İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

ÜMİT ZİLELİ - ‘Ahlak, Haysiyet ve Namus’…

Temmuz 10, 2008 - CUMHURİYET, ÜMİT ZİLELİ

Ergenekon iddianamesi önceki gün Taraf gazetesinde, hem de dört başı mamur bir şekilde açıklandı!..

Röportajcı Neşe Düzel sordu, verdiği yanıtlardan sorgulara bile katılmış olabileceği izlenimi veren köşeyazarıAli Bayramoğlu “dehşet senaryosunu” açıkladı!.. Bayramoğlu’nun müthişaçıklamalarına geçmeden önce, Düzel’in bu zatı nasıl tanıttığına bakalım.

- Ergenekon örgütü nedir?.. Medya ilişkileri var mı?.. Son iki yıldır işlenen cinayetlerle ilgisi var mı?.. Ergenekonun tümü yakalandı mı, yoksa ordunun içinde hâlâ ayakları var mı?.. Bütün bunları, Türkiyedeki sistemin işleyişini çok iyi bilen ve bu suçlarla ilgili yazılar yazan Ali Bayramoğluna sorduk.

Sistemi çok iyi bilen bu zat da hiç nazlanmadan tüm soruları yanıtlayıveriyor!..

***

Neşe Düzel soruyor:

- Darbe hazırlıkları Şener Eruygurun Jandarma Komutanı olduğu döneme dayanıyor. O zamandan beri sürüyor mu darbe yapma isteği?

Ali Bayramoğlu yanıtlıyor:

- Evet sürüyor. Bugün Türkiyede değişime karşı direncin iki büyük kolu var. Biri yasal kol. Diğeri yasadışı kol. Yasal kolu silahlı kuvvetlerin karargâhı temsil ediyor. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ bugün siyasete müdahaleleriyle ve AB karşıtı açıklamalarıyla yasal kolu temsil ediyorlar. Yasadışı kolu ise darbe yapmaya kalkışan Şener Eruygur ve arkadaşları temsil ediyorlar.

Müthiş değil mi?!. Şu anda komuta kademesinin zirvesindeki iki komutan, Yüksek Askeri Şûra toplantısına bir ay kala, Ergenekon’un içine bir güzel yerleştirildikten sonra, sıra medyaya geliyor. Bayramoğlu, hiç utanıp sıkılmadan, darbe toplantılarına medya mensuplarının da katıldığını, bir tek isim bile açıklamadan anlatıyor.

Bu noktadan sonra ise bu zat “haysiyet cellatlığı”nın en uç noktalarına dek tırmanmaktan kaçınmıyor. Yakın arkadaşı röportajcının “Son yıllarda yaşadığımız hangi eylemler Ergenekon ile bağlantılı?” sorusuna, sorgu odasından henüz çıkmış bir tavırla şu alçakça yanıtı veriyor:

- Cumhuriyet mitingleri, Malatya katliamı, Danıştay saldırısı, Hrant Dink cinayeti, Trabzonda papazın öldürülmesi, hepsi Ergenekonun işi…

Milyonlarca insanın katıldığı mitingleri, failinin gerici cinayeti mahkeme kararıyla sonuca bağlanmış Danıştay saldırısına, Malatya katliamına ve diğer alçakça cinayetlere bağlamak için insanın olsa olsa “özel görevli” olması gerekir!. Çünkü bu yapılanın bırakın gazetecilik ahlakını, insan olmanın en asgari değerleriyle bile bağdaşmayacağı açıktır…

***

Röportajın sonlarına doğru, ipin ucunu iyice kaçıran özel görevli”, adeta savcılığın, Bakanlar Kurulu’nun ve dahi Genelkurmay’ın içinden ses vermeye başlıyor!.. Bakın önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nı nasıl gömüyor ve bu arada soruşturmanın savcısını nasıl bir töhmet altında bırakıyor!..

- Mesela İstanbuldaki Başsavcının da gözaltılardan, aramalardan haberi olmadı.

Başsavcının orgenerallerin soruşturulmasından çok rahatsız olduğu, operasyonu engellemeye çalıştığı ve askerlere bilgi verdiği ileri sürülüyor. İstanbul Emniyetinde ve adliyesinde çeşitli bölünmeler var. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ve arkadaşları Başsavcıyı by-pas ediyorlar… Siyasi iktidarın operasyona yüzde yüz desteği var.

Akıl almaz değil mi?!. Söyledikleri yalan da olsa, doğru da olsa çok ama çok vahim.. Tek bir paragrafta işlediği suçlar bir tarafa, “Böylesine mahrem bilgilere nasıl ulaştın arkadaş” diye sorarlar adama!..

Bitmedi, bu zat, hükümetin Şemdinli soruşturmasında yapamadığını şimdi yaptığını, varlığını sürdürebilmek için bunu yapmak zorunda olduğunu da bir güzel anlattıktan sonra, Yüksek Askeri Şûra’da kaç generalin tasfiye edileceğini de büyük bir rahatlıkla ekliyor ve noktayı koyuyor!..

Ben de sevgili Hikmet Çetinkaya’nın dün köşesinde yaptığı çağrıyı yineliyor, sorgucu kılıklı bu zat hakkında suç duyurusunda bulunuyor, cumhuriyet savcılarını göreve çağırıyorum. SKY Türk’de, kendisini ordudan ihraç edilmiş binbaşı olarak gösterecek kadar alçalanlara emeklilik belgesini sallayarak yanıt veren Erol Mütercimler’in sözlerine atıfta bulunarak noktalayalım:

- Hani ahlak, haysiyet ve namus nerede?..

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS