiştir. Ellerindeki bir malzemeyi kaybetmişlerdir. 5- DAĞ FARE DOĞURDU…

Siyaset alanındaki tartışmalar da oldukça ilgi çekici hale gelmişti. Ancak şimdi muhalefet sözcülerinin iddianamenin bilgilerinin açıklanmasının ardından söyledikleri şudur: “”Dağ fare doğurdu” Tabii ki son kararı yargı verecektir. İddianame karşısında sanıkların savunma hakları vardır. Kendilerini savunacaklardır. Ancak, öylesine abartılı senaryolar yapılmıştı ki, şimdi o senaryolara karşı durum, “dağın fare doğurması”dır.

6- ÇİÇEK’İN AÇIKLAMASI…

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’in, Ergenekon iddianamesini eleştiren muhalefet partilerine tepki göstererek, iddianamenin açıklanmamasına” karşın yapılan yorum ve değerlendirmelerin hukuka saygısızlık olduğunu söylediği de verilen haberler arasındadır. Ama, şunu sormak gerekmektedir: Tutuklamaların başlamasının ardından, özellikle iki komutanın tutuklanması sonrasında siyasi iktidara yakın medyanın ortaya koyduğu “havada uçuşan senaryolar” hukuka saygısızlık olmamış mıdır? Yok eldiven darbesi yok şu darbesi yok bu darbesi… Darbe senaryoları ardı ardına gelmiştir.

7- DANIŞTAY VE CUMHURİYET…

Ergenekon iddianamesi ile ilgili olarak verilen haberlere göre, Ergenekon örgütü şüphelilerin Danıştay saldırısında ve Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanmasında da elleri olduğu ileriye sürülmektedir. Ergenekon soruşturması ile ilgili olarak mesleğimizin değerli ustalarından Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve Cumhuriyet Vakfı adına gazetenin imtiyaz sahibi İlhan Selçuk ile Cumhuriyet’in Ankara temsilcisi meslekdaşımız Balbay da göz altına alınmışlardı. Eh sızan bu iddianame bilgisine göre Selçuk ve Balbay herhalde oturup hadi Cumhuriyet’i bombalayalım mı demişlerdir.

8- SAVCININ SÖYLEDİĞİ…

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Engin, yaptığı açıklama sırasında “…Bu aşamada ayrıntılı açıklama yapmamıza yasal imkan bulunmamaktadır…” demiştir. E ama yasal imkan yoktur, fakat siyasi iktidara yakın medyada o yasal imkan olmamasına rağmen iddianame didik didik ortaya konulmuştur. Açıklanmayan hiç bir yanı da kalmamıştır. Peki bu açıklamalar sırasında iddianameyi hazırlamakta olan savcılar ne yapmışlardır? İş sadece iddianamenin didik didik açıklanması ile kalmamış, yargısız infazla komutanlar dahil bütün sanıklar “mahkum” edilivermişlerdir.

9- “DARBE MAĞDURİYETİ”…

Tabii siyasi iktidar bundan herhalde hoşnut olsa gerektir. Çünkü, adeta bir “darbe teşebbüsü mağduriyeti’ne” sarılmışlardır. “…İşte bakın görüyorsunuz memleketin işleri iyi giderken istikrar varken böyle darbe teşebbüsleri olmaktadır…” gibisinden bir siyaset yayılması yeni bir “mağduriyet siyaseti” oluşturmuştur. Oysa ne siyasi istikrar vardı, ne iktisadiyatta istikrar. Aslında yaşanan “istikrar iddialarının istikrarsızlığı” idi. Hala da öyledir. 10- GÜNDEM KİLİTLENMESİ

Şimdi onca klasörden oluşan, verilen haberlere göre binlerce “darbe belgesinin içinde bulunduğu dava” herhalde hemen bitmeyecektir. Böyle bir dava kaç zaman sürecektir hesaplaması zordur. İşte fırsat bu fırsat iktidar medyası toplumu bunlarla meşgul etmeye çalıştığı gibi daha da meşgul etmeye çalışacaktır. Yargının başlaması, ardından gelecek celseler, o sırada yeniden ortaya konulacak “darbe seneryoları” gündemi kilitlendirmeye” devam edecektir.

11- O ARADA YEREL SEÇİM…

Tabii, böyle bir durumda yerel seçimler de yaklaşmaktadır. Yerel seçimlere kadar da bu dava sürüp gidecektir. Siyasi iktidar bu defa da “darbe mağduriyeti” örtüsü ile oylarını artırmaya çalışacaktır. Bu arada Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar da söz konusudur. Ancak, o kararın ne olacağı şimdi bilinmemektedir, fakat siyasi iktidar AKP bunun da hazırlığını yapmıştır.

12- EK İDDİANAME…

Şimdi komutanlar için ek iddianamenin hazırlanması söz konusudur. Bu arada Askeri Savcılık da iddianameyi hazırlayan savcılardan askerler ile ilgili belgelerin örneklerini istemiştir. Bununla ilgili gelişmeler önmüzdeki günlerde açıklığa kavuşmaya başlayacaktır. Tabii bu sırada Genelkurmay eski başkanı emekli Orgeneral Özkök’ün şahitliğinin de gündeme gelebilmesi mümkündür. 13- VAR MI YOK MU?…

Genelkurmay Eski Başkanı Emekli Orgeneral Özkök meslekdaşımız Fikret Bila’ya üst üste yaptığı açıklamalarda “Var da diyemem, yok da diyemem” demiştir. Şimdi şahitliği söz konusu olursa ne diyecektir? Ama bakınız, bu arada kimilerinin “Yeni darbe seneryoları üretmesi” de gündemde olacaktır. Birileri oturup durmadan yazmaktadırlar. Eldiven darbesi mi, merdiven darbesi mi tarzından bu iş sürüp gidecektir. Ama, ya milletin hali pürmelali ne olacaktır.

Giderek fakirleşmenin artması da acaba bu darbe günlüklerinden mi kaynaklanmaktadır? Eh ellerinden gelse bir pundunu bulsalar onu da söyleyecek yazıştırıp duracaklardır.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS