İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

MÜMTAZ SOYSAL - Öç

Temmuz 11, 2008 - CUMHURİYET, MÜMTAZ SOYSAL

BİZDEKİ PKK kurucusunun da geçmişinde öç almayı gerektirici bir olay olup olmadığını bilmiyoruz. Soyadına bakılırsa, uzaktan yakından böyle bir bağlantı kurmak gerekiyor galiba.

Belki ailenin geçmişinde yahut yakın çevreden birinde.

Çünkü bu çeşit şiddet olaylarının üstü kazınınca altından mutlaka daha eski bir şiddetin etkisi çıkar. Şimdilerde güneydoğu Anadolu’nun ya da Kuzey Irak’ın dağlarında dolaşanlarda da buna benzer öyküler çoktur herhalde. Ailelerde başlayan, işkence odaları ve mahpusluk koğuşlarında sürüp giden bir şiddet. Şimdi ortaya çıkan somut bilgilerden öğreniyoruz ki, konsolosluk saldırısının failleri arasında en az biri Guantanamo kampından geçmiştir.

Yani Amerikalıların Afganistan ve Irak’tan teröristtirdiye toparlayıp Küba adasının bir yanındaki üste kurdukları eziyetler tutukevinden.

Dünya basınının araştırıcılarından ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların derlediği verilerden biliyoruz ki orada yapılanlar evrensel insan hakları hukukuna ve uluslararası sözleşmelere kesinlikle aykırıdır.

Tutulanlara niçin tutuklandıklarını aylarca yıllarca bildirmemek.

Nerede tutulduklarını yakınlarına hiç duyurmamak.

Dünyayla ilişkilerini kesip onları tam bilgisizlik ortamında bekletmek.

Hepsini duyulduğu zaman yüz kızartan, vicdan sızlatan eziyetlerden geçirip doğduğuna pişman edercesine aşağılamak.

Sonra bir gün, yıllar geçtikten sonra, birdenbire salıvermek.

Yine neden göstermeden, sebepsiz, özürsüz, tazminatsız.

Bunun adı, yeryüzünün en güçlü, en kudretli devletinin terörle savaşıdır.

Onun da bir başka öç adına yapıldığı söylenir. Manhattan’da can veren bini aşkın insanın öcü. Ama genellikle böyle olduğu itiraf edilmez. Söylenen, terorizmin kökünü kazımaktır. Oysa bir olayın kökünü böyle kazımak, yeni öç ve şiddet tohumları ekmek üzere beyinleri kazmaktan farksızdır.

Peki, söyler misiniz, İstanbul’daki olayda bir yabancı konsolosluğu saldırıdan korumaya çalışırken şehit olan üç Türk polisinin günahı neydi?

Bir Afganinin,yani Afganistan’da terör yaptı diye Guantanamo’ya girip çıkan ve sonuçta Türkiye’ye yolu düşen kişinin kurşunları ile çoluk çocuk geçindirmek için koruma nöbeti tutarken şehit düşen polislerin son nefesleri arasında nasıl bir öç bağlantısı vardır?

Bu tarz şiddetin gözü körlüğü ve anlamsızlığı konusunda daha iyi bir örnek bulunabilir mi? Şöyle bir düşünürseniz, bu öç zincirin baş halkasında yine silahlarının ve teknolojisinin üstünlüğüne güvenerek dünyaya nizam vermeye kalkışan bir ülkenin parlak sözlere büründürülmüş gizli şiddeti yatmaktadır.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS