İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

ŞÜKRAN SONER - Bataklık…

Temmuz 12, 2008 - CUMHURİYET, ŞÜKRAN SONER

Afganistan’daki Hindistan Konsolosluğu’na düzenlenen baskında 41 ölü, 141 yaralı vardı. ABD işgalini protesto gerekçeli terör eylemine karşı ABD’nin operasyonlarında Talibancı oldukları iddia edilen öldürülenlerin sayısı ise 43. Afganistan direnişçileri adına yapılan açıklamada ise ABD operasyonunda öldürülenlerin çoğunluğunun kadın ve çocuk olduğu iddia ediliyor. ABD işgali yanlısı Afgan yönetiminden 1 milletvekili daha öldürülmüş. Böylece benzer konumda öldürülen milletvekili sayısı 10’u bulmuş. Yine ABD yanlısı önemli kişiler suikast listesinde 85 kişi varmış. Öte yandan Afganistan’daki çatışmalarda öldürülen yabancı asker sayısı geçen ay 45’e çıkmış. ABD operasyonları, Taliban terör eylemlerinin birlikte sivil kurbanlarının son 6 ayda 700’ü bulduğu ise BM’nin resmi saptaması. Taliban yandaşı 900 tutuklunun kaçırılmasını ekleyin. Pakistan’da Taliban güçlerince düşürülen 3 ABD helikopterini. İslamabad’daki aynı gerekçeli son terör eyleminde 10 kişinin öldüğünü…

Afganistan’da işler iyi gitmiyor, işgalin bataklığında ABD yerine fedai, kurban arıyordu. En çok da Türkiye ve TSK sıkıştırılıyordu.. TSK adına en yetkin ağızlar yeri geldikçe sıcak çatışmanın içine girme tuzağına düşmeyecekleri açıklamalarını yaptılar. NATO’nun görev alanları tanımı değiştirilerek TSK’nin otomatik sıcak çatışma içine sokulması yolları aranıyor. Malum banker Soros, Türkiye’nin en değerli ihraç ürününün askeri olduğunu ilan etmişti…

Irak işgalinde, tezkerenin reddinin intikam vitrin eylemlerinden biri Kuzey Irak’ta askerlerimizin başına giydirilen çuvaldı. Şimdilerde “Ergenekon Ergenekon” ortak korosu ile TSK’ye, Atatürkçülere, laik cumhuriyeti savunanlara ortak baskılarla, bir taşla birçok kuş birden vurulmaya çalışılıyor. Gelin görün ki kuşları vurma adına kullanılan silahların geri teptiğinin uyarıları ABD yandaşı İslamcıların en akılcı teorisyenlerinden geliyor. ABD’ci İslamcılarla, AKP iktidarının kader ortakları olarak siyaseten sığındıkları Ergenekon medyatik savaşları, giderek daha bir sırıtan, sivil darbe hukuku davası niteliğini kazanıyor. 12 Mart, 12 Eylül süreci benzer davalarından deneyimli olarak iddia ediyorum ki, hiçbir fikrimin olmadığı iddianamesinin içeriği, yasal kanıtları ne olursa olsun, kamuoyunda kullanılmaya çalışılan medyatik saldırı kapsamı ile Ergenekon davası çoktan yüze göze bulaştırılmıştır..

***

Tetikçi hem de bir hukukçu, Yargıtay cinayetini türban kararı nedeni ile işlediğini tartışmasız itiraf ediyor, yargılanıp mahkûm oluyor. Cumhuriyet bomba eylemlerinde de görüntülerle yakalanıyor. Sorosçu, Fethullahçı, Amerikancı liberaller ile ılımlı İslam projesi sivil darbecilerinin ortak korusu “Ergenekon, Ergenekon” diye tuturuyorlar. Sivil darbe hukuku davası ile bugün vurup, siyasi parsayı toplayıp, nasılsa uzun yıllar sonra sonuçlandırılabilecek Ergenekon davasında gerçeklerin tersine ortaya çıkmasında bir sakınca görmüyorlar.

ABD İstanbul Büyükelçiliği, kanıtlanamasa bile El Kaide türü terör örgütleri ile ilişkisi sırıtan bir İslami terör eylemine hedef oluyor. Kale gibi korunan elçiliğin güvenliğinden sorumlu ABD cephesi utanmadan, sıkılmadan güvenlikçilerinin silahsız olduğu resmi açıklamasını yapıyor. Ölen şehit polislerimize övgü düzerek, göz göre göre İslamcı terörcülere kurban verdirmenin sorumluluğundan, işin içinden çıkmaya bakıyorlar. Ergenekon davası ile bir kez daha sırıtan polisimizin herkesi dinlediği gerçeğine karşın, polisimiz kendi çalışanlarını koruyacak biçimde, asıl dinlemesi gereken terör örgütlerini dinleyemiyor. Sayısız siyasi terör eyleminin faili meçhulüne üç polisimiz daha kurban gidiyor.

AKP yandaşı, yalakalıkta sınır tanımayan, kimi medya ve yorumcuları, polislerimizi vuran, ABD elçiliğine ulaşamayan bu radikal İslami kimlikli terör eylemini bile Ergenekon’a bağlama yüzsüzlüğünü gösteriyorlar. ABD’nin Afgan işgali bataklığında, son tarihli operasyonlarında öldürülmüş İslami terör örgütü üyesi Türkiyeli gençlerle, aynı yıllarda doğmuş, aynı kentlerde yaşamış, aynı İslami terör örgütleriyle ilişkisi olmuş, çatışmada ölen ABD elçiliği önündeki terörist gençler gerçeği sözde yok sayılıyor.

Aynı günün fotoğraf karelerinde Irak Cumhurbaşkanı ile Başbakan Erdoğan‘ın el sıkışmaları var. 18 yıl sonra ilk defa bir Türk Başbakan’ın Irak ziyaretinin siyasi, ekonomik içeriğini biz bilemiyoruz.. Bildiğimiz, Erdoğan’ın Başbakan olmadan önce, yasal durumu henüz tartışmalı iken Beyaz Saray’da kırmızı halı ile karşılanmasının karşılığı, bir bedeli olduğu. Meclis’ten son dakikada dönen tezkere sayesinde bu kirli sıcak savaşın en kanlı boyutlarında, en içinde, en batağa batmış konumda olmaktan sıyırttığımız. Şimdilerde bataklığa çekmeye zorlama olarak güncel gündemde sivil darbenin hukuku olarak karşımıza Ergenekon davası medyatik şovu saldırısı ile çıkıldığıdır..

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS