SABAHATTİN İSMAİL - AİHM Kararlarını uygulamakla Kıbrıs davasına ihanet edilmiştir
Temmuz 17, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN
| Rum yönetiminin Türkiye′ye karşı izlediği dinamik saldırı politikası, uluslararası platformlarda başarı üstüne başarı kazanıyor… Adamlar, 1956-59 döneminde 30, 1964′de 103 Türk köyünü yakıp yıktılar, yağmaladılar… Türk mülklerini 1974′e kadar işgal edip kullandılar…1974′den sonra Güneyde bıraktığımız bütün konutları, işyerlerini, tarlaları, bahçeleri 34 yıldır kullanıyorlar… Güney′deki Türk mülklerini yok etmek için siyasi amaçlı istimlak yaptılar…Bırakın istimlakin siyasi amaçlı olmasını, Türk mal sahiplerine bir tek kuruş ödemediler… Güneydeki Türk mülkleri üzerine göçmen evleri, yeşil alanlar, sanayi bölgeleri kurdular… 1964′den bu yana 111 camimizi yıktılar, mezarlıklarımızı, şehitliklerimizi yok ettiler… Kendileri Kıbrıs sorunu devam ederken AİHM′ye gidip mülklerini ve tazminat talep ederken, 2004′den sonra Güney′e gidip mülklerini ve tazminatlarını talep eden Türklere, “Kıbrıs sorunu devam ettiği sürece mülkünüzü ve tazminatınızı vermemiz söz konusu değildir” yanıtını verdiler… On binlerce Vakıf Mülkünü önce İngiliz yönetimi ile işbirliği halinde, daha sonra kendi yönetimleri vasıtası ile Rum kullanıcılara tapuladılar…Vakıf mülkü üzerine Maraş gibi, Güzelyurt gibi kentler kurdular… 600′den fazla Türkü yollardan, evlerinden, tarlalarından alıp “keybettiler”…. Türkeli′nde, Alaminyo′da, Taşkent′te, Atlılar′da, Muratağa′da, Sandallar′da, sivil halka yönelik olarak, “soykırım ve etnik temizlik” tanımına giren toplu katliamlar yaptılar… Ama, sanki bütün bunları yapanlar kendileri değilmiş, savaşı çıkaran, esas suçlu ve haksız taraf Rum yönetimi değilmiş gibi, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan Türkiye aleyhine AİHM′de ardı ardına davalar açıp kazanıyorlar… SON KARAR AİHM, iki hafta önce açıkladığı kararda ise, 1996′daki sınır delme eylemlerinde, vatanlarının sınırlarını koruyan vatandaşlar tarafından engellenirken çıkan arbedede ölen iki Rum için Türkiye′yi 600 milyar TL civarında bir tazminat ödemeye mahkum etmiştir…Araya Talat′ın 1 Temmuz′da egemenliğimizi Hristofyas′a teslim etmesi girdiği için bu önemli konuyu değerlendiremedik, ama bu karar, karşı atağa geçmemiz gerektiğini bize bir kez daha anımsatmalıdır… Türkeli, Taşkent, Atlılar, Muratağa, Atlılar, Sandallar ve Alaminyo′da katledilen yüzlerce masum-sivil Türk için niye AİHM′ye başvurmuyoruz? Onların hayatları 2 saldırgan serseri Rum′un hayatından daha mı değersiz? Ne ki AİHM′de suç yok…Kabahat bu soykırımlar için Rum devleti aleyhine dava açmayan gelmiş geçmiş Türkiye ve KKTC yönetimlerinde… Hiç olmazsa daha fazla geç kalmadan bu davalar süratle açılmalıdır… Bunlar bir yana, son kararlarda da beni asıl rahatsız eden, karardaki siyasi tavırdır…Bu kararlarda, Türkiye “işgalci” olarak nitelenmekte, KKTC gayrı meşru ve Türkiye′nin bir alt yönetimi olarak tanımlanmakta ve Kuzey′de olup biten her şeyden Türkiye sorumlu tutulmaktadır… Bu bağlamda KKTC hapishanesinde kötü muameleden şikayetçi olan bir mahkum bile AİHM′de Türkiye′yi dava etmiştir… ÇÖZÜLME LOİZİDU KARARINI KABUL ETMEKLE BAŞLADI Bunun başlangıcı Loizidu davasıdır…AKP ve Talat-CTP hükümeti, o güne kadar tüm Türkiye ve KKTC hükümetlerinin reddettiği AİHM′nin Loizidu davası kararını kabul edince, Türkiye′ye yönelik “işgalci” suçlamasını da kabul etmiş ve bunun arkası gelmiştir… Nitekim önceki gün Rum basınına açıklamalar yapan bir Rum yönetimi yetkilisi, bu duruma parmak basarak, “Türkiye ve KKTC yönetimlerinin geçmişte Loizidu davası kararını uygulamayı kabul etmediklerini, ancak AKP ve Talat-CTP′nin bu kararı uygulamayı ilk kez kabul ettiğini, böylece, Türkiye′nin “işgalci” suçlaması ile Kuzey Kıbrıs′ta olan biten her şeyden kendisinin sorumlu olduğunu kabul ettiğini, Rum milli davası açısından bunun çok büyük bir koz olduğunu ve müzakere masasında mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini” söylemiştir… Bu durumdan cesaret alan AİHM, daha sonra aldığı tüm diğer kararlarda aynı yorumu yapmıştır ve son kararda da bunu tekrarlamıştır… Ne acıdır ki, Türkiye ile KKTC, bu kararları şu ana kadar reddetmemiştir… Herhalde son tazminat kararlarını da yakında uygulayarak öngörülen tazminatları da ödeyeceklerdir… Böylece Kıbrıs davasının temeli dinamitlenmektedir… AİHM′nin ” Türkiye işgalcidir, KKTC yasadışıdır, KKTC Türkiye′nin alt yönetimidir, Kuzeyde olan biten her şeyden Türkiye sorumludur” şeklindeki haksız ve yanlış siyasi kararını kabul ettikten sonra, masa başında neyi savunacaksınız? Siz AİHM′nin bu kararını kabul edip uyguladıktan sonra, masa başında Rum yönetimi niye geri adım atsın, bu kararın içeriğinden geri bir şeyi niye kabul etsin? AKP, Talat-CTP, bu bağlamda AİHM′in haksız, yanlış, hukuk dışı kararlarını kabul etmekle, uygulamakla, Kıbrıs davasının altını oymuştur, bastığımız zemini yok etmiştir ve Türk Ulusu ile tarih ileride kendilerini çok ağır şekilde yargılayacaktır… O nedenle yanlıştan bir an önce dönmeli, cesaretle “Türkiye′nin işgalci olmadığı, KKTC′nin Türkiye′nin bir alt yönetimi değil, egemen bir devlet olduğu, Kuzeyde olan her şeyden Türkiye′nin değil KKTC′nin sorumlu olduğu” belirtilerek, AİHM kararlarını reddetmelidir… KKTC ile görülecek hesabı olanlar, önce KKTC mahkemelerinde dava açmalı ve iç hukuku tüketince AİHM′ye gitmelidir….Bu doğru politikayı savunmamak Türkiye ve KKTC′ye ihanetle eşdeğerdir… |


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.