MÜMTAZ SOYSAL - Klasik
Temmuz 16, 2008 - CUMHURİYET, MÜMTAZ SOYSAL
KOLAY tanımlanamayan sözcüklerden biridir “klasik” sözcüğü.
Kimilerine göre, eskiliği, bayatlamışlığı anlatır. “Amma klasik adam” derler, beğenmedikleri kişinin modası geçmişliğini anlatmak için.
Kimileri açısından çok yüce, herkesçe anlaşılmayan şeydir klasik olan. Klasik müziğin rahat erişilemeyen nitelikli güzelliğini gizemli dünyalara ait sayanlar, onun yanına yaklaşmak bile istemezler.
Oysa, sözcüğü kökenden kalkarak açıklamak, tanımlamayı son derece kolaylaştıracaktır. Köken, Batı dillerinin “class” ya da “classe” sözcüğüdür; yani “sınıf”. Öyle “sosyal sınıf” falan değil; düpedüz okul sınıfı veya derslik demek. Klasiklik, okullarda okutulan, okutulmaya layık bulunan, dolayısıyla her dönemde ve her yerde gençlere öğretilmesinde yarar görülen, zaman ve zemin değişse de hep değerli ve doğru kalacağına inanılan demektir.
Yeni Ceza Yasası’nın hazırlanmasında Meclis Adalet Komisyonu üyesi olarak görev yapan hukukçu Orhan Eraslan’a “Başsavcı iddianameyi açıklarken Ergenekon’un klasik bir terör örgütü olmadığını söyledi; ne dersiniz?” diye sormuşlar. Yanıtı: “Klasik değilse, neymiş peki? Ceza Yasası’nda yorumla açık da doldurulamaz, yeni bir tip terör örgütü de yaratılamaz. Tipe uyuyorsa tamam. Uymuyorsa, yorumla uyduramazsın.”
Kısacası, tam bir bilgelikle, ceza hukukunun klasik kurallarından olan “Kanunsuz suç olmaz” ilkesini tekrarlamış. Tam olarak neyin suç olduğunu yasayla belirlemek gerekir. Yasanın açıkça tanımlamadığı bir eylemi ya da davranışı “suç”tur diye cezalandıramazsınız. Hukuk fakültelerinin ilk sınıflarında öğretilen ve öğretilmesinde yarar görülen ilkelerdendir bu.
Ergenekon davası dolayısıyla tartışılacak noktalardan biri de bu olacağa benzer. Umulan, böyle tartışmaların, yargıyı şu ya da bu yönde etkileme çabasına dönüşmeden, vatandaşların hukuk bilincini yüceltici nitelikte sürüp gitmesidir. Şimdiden belli oldu ki, iddianamenin hazırlanması sırasında medyanın sorumsuzca çarpıtmaları ve izansız yorumları yüzünden en çok zarar gören, klasik hukuk kavramları olmuştur.
Zaten, klasik ne kaldı ki?
Bugünün Türkiye’sinde her şey klasikliğin dışına çıkmış durumda.
Artık klasik müzik dinlenmiyor. Rap var.
Klasik adamlar da kalmadı. Kimin ne olduğunu kestiremiyorsunuz. Herkes bir gün şöyle, bir gün böyle.
Hiç değilse, hukuk klasik kalmalıydı. Hukuk için sık sık, “Herkese lazım olur” demiyor muyuz? Peki, günü geldiğinde hepimize lazım olacaksa, klasiklikten çıkarıp rap’leştirmek, tanınmaz hale getirmek neden? Lazım olduğu gün neyi nasıl, hangi isimle çağıracaksınız?


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.