İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

LALE ŞIVGIN - Çöken sistemde kimler yükseliyor?

Temmuz 11, 2008 - LALE ŞIVGIN, TERCÜMAN

Guardİan gazetesi Ergenekon operasyonunu haber verirken, “Türkiye’de sistem çöküyor” yorumunu yaptı. Gerçekten de sistem tehlike sinyalleri veriyor. Türkiye’nin tüm kurumları tartışmalı hale geldi. İktidardan muhalefete, askerden yargıya, polisten medyaya kadar hemen hemen tüm kurumların belki de en ağır şekilde yıprandığı bir dönemden geçiyoruz. Kurumlar kadar TBMM’deki siyasi partiler de derin bir çıkmaza doğru ilerliyor.
Parlamentodaki iki siyasi parti hakkında kapatma davası sürüyor. İktidardaki AKP ve muhalefet partilerinden DTP’nin kapatılması durumunda parlamentoda ciddi bir boşluk oluşacak. Diğer taraftan CHP’nin kasasına ilişkin hukuki süreç de devam ediyor. Parti içi mücadeleleri kongre ile sonlandıran CHP, bu kez Kanaltürk meselesiyle boğuşuyor. Bunlar yetmezmiş gibi DSP içinde de kaynamalar başladı. Geçen hafta Rahşan Ecevit’in “parti içi darbe” girişimiyle hareketlenen partide dağılma sinyalleri var. Özetle tablo şu: Kaos ortamında siyasi partiler de çıkmazda. Bu süreçte sağlıklı kalabilen tek parti ise MHP. Ancak MHP’nin işi de kolay değil. Zira içinde bulunduğumuz kaos ortamında MHP adını provokasyonlara alet etmek isteyenler çıkabileceği endişesini taşıyan partililer diken üstünde. Tezgahı sezen MHP Genel Başkanı Bahçeli de partililerin böylesi provokasyonlara alet olmamaları için uyarı üstüne uyarı yapıyor.
TBMM’de temsil hakkı bulunan siyasi partilerin içinde bulunduğu süreçler gerçekten de sistemin kilitlenmek üzere olduğu, hatta yabancı basında ifade edildiği gibi, sistemin çöküşe doğru gittiği izlenimini doğuruyor. Peki ama parlamentodaki siyasi partiler çöküşe doğru giderken, vatandaş çözümü nerede bulabilecek?
Bu soruya verilebilecek en kestirme yanıt, kuşkusuz yeni oluşumlar olurdu. Ama son Ergenekon operasyonu bırakın yeni oluşumları, neredeyse tüm fikir gruplarını da zan altında bıraktı. Sivil toplum örgütleri, dernekler, Türkiye için fikir üreten, söz söyleyen, proje geliştiren neredeyse herkes -ne olduğunu hala bilmediğimiz- Ergenekon’la özdeşleştirildi. Vatandaşın parlamento dışındaki arayışının önüne geçen son Ergenekon dalgası yeni siyasi oluşumlara ve fikir gruplarına kuşkuyla bakılması amacına kısmen de olsa ulaştı.
Hem TBMM’deki hem dışarıdaki partilerin derin krizlere sürüklendiği, yeni oluşumların önünün kesildiği bir süreçte, vatandaşın önüne konulan alternatifler ise düşündürüyor. Kendine hiçbir çıkış yolu bulamayan vatandaşın önüne çok iyi bildiği(!) isimler yeniden konuluyor. Geçmişte partilerini baraj altında bırakan ve başarısızlıkları nedeniyle siyaset dışı kalan eski liderlerle Kemal Derviş etrafında geliştirilen senaryolar, birilerinin bu isimlerin önünü açtığı izlenimi doğuruyor. Farkında mısınız bilmem ama bütün şartlar eskilerin yeniden yönetime gelmesi için hazır görünüyor(!)
Vatandaş her ne kadar “aynı filmi görmek istemiyorum” dese de; vatandaşın önüne konulabilecek siyasi alternatiflerin önü bir bir kesiliyor. Sistemi kim çökertiyor sorusuna şimdilik temkinli yaklaşsak da, çöken sistem kimi yükseltiyor sorusunun cevabını bulmak çok da zor değil…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS