İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

GÜRAY ÖZ - Türkiye’nin Tasfiyesi

Temmuz 16, 2008 - CUMHURİYET

İddianame tamam. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme bakacak, uygun bulursa dava açacak. Biz de yargılama başladığında… Yok, yok dostlar sağ olsun hemen, iddianamenin içinde yazılanı, çizileni öğreneceğiz, hatta öğrendik bile. Başsavcı’dan duyduğumuz yalnızca tutuklu ya da tutuksuz yargılanmaları öngörülenlerin neyle suçlandıklarıdır. 2003 yılında değiştirilmiş terör tanımına uygun olarak bir terör örgütü kurmak, yönetmek, yardım etmek gibi suçlardan yargılanacak şüpheliler.

Hepsi bu kadar…

***

Başkaları ise bizden daha çok şey biliyorlar.

O kadar çok şey biliyorlar ki, bildiklerinin pek çoğunun yalan yanlış olduğunu Başsavcı söyleyince insan şaşırıyor. Neden yanıltıyorsunuz ki bu değerli arkadaşları? Onlar sizden beklediklerini söylüyor, siz onların beklentilerini karşılayacak bilgileri veriyorsunuz da, ayıp olmuyor mu yani?..

Yazık değil mi bu arkadaşlara?

***

Ama artık onlar da üzülmesinler. Yolun sonu görünüyor.

Bu davada şu meşhur günlükler yok. Darbe teşebbüsü iddiaları da şimdilik yer almıyor. Ek iddianameye kaldığını söylüyorlar. Ayrıca o iddialara askeri yargının el koyacağına ilişkin belirtiler var. Olsun, zaten davaya fena halde taraf arkadaşlar da ilgilerini yavaş yavaş yitiriyorlar. Maksat hasıl olmuştur. Yandaş medyanın silahşorları şimdi, önemli olan bu dava değil, yargılananlar aklansalar da, mahkûm olsalar da fark etmez, bize gerekli olan bir tasfiyenin gerçekleşmesiydi, bu da oldu, oluyor demekteler.

Tasfiye gerçekleşti herhalde.

Kim kimi tasfiye etti, nasıl, ne zaman oldu ya da oluyor bilemiyorum, ama bildiğim başka bir tasfiye var benim…

***

Bu kargaşa içinde sizler, bizler Ergenekon’a, dalga dalga tutuklamalara bakar, şaşırır, üzülür ya da sevinir, zil takıp oynarken, Türkiye Cumhuriyeti adım adım tasfiye ediliyor.

Demokratik cumhuriyetin pek de derin olmayan demokratik niteliği artık su götürüyor. Temsili demokrasinin övünç kaynağı kuvvetler ayrılığı darbelenmiştir.

TV ekranları usuldan usuldan sansürün egemenliğine geçiyor. Medya giderek tek sesli olmuştur. Tekelleşmenin de ötesinde siyasi bir kutbun eline geçmek üzeredir. Bunun çıplak anlamı ülkenin ufkunun kararması, zindanlaşmasıdır.

Örneklerini Arap dünyasında, Farsi âlemde görebilirsiniz.

Demokratik cumhuriyetin cumhuriyet olma özelliğinin de Batılı anlamından Doğulu bir anlama kaydırılmak istendiği âlemin malumudur. Bu Batı’dan Doğu’ya kayışta, en önemli engel olarak görünen laikliğin, öncelikli ve temel bir hedef olarak seçildiği de herkesin bildiği sır değil mi?

***

Tasfiyenin oturduğu zemin var bir de.

Bu zemin halkın açlıkla, yoksullukla, sadakayla terbiye edilmesidir.

Ekonominin kapılarının dış desteklerin devamını sağlamak amacıyla emperyalizme, küresel sermayeye tümüyle açılmasıdır. Memleketin neyi varsa paraya çevrilip günün kurtarılmasıdır. Gün kurtarılamaz hale geldiğindeyse, umdukları odur ki, demokrasinin içi tümüyle boşaltılmış, halk iyice terbiye edilmiş, sesini soluğunu çıkaramaz hale gelmiş olacaktır. Günümüzün çok anlamlı Susma, sustukça sıra sana gelecek sloganı tersine çevrilecek, genç felsefeci Ali Bulunmaz’ın dediği gibi Sus, susmazsan sıra sana gelecek olarak piyasaya sürülecektir.

Sürülecektir de laf mı?

Sürülmüştür.

Sürülmekten de öteye geçmiş tasfiyenin temel sloganı haline gelmiştir.

***

Yeni Şafakçı, Tarafçı arkadaşlar çok haklı.

Artık bu dava önemini yitiriyor. Önemli olan bu dava vesilesiyle bir tasfiye hareketinin yol almış olmasıdır.

Peki, biz ne yapacağız? Susmamayı seçebiliriz. Sıra kime gelirse gelsin, susma diyebiliriz.

Tasfiyeyi rahat koltuklarımıza oturup seyretmek de mümkün tabii.

Sıra bize gelene kadar seyrederiz. Çünkü biliyoruz, susalım ya da susmayalım, sıra sonunda nasılsa bize gelecektir.

Uzak ya da yakın, tarih böyle söylüyor.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS