İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

SABAHATTİN İSMAİL - Talat′ın söyledikleri değil attığı imzalar, kabul ettiği mutabakatlar geçerlidir

Temmuz 14, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN

Mehmetali Talat, Halkın “tek egemenlik-tek vatandaşlığı” kabul etmesine karşı gösterdiği sert tepkiyi yatıştırmak için televizyon televizyon gezerek,  yanıltıcı birçok konuşma yapıyor…Kabul ettiği belgelerdeki unsurları varmış gibi göstererek Halkı yanıltmaya çalışıyor…
Talat, önceki gün Radyo Vatan′da ve daha sonra bazı özel televizyon kanallarında yaptığı açıklamalarda şöyle konuşmuştur:
” Hedef ortaklık devleti yani “Birleşik bir Kıbrıs”tır…Egemenlik, eşit ortaklık ve eşit katılım anlamına gelmektedir. Egemenlik konusu toplum ya da halk açısından ele alınmıştır. 1 Temmuz tarihinde yapılan görüşmelerde iki kurucu devletin değil, Kıbrıs?ta yaşayan iki halkın eşit olması maddesi üzerinde prensip olarak anlaştık. Tam teşekküllü müzakereler, ′egemenlik; iki halktan eşit olarak kaynaklanır′ maddesinden yola çıkılarak gerçekleşecektir…Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum kimliği, önceden güdülen iki devletli çözüm temelindeki politikalar sayesinde sulandırıldı, devlet ayrı vatandaşlıkla temsil edildi, bundan dolayı da siyasi eşitlik istenmesi doğru değil…Ben  siyasi eşitliğin iki halk arasında olması gerektiğini dile getirerek bu konuda ısrar ettim, senato seçimlerinin dil esasında yapılması gerektiğini öne sürdüm, böylece sulandırılmayı elle tutulur hale getirdim.
Müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafı olarak, tek egemenliği savunuyoruz, bir devlette iki egemenlik söz konusu olamaz. Kurulacak olan yeni ortaklık devletinde egemenlik, iki halktan kaynaklanacak. 1 Temmuz anlaşmasında yer alan ′tek egemenlik′ konusunda, egemenliğin ′Kıbrıs halkından kaynaklanacağı′ görüşünü kabul etmedim ve bunu BM önünde tescil ettim. 1 Temmuz görüşmesi sırasında, Hristofyas?la baş başa görüştüm..Hristofyas, ′egemenliğin Kıbrıs halkını oluşturan iki toplumdan kaynaklandığı′ düşüncesini savundu. Ben bu düşünceye karşı çıkarak, ′egemenliğin, sadece iki halktan kaynaklandığını′ vurguladım. Baş başa görüşmenin ardından BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Zerihoun huzurunda tartışma tekrarlandı. ′Hristofyas da bu tartışmanın olduğunu onayladı. Benim, egemenliğin iki halktan kaynaklandığını savunduğumu, kendisinin ise ′egemenlik Kıbrıs halkından kaynaklanır ve bunu iki toplum oluşturur′ dedi. Ben de açıkça bunu kabul etmeyeceğimi BM önünde kayda geçirdim . ′tek egemenlik ve tek vatandaşlık′ konusunda prensipte anlaştık. Zaten birleşik devlette tek egemenlik olacak, ama bunun altı, prensip olarak tam teşekküllü müzakerelerde doldurulacak. Rumlara bir şey teslim etmedim ve KKTC?nin tasfiyesi de söz konusu değil. Kast edilen, KKTC′nin gelişip güçlenmesi, uluslararası boyut kazanması ve dünyayla bütünleşmesidir. Yaptığım KKTC?yi yüceltmektir…Ben yeminime sadığım. Yeminin gereğinin fazlasını yapmaya çalışıyorum. Ne münasebet tasfiye! ′Tasfiye′ dediğinizde, kapatır birine bağlanırsınız… Yok öyle bir şey… Emin olsunlar ki şu anda güttüğümüz politika, esas olarak Kıbrıs Türk halkını, Kıbrıs Türk halkının devletini uluslararası alana taşıma, dünyayla bütünleştirme ve dünyanın parçası haline getirme uğraşıdır. Bu, yeminimizin de ötesinde boynumuz borcudur. Biz bunu yapıyoruz. Bizim teslim ettiğimiz hiçbir yetkimiz yoktur. Ortak devlette endişe edilecek hiçbir şey yoktur…Ama tabii ki kuralları tamamen oturtmamız lazım. Egemenliği gerçekten paylaşmamız lazım. Egemenlikteki ortaklığımızı tescil etmemiz lazım. Bunun eşit olacağını belgelememiz lazım”

TALAT DOĞRU SÖYLEMİYOR
1- Görüldüğü gibi Talat, “Hristofyas ile iki halkın eşitliği konusunda anlaştığını” iddia etmektedir.. Ancak 1 Temmuz Anlaşması′nda böyle bir şey yoktur. Tam aksi İKİ HALK yerine, Milli Rum tezi olan tek halk ve tek egemenliği kabul etmiştir.
2- Devamla Talat, “müzakerelerin, egemenlik iki halktan eşit kaynaklanır maddesinden yola çıkılarak gerçekleşeceğini” söylemiştir…Ancak, 1 Temmuz anlaşmasında, sözünü ettiği böyle bir madde yoktur. Tam aksi egemenliğin iki toplumdan oluşan tek Kıbrıs halkına ait olduğunu kabul etmiştir.
3- Devamla Talat, “1 Temmuz anlaşmasında iki kurucu devletin değil Kıbrıs′ta yaşayan iki halkın eşit olması maddesi üzerinde prensip olarak anlaştıklarını” da söylemiştir. Ancak, yukarıda da belirttiğim gibi anlaşmanın hiçbir yerinde “iki Halkın” eşitliğinden söz edilmemiştir, tam aksi iki cemaatın eşitliğinden söz edilmektedir…Talat′ın bu sözleri hem KKTC devletinden vazgeçtiğinin ve tasfiyesini öngördüğünün itirafıdır, hem de 1 Temmuz anlaşmasında tek halktan söz edilmesine karşın “iki halkın eşit olması maddesi üzerinde anlaştıklarını” söyleyerek yalan konuştuğunu kanıtlamaktadır.
4- Devamla Talat, “KKTC?nin tasfiyesinin sözkonusu olmadığını, Rumlara bir şey teslim etmediklerini” belirterek “ben yeminime sadığım, yeminin gereğinin fazlasını yapmaya çalışıyorum. Ne münasebet tasfiye! ′tasfiye′ dediğinizde kapatıp birine bağlanırsınız, yok öyle bir şey. Bizim teslim ettiğimiz hiçbir yetkimiz yoktur” derken de yalan söylemektedir…Çünkü 23 Mayıs ve 1 Temmuz anlaşmasının hiçbir maddesinde KKTC′nin, bağımsız-egemen bir devlet olarak yeni ortaklık devletinin iki kurucu devletinden biri olacağından söz edilmemektedir…23 Mayıs anlaşmasında sözü edilen oluşum “constituent state” kavramı ile tanımlanmıştır ki bunun da anlamı egemenliği olmayan “VİLAYET”dir..Zaten başka türlüsü olsaydı, Rum tarafının bunu kabul etmesi söz konusu olmazdı, Rum Ulusal Konseyi ile EDEK ve DİKO gibi bağnaz Türk düşmanlarının ortak olduğu Rum hükümeti  bu anlaşmalara tam destek vermezdi…
5- Devamla, Talat′ın konuşmasında sözünü ettiği “yeni bir ortaklık devletinin kurulması” ifadesi de Hristofyas′la yaptığı anlaşmaların hiçbir maddesinde yoktur…

23 MAYIS VE 1 TEMMUZ MUTABAKATLARI
Bu yazdıklarımdan şüphesi olanlar 23 Mayıs Mutabakatını anımsamalıdır. Anlaşma şöyledir:
- “Liderler, BM Güvenlik Konseyi′nin ilgili kararlarında tanımlanan siyasi eşitliğe dayalı 2 bölgeli, 2 toplumlu federasyona bağlılığını yeniden teyit etti. Açıklamada, ortaklığın, eşit statüdeki Türk ve Rum VİLAYETLERİNİN ( CONSTİTUENT STATE) oluşturacağı, tek uluslararası kimlikli, federal bir devlet olacağı belirtildi.”
Ve, 1 Temmuz′da varılan anlaşma ise şöyledir:
” Liderler, prensipte anlaştıkları  TEK EGEMENLİK VE TEK VATANDAŞLIK konusunun nasıl uygulanacağını kapsamlı müzakerelerde görüşeceklerdir”
Görüldüğü gibi bu anlaşmaların içinde Talat′ın, şimdi kendini savunmak için televizyonlarda sözünü ettiği iki Halk-iki devlet, kktc′NİN YAŞAMASI VE Dünya ile bütünleşmesi, yeni ortaklık devleti kurulması gibi kavramların hiçbiri yoktur…
Tam aksi, Talat′ın 23 Mayıs′ta kabul ettiği BM kararlarının tümünde “Kıbrıs Cumhuriyeti′nin Anayasasının değiştirilerek federal bir yapıya kavuşturulması ve tek devlete, tek Halka, tek egemenliğe, tek kimliğe, tek vatandaşlığa, tek temsiliyete dayalı iki bölgeli-iki toplumlu bir federasyonla adanın yeniden birleştirilmesi” öngörülmektedir… Bundan çıkan anlam, iki egemen devlete, iki egemen  halka dayalı yeni bir ortaklık devletinin kurulmayacağı ve Kıbrıs Cumhuriyeti adlı Rum devletinin Anayasasının değiştirilmesi suretiyle oluşturulacak federal yapı içine Kıbrıs Türklerinin yamalanacağıdır…

TALAT′A SORUYORUZ
Bu gerçekler ışığında Talat′a bir kez daha  soruyorum:
1- Yeni ortaklık devleti kurulacağı anlaşmanın hangi maddesinde vardır?
2-  Adada iki halk olduğu anlaşmanın hangi maddesinde vardır?
3-  Egemenliğin iki halktan kaynaklanacağı anlaşmanın hangi maddesinde vardır?
4-  KKTC?nin egemen bir devlet olarak yaşamaya devam edeceği anlaşmanın hangi maddesinde vardır?
5-  Hristofyas Kıbrıs Cumhuriyeti yerine yeni bir ortaklığı, adada iki egemen halk olduğunu ve KKTC?nin yeni ortaklık devletini kuracak iki egemen devletten biri olacağını ne zaman kabul etti de haberimiz yok?
6-  Çözüme temel kabul ettiğiniz hangi BM kararında iki ayrı egemen halkın ve KKTC′nin egemen varlığı kabul ediliyor? Devamla, kabul ettiğiniz hangi BM kararında tüm adanın tek meşru egemen devleti olarak kabul edilen “Kıbrıs Cumhuriyeti” adlı Rum devletinin bir eyalete dönüşeceği ve yerine yeni bir ortaklık devletinin kurulacağı öngörülüyor?

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS