İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

LALE ŞIVGIN - Özkök Paşa tanık mı sanık mı?

Temmuz 14, 2008 - LALE ŞIVGIN, TERCÜMAN

ESKİ Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün bulmacaları aratmayan demeçlerini çözmeye kalkanlar haklı olarak işin içinden çıkamıyor. Çünkü “darbe planı” iddiaları için “var da diyemem yok da diyemem” şeklinde her iki tarafa da çekilebilecek demeçler vermeyi tercih eden Özkök’ün her demeci ayrı bir soru işaretini de beraberinde getiriyor. Özkök’ün neden gizem yarattığını bilemiyoruz. Ama bir taraftan “akil adam” çağrısı yapıp, diğer taraftan gizemli demeçlerle kafa karıştırmanın çelişkili bir tutum olduğunu söyleyebiliriz. Zira zaten çözmekte zorlandığımız bir sürecin içindeyken, bu ülkede genelkurmay başkanlığı yapmış bir kişinin bulanık suyu daha da bulanıklaştırmaktansa, zihinlerdeki sorulara açıklık getirerek, sis bulutlarını dağıtması beklenir. Ama Özkök paşa bunu yapmıyor, “kasaptaki ete soğan doğramam” diyor. Anlıyoruz ki Özkök paşa soğanı doğramak için uygun zamanı kolluyor. Bizlerse “o zaman” ne zaman gelecek diye merakla bekliyoruz. Bu bekleyiş uzadıkça da Özkök’ün merak uyandıran gizemli açıklamalarına dair sorular artıyor.
Neden sessiz kaldı?
ÖRNEĞİN; Özkök paşa gerçekten darbe girişimlerine tanıklık etti mi? Eğer darbe planlarına tanıklık ettiyse, bu girişimlere ilişkin bir işlem yaptı mı? Yaptıysa bu işlem neden gizli kaldı? Yapmadıysa, “darbe planları” karşısında neden sessiz kaldı? Elbette sorular bu kadarla sınırlı değil. Ama Özkök Paşa’nın darbe planlarına ilişkin bir bilgisi vardıysa Ergenekon kapsamında neden kendisinin de bilgisine başvurulmadığı mutlaka aydınlatılması gereken bir soru. Bir başka soru ise; Özkök’ün bir taraftan ima edip, diğer taraftan “ne teyit ne de tekzip ettiği”(!) “darbe planları” na karşı sessiz kalmış olmasının suç olup olmadığı. Zira bugün darbe planları yaptıkları iddia edilen pek çok kişi gözaltında olduğuna göre, bu planların varlığından haberdar olup, işlem yapmamanın da suç kapsamına girmesi şaşırtıcı olmaz. Bu durumda Özkök, Ergenekon soruşturmasında tanık değil sanık olarak bile karşımıza çıkabilir. Anlaşılan o ki, kafamızdaki soru işaretlerinin giderilmesi için Paşa’nın soğan doğrayacağı günü beklememiz gerekiyor. O gün geciktikçe sorular artmaya devam edecek.
Ergenekon, rövanş mı?
ERGENEKON soruşturması kapsamında AKP’ye muhalif isimlerin gözaltına alınması kamuoyunda Ergenekon’un AKP’ye açılan kapatma davasının rövanşı olduğu izlenimini doğurmuştu. Bu görüş, kamuoyu anketlerinde de net bir şekilde görülüyor. Political Researcher Strateji Geliştirme Şirketi tarafından yapılan araştırmaya katılanların yüzde 42’si Ergenekon soruşturmasının AKP’ye açılan kapatma davasının rövanşı olarak görüyor. Diğer taraftan AKP’nin yargıya baskı yaptığına inananların oranı yüzde 43. AKP’nin muhalif isimleri sindirme çabasında olduğuna inananların oranı ise yüzde 41. Ergenekon yapılanmasının terörist bir oluşum olduğuna inananların oranı yüzde 26 iken, bu iddiaya inanmayanların oranı ise yüzde 60. Bu veriler Ergenekon soruşturmasının kamu vicdanında nasıl algılandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Fazla söze gerek yok.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS