İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

DENİZ SOM - Yasemin

Temmuz 16, 2008 - CUMHURİYET, DENİZ SOM

ABD’deki gül gibi temsilcilik işini bırakıp Türkiye’ye gelen ve yeni çıkacak Taraf gazetesinin doğumuna katılarak kurucusu Ahmet Altan’a yardımcı olan Yasemin Çongar hanımefendi çok güzel bir yazı yazdı geçen gün.

Dün de Ahmet Altan’ın biraderi Star başyazarı Mehmet Altan Taraf’taki bu yazıdan alıntı yaparak halkın dikkatini çekmeye çalıştı. Mehmet, Yasemin’in açıkladığı MİT’in Başbakan RTE’ye beş yıl önce verdiği “çok gizli” rapordan söz ederken o raporda kimler varsa Ergenekon Terör Örgütü İddianamesi’nde de onların olduğunu anlatmaya çalıştı kalemi döndüğünce. Fakat Yasemin’in yazısında çok daha büyük bir uyarı vardı. Nedense Mehmet’in de Ahmet’in de şeyinden kaçmış gibiydi. Şöyle diyordu Yasemin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iddianameye ilişkin basın toplantısı yaptığı sırada:

“Ergenekon soruşturmasını aylardır yakından takip etmeye çalışıyorum ve izlenimim şu: İddianameyi enine boyuna incelediğimizde, karşımızda silaha ve teröre uzak durmayan bir çete bulacağız.

Sadece Ümraniye’den, Cumhuriyet gazetesi saldırısından, Danıştay cinayetinden tanıdığımız türden el bombaları, fünyeler, tabanca ve tüfeklerden söz etmiyorum. Örneğin, nükleer, kimyasal, biyolojik silah geliştirme planları yapmış bir çete çıkarsa karşımıza, çok şaşırmayacağım. ‘Nükleer silah üretmek zor ama kimyasal ve biyolojik silah üreterek birçok terör örgütünü kontrol altına alabiliriz’ diye plan yapmış Ergenekoncularla karşılaşırsak ürkeceğim. Ama şaşırmayacağım.”

Bu satırları okurken ben de şaşırmadım ve aklıma Yasemin’in yakından tanıdığı ABD Başkanı George W. Bush’un Irak’a saldırma bahanesi olarak kullandığı “Saddam Hüseyin’in nükleer, kimyasal, biyolojik silahları var” yalanı geliverdi. Ergenekon’da piyasaya sürülen CIA raporlarını, FBI tarzı gizli tanık koruma yöntemlerini, Yasemin hanımefendinin nükleer, kimyasal ve biyolojik silah geliştirme planı iddialarıyla birleştirince; operasyon başarı ile tamamlanırsa Türkiye’ye nasıl bir “demokrasi” ihraç edileceğini de anlamış oluyoruz:

Bunlar, Türkiye’yi Irak’a benzetecekler!

Şimdi de çarşaf Atatürkçülüğü!

Bu fotoğraf Hatay’daki Mustafa Kemal Üniversitesi’nin Tayfur Sökmen Yerleşkesi’nde çekilmiş. Yerleşkeye bir Atatürk anıtı yaptırılıyor. Daha doğrusu yaptırılamıyor. İki yıldır bitirilemeyen anıt, sonunda bir çarşafla örtülmüş. Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerafettin Canda, her fırsatta “Gardırop Atatürkçüsü” olmadığını söyleyedursun bu görüntü ile “Çarşaf Atatürkçülüğ”nü ülkeye kazandırmış bulunuyor.

Soğan

Avni Kurtuldu: “Malum şahsın vaazlarında neden salya sümük ağladığı belli oldu: Kasaptaki ete soğan doğruyormuş!”

Yağmur Deniz

Özkök’e başka bir ünvan: Sorumsuz Genelkurmay

Başkanı!

Uzman

Mustafa Pınar: “Terörün hedefindeki elçiliğe acemi polisler; Mustafa Balbay’ın bilgisayarının incelenmesine terör uzmanı polisler!”

Basın

Suavi Özyiğit: “El Sabah, El Star, El Vakit, El Bugün, El Yeni Şafak, El Zaman… Basının ruhuna El Fatiha!”

Götürü

Erol İşisağ: “Yabancılar son beş yılda, 25,4 milyar doları ülkelerine götürmüş. AKP; el iyisi, el delisi…”

- Özkök, sefertası kullanıyormuş…

“Sefer görev emri gereğidir!”

Ergenekon adını değiştirelim, “oha” diyelim; olağanüstü hal alametleri!

Yüksek Yerilim Hattı

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS