Taylan Sorgun - Hafta Sonu Vaziyet-i Umumisi: Talat Yargılanmalıdır- B.O.P Ye Katılım - Lügat Ve Akil Adam Meselesi - Komutanlar- Ve Tekmili Birden…
Temmuz 13, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN
Tek parti iktidarı olunca “istikrar” olurmuş. Bu tez ve bu siyasi görüş siyaseten “iflas” etmiştir. Hani neredeyse “…Huuu istikrar geldiysen kapıyı vur…” denilecektir. Türkiye “İstikrarın istikrarsızlığı” içinde bir bocalama devresi geçirmektedir. Şimdi hafta sonu itibariyle duruma bakarsak ortaya çıkanlar şunlardır. 1- Ergenekon soruşturması başlatılmıştır. Bu satırların yazılışına kadar iddianame ortalarda yoktu. Dava süreci de başlamamış ve bitmemişti. Ama, hukuki tabirle tutuklananlar “siyasi iktidar çevrelerince” ve kimi siyasi iktidar sözcülerince üstü açık ve kapalı “suçlu ilan edilivermişlerdir.” 2- Ne zamandır, köylünün esnafın, işçinin, memurun, emeklinin sürünmesinin, vaziyetleri “sütre gerisinde kalmıştır” 3- KKTC bağıra bağıra gitmektedir. Tarihe intikal etmek üzeredir. Kimselerde ses yoktur. 4- Bu arada resmen işgal altındadaki Irak’ın yönetimi ile stratejik anlaşma imzalanıvermiştir. Büyük Ortadoğu Projesi içindeki bir durumun yeni adamı da bu olmuştur.
1- “TALAT YARGILANMALIDIR”…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mehmet Ali Talat’ın “cumhurbaşkanı seçtirilmesinin” ardından yeni bir döneme girmiştir. Kıbrıs Rum kesimi başı ile yapılan son anlaşmalar KKTC de “Yes annemciler” dışındaki Türkler tarafından “şiddetle” eleştirilmektedir. Perşembe gecesi KKTC’deki bir programı izledim. Programda iki KKTC önde gelen ismi yaşanmakta olanları anlatırlarken bir KKTC Türk’ü telefonla tartışmaya katılmış ve şöyle demiştir: “…Mehmet Ali Talat Anayasa’ya aykırı davranmıştır, yargılanmalıdır…” KKTC’deki gelişmeler hafife alınacak gibi değildir: Ama Türkiye’de genel bir suskunluk yaşanmaktadır. Siyasi iktidara gelince anlaşılmaktadır ki: KKTC kendi kaderine terkedilmiştir.
2- IRAK İLE ANLAŞMA…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir zaman önce “…Ortadoğu projesinde bizim de üzerimize düşenler var…” demişti. Irak, Washington’lu Bush’un daha önce hazırlanan “Büyük Ortadoğu Projesi” dahiliyetinde ABD ve İngiltere tarafından işgal edilmiştir. İşgalden sonra “Büyük Ortadoğu Projesi” “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi” ne dönüştürülmüştür. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ani bir kararla resmen işgal altında bulunan Irak’ın Başkenti Bağdat’a gitmiştir.
3- STRATEJİK ANLAŞMA…
Başbakan Erdoğan’ın ziyareti sırasında Irak ile “Stratejik anlaşma” imzalandığı bildirilmektedir. Başbakan Erdoğan’ın “Irak merkezi hükümeti ile yerel Kürt yönetimine PKK terörüne verdikleri destek nedeniyle teşekkür ettiği “verilen haberler arasındadır” Ama, insan sormadan edememektedir? Nasıl destek vermişlerdir ki? Haa ama “Teröre siyasi çözüm bulunması talebi” Talabani ve Barzani’nin dilinden düşmemektedir. Eh akla şu soru da gelmez mi? Abant Platformu’ndan sonra yayımlanan bildiride “Teröre kapsamlı bir af” gündeme tekraren getirilivermişti. Neyse stratejik anlaşma ile AKP siyasi iktidarı “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi içinde” tarihsel hatalı bir siyasi adım daha atıvermiştir.
4- FIRAT: “BİR MİLYON BELGE”
Tabii bu arada Ergenekon soruşturması da sürmektedir. “Yayın merkezi haline gelen bir yerlerden” soruşturmanın gizliliği falan bir yana “güya belge üzerine belgeler” pattadanak ortaya çıkarılıvermektedir. Önceki akşam “Yayın siyaseti belli” bir ekranda AKP’li Dengir Mir Mehmet Fırat konuşuyordu. Soruşturma ile ilgili (Eğer yanlış anlamadıysam) “Bir milyon belge” olduğunu açıklamıştır. Vay be…
5- OSMANLI ARŞİVİ Mİ BU?…
Bir milyon belge. Hayret. Sanki Osmanlı Arşivi gibidir. Hayret ki hayret. Demek ki, birkaç katlı kütüphane dolusu belge elde edilmiştir. Bakalım o bir milyon belgenin içinde neler vardır? Ama bu sayı şunu göstermektedir: Demek ki, bu dava birkaç yıl sürecektir. Kolay mıdır bir milyon belgeli bir davanın bitmesi. Zaten acaba asıl maksat bu davanın işte öyle yıllar sürmesi midir acaba?
6- KOMUTANLAR VE PKK’LILAR…
Artık hiçbir şeye hayret etmemek gerekmektedir. Gidiş o gidiştir. Türk Ordusu’nun iki komutanı terörle mücadelede ön saflarda olmuşlardır. Milliyet Gazetesi’nin cuma günkü manşet yani haberine göre Emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile, emekli Orgeneral Şener Eruygur Kandıra’daki Kocaeli F tipi Cezaevi’nin “Yüksek güvenlikli” 2 No’lu bölümünde PKK’nın üst düzey yöneticileri ile neredeyse yan yana gelmişlerdir.
7- AYIP VE ÇİRKİN…
Soruşturma nedeni ile bir tutuklama yapılmıştır. Neticeye yargı karar verecektir. Ama, Türk Ordusu’nun bu iki komutanını PKK teröristleri ile aynı yakın iki yerde tutmak da ne olmaktadır? Bu tarihsel yanlış tabii ki tarihen not edilmiştir. Eğer bilinerek yapılsaydı o zaman kimlere hangi mesajlar verilmek istenilmiştir. Yok eğer bir hata ise bunun düzeltilmesinde sayılamayacak kadar fayda vardır. Türk Ordusu dağlarda hala şehitler verirken “siyasi bir hareketin zanlısı” olarak tutuklanan iki komutan için yapılan şu uygulamaya bakın siz. Aynı gün bir başka haber: “Şemdinli de PKK’nın yola döşediği mayınla 8 Türk askeri yaralanmıştır. Bir de Korucu.
8- O ARADA KÖYLÜ VE…
Bütün bunlar yaşanırken: Türk köylüsü perişan, işçi esnaf, memur perişan, emekliler sürünmeye devam etmektedirler. Ama şu hale bakınız, sanki böyle bir sorunlar yumağı yoktur. Ama işte şimdi siyasi iktidar başka işlerle meşguldür. Canım kim bakacak köylünün, esnafın, memurun durumuna, kimin umrundadır emeklilerin sürünmesi Şimdi çoook böyyük meseleler vardır ya… İşte öyle birşey… Onlara “siz başınızın çaresine bakın denmiştir.” Bunun başka izah tarzı var mıdır? Eeee işte böyle bir iktisadiyat düzeninde böyle şeyler de olacaktır. Sürüüün emekli, kepenk kapaa esnaf…
9- HAFTA SONU “AKİLLİĞİ…
Hafta sonu itibariyle bir başka haber tabii ki, Cumhurbaşkanı Gül ile Genelkurmay eski başkanı Özkök’ün “Köşk” buluşmasıdır. Bu buluşmada çok şey konuşulmuştur. Bir de“Akil adamlar” meselesi ortaya tekraren çıkmıştır. Yani “Akil adamlar toplanacaklar konuşacaklardır” Durum vaziyetlerine çare bulacaklardır. Zaten bu “akillik meselesi” uzun süredir gündemdedir. Zaman zaman kimilerince böyle teklifler ortaya konulmaktadır.
10- LÜGAT NE DİYOR…
Bilirsiniz böyle işlerde lügata bakmak adetimdir. Şimdiii, Büyük Türkçe Sözlük’ün sayfalarını açalım A harfine gelelim. Sonraaa yavaş yavaş sayfaları çevirelim. 18′inci sayfada “akik”le başlayan bölüm vardır. Biraz aşağıya inelim Hah işte buldum “Akil” i. Akil’in karşısında ki anlam şudur: Akil A.İ.. (K kalın) Akıllı, akıl sahibi. Bu tamam Ama devam etmektedir: Akil: A.ş “Eki”den: Yiyen, yiyici. daha devamı vardır. Akil adamlar toplanacaklardır. Yani akıllı adamlar. Birinci tariftekiler. İşleri düze çıkaracaklardır.
11- YA ÖTEKİLER…
Akil’in ikinci tanımlamasına bakarsak o başka anlatımdadır. Ama Türkiye’de ikinci tarife girenler yok mudur? Ohooo sürüsüne bereket. Baksanıza ne köşe dönmeler, iktisadiyat perişanlığı varken ne zengin olmalar, ne kaşaneler yaptırmalar, ne çok kaçyüz milyon Dolarlık jiplerle sokaklarda fart furt dolaşmalar… Ohooo ikinci tariftekiler “şanslı” olsalar gerektir. Tabii bunlar da “akıllı”dırlar. Ama ikinci tariftekiler “yiyen, yiyici”ye dahil edilmişlerdir. İşte bu ikinci tarife girenlerden mebzulen mevcuttur.
12- RÜTÜK’E EL KOYMA…
Bakalım hafta sonu itibariyle başka ne olmuştur? Siyasi iktidarın hazırladığı bir kanun teklifi TBMM’den geçirilmiştir. Peki ne olmuştur? Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyelerinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı soruşturma izninin başbakana verilmesi düzenlenmiştir. TRT zaten siyasi iktidarın siyasetlerinin şaşmaz yayıncısı konuma girmiştir. Ekranlarda kimi söyleşilerde Anayasal kurumların “tek kişilik şovlarla eleştirilmesinden” tutunuz da, siyasi iktidarı öven programlara kadar almış başını gitmektedir. Siyasi iktidar zaten adeta bir kısım medyaya tam hakim durumundadır. Eh işte bu eksiklik yeni RÜTÜK Kanunu ile tamamlanmıştır. Aaa yok daha devamı da gelecektir. Evet işte hafta sonu itibariyle vaziyet-i umumi böyledir.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.