İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

CÜNEYT ARCAYÜREK -Bir Âkil Adamın Açıklamaları

Temmuz 13, 2008 - CUMHURİYET, CÜNEYT ARCAYÜREK

Hilmi Özkök, hemen her gün “tavrını eleştirenlere” gerçekleri söyleyerek yanıt vereceği yerde daha gizemli bir kimlik sergiliyor.

Fikret Bila’nın son günlerde haber kaynağı Özkök. Emekli orgeneral başka gazeteciye konuşmuyor.

Söylediklerini yazanı da yorumlayanı da beğenmiyor. Fakat daha önceki söylemlerine daha kapalı, daha içinden çıkılmaz bir biçimsellik veriyor.

Genelkurmay Başkanlığı zamanındaki Sarıkız ve Ayışığı kod adlı darbe girişimleriyle ilgili olarak daha önce söylediği “Ne vardır ne de yoktur derim”, ya da “Ne doğrular ne de yalanlarım” gibi anlamı, içeriği belirsiz açıklamalarını eleştirenlere verdiği son yanıtta “Neden böyle dediğimi anlamıyorlar veya anlamak istemiyorlar” diyor.

Kuşkusuz anlayamayanlar -bizler- emekli orgeneral kadar gerçekleri gizleme sanatından yoksun olanlar!

Daha sonra “Ben hüküm veremem” diye sürdürüyor. Bir çeşit, olayların Genelkurmay Başkanlığı zamanında geçtiğini bizzat bilen biri gibi değil, dışarıdan bir tanıkmış gibi bir tavır sergiliyor.

Tutuklanan emekli iki orgeneral için “darbeciler veya değiller diyemez”miş. Ya durum neymiş Hilmi Özkök’e göre: “Konu yargıda. Sorumluları ve sorumlulukları tespit etmek yargının işi, benim değil” diyor.

***

Sorumlular ve sorumlulukları saptamak elbette yargının işi, ama önce Nokta dergisinde yazılanların doğru olup olmadığını saptamak; doğru ise ilgili olanları ona göre yargılamak olanaklı.

Oysa, darbe hazırlıklarının yapıldığının iddia edildiği aylarda, yıllarda TSKde bir numaralı sorumlu Hilmi Özkök.

Dergideki günlüklerde iddia edildiğine göre, darbe hazırlıkları yapan komutanla ve var olduğu söylenen girişimi aralarında konuşan komutanlarla Hilmi Özkök doğrudan görüşüyor, düşüncelerini öğreniyor ve tek söz sahibi TSK Komutanı olarak istek ve eğilimlere karşı vaziyet alıyor.

O yandan bu yandan kimi üstü kapalı, şifreli demeçler vereceği yerde Hilmi Özköke düşen öncelikle ilk görev nedir:

Yargıya yardımcı olmak, gerçekleri aydınlatmak amacı taşıyorsa; Darbe Günlüklerinde yazılanlar doğru mudur, değil midir sorusunu yanıtlamak!

Doğru diyorsa sorumluları ve sorumlulukları saptamak elbette yargının görevidir. O zaman bir başka soru gündeme geliyor: “Bir genelkurmay başkanı olarak, komutası altındaki ordunun her şeyinden sorumlu” bir numaralı görevli olarak üzerine düşen görevi neden yerine getirmemiştir?

Ya da kamuoyunu aylardır dalgalandıran Ergenekon soruşturmasının belkemiğini teşkil ettiği söylenen, hatta iki emekli orgeneralin tutuklanmasına yol açan rejimsel bir konuda kafa karıştırıcı, olaylara bakış açılarını bulandıran açıklamalar yapmaktan kaçınmalıdır.

***

Şayet Hilmi Özkökün Genelkurmay Başkanlığı döneminde darbe girişimleri yaşanmış veya darbe hazırlıkları yapılmışsa komutan olarak Hilmi Özkök de sorumludur.

Özkökün ne doğrulayıp ne de yalanladığı olayları aydınlığa kavuşturmak için en azında bilgisine başvurulmalı, görevi döneminde darbe hazırlıklarını doğrular ve darbe girişimlerini bildiği halde görevini yerine getirmediği saptanırsa gereken yapılmalıdır.

***

Hilmi Özkökün son günlerdeki açıklamaları bir hazine.

Bir gazeteciye -Fatih Çekirge’ye- gönderdiği e-mailde Darbe Günlükleri’nden “‘sözde’ Anılar” diye söz ediyor, Nokta’da yazılanları yalanlar gibi duruyor.

Milliyette -Fikret Bilaya- verdiği son demeçte ise “bu günlüklerin ciddi bir vesika sayılıp sayılmayacağına mahkeme karar verecek” diyerek “sözde anılardan” çark ediyor..

Âkil adam olmak kolay değil Her ne kadar âkil adam olmadığını söylese de!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS