Taylan SORGUN - Ergenekon Sürerken: 1- Teröre Kapsamlı Af Talebi, 2- KKTC’nin Sonuna Doğru- Neredeyse 27 Mayısçılar- Ve Başıma Gelen…
Temmuz 10, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN
Hazırlık soruşturmaları gizlilik özelliğindedir. Ama, şimdi şu hale bakınız. Nereden çıktığı belli olmayan, kaynağı meçhul ha babam, de babam darbe planları havada uçuşur olmuştur. Kaynakları meçhuldür, ama, “belli kaynaklarca” yayımlanıp durmaktadır. Yenisi neymiş? “Eldiven” darbe planı. Şimdi havada kaynağı meçhul, kim tarafından “yayın merkezi” gibi görülmeye başlayan yere verildiği belli olmayan şu darbesi bu darbesi bir de “eldiven” eklenirken bir de bakıyorsunuz ki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık buharlaştırılmak üzeredir.
1- ÖZKÖK’ÜN DOĞRUSU…
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni meslekdaşımız Ertuğrul Özkök’ün salı günkü yazısının başlığı “5 derste darbeci olunmaz” idi. Ne olur ne olmaz dikkatle okudum. Soruşturmanın ciddiyeti üzerinde de artık tartışma başlamıştır. Hazırlık soruşturması gizliliği ortadan kalkmıştır. Özkök meslekdaşımızın yaratılan ortam için yazısının sonundaki cümle de şöyledir: “…Böyle olunca da ister istemez insanın aklına Devlet Bahçeli’nin tesbiti geliyor: Ülkemiz gerçekten bir korku imparatorluğuna mı dönüştürülüyor?…” 2- TERÖRE AF TALEBİ…
Bütün bu işler olurken, darbe planları havada uçuşurken, bir de bakılmıştır ki, “kimlerce organize edildiği belli olan” Abant Platformu denilen kaynaktan emperyalizmin tetikçisi teröre kapsamlı af talebi gündeme getirilivermiştir. Tabii “kapsamlı” olunca da dün de söylediğim gibi her halde eli kalı terör başı da bu af talebi kapsamına dahildir. Üstelik bir gün önceki beyanlar arasında teröre kılıf da bulmuşlardır.
3- KKTC TARİH OLUYOR…
Hatırlayınız, bu sütunda ne zamandır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “tarihe intikal etmek üzeredir” diye ısrarla yazıp durmuşumdur. KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş, orada “…Yine Rum’a esir edileceğiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sonu getiriliyor…” diye çırpınıp durmaktadır. KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile Kıbrıs Rum Kesimi başı Hristofyas anlaşmışlardır. Talat bu anlaşmayı doğrulamıştır. 4- “KKTC TABİİ YOK OLACAKTIR”…
Pazartesi günü verilen haberlerde, KKTC Cumhurbaşkanı Talat iki federalden oluşan bir devlet yapısından söz etmiştir. Sorulan bir soru üzerinde de “tabii böyle bir durumda artık KKTC’nin olmayacağını da…” açıkça belirtmiştir. Kıbrıs’ta artık geçmişe dönülmek üzeredir. Sonuçta: 1- Washington, 2- Brüksel, 3- Yunanistan’ın siyasetleri yerine oturtulmuş ve KKTC’de artık tarih olmak üzeredir. 5- TÜRK ORDUSU BİRLİĞİ…
Geçtiğimiz günlerde de Talat ile Hristofyas görüşmesinin ardından Hristofyas bir Rum gazetesine yaptığı açıklamada “Türk birliklerinin Ada’da işgalci olduğu” yolunda “maskaraca” bir açıklama yapmış, bu konuda Talat ile anlaştıklarını beyan etmişti. KKTC’deki Türkler’in önemli bir bölümü buna “tepki” gösterirken, “Yes annemciler” herhalde sevinçlerinden “göbek atmışlardır.” Kimbilir şimdi “Yes annemciler ile” “Yes annemi alkışlayan Rumlar arasından” ne işbirlikleri vardır? Tabii şimdi Türk Ordusu birliğinin Ada’dan çekilmesi de gündeme getirilecektir. 6- SİYASİ İKTİDAR…
Şimdi Kıbrıs’ta bunlar yaşanırken acaba siyasi iktidar ne yapmaktadır? Ne Dışişleri Bakanı’ndan ses vardır ne de Hükümet çevrelerinden. Akla şu gelmektedir: AKP siyasi iktidarının Kıbrıs siyaseti ne durumdadır. Acaba ilgilenmekte midirler…? Bakınca bir “ilginin varlığı görülmemektedir.” Demek ki, KKTC artık kaderine terkedilmiştir. Daha doğrusu Talat ile Hristofyas’ın ellerine bırakılmıştır. İşte siyasi iktidarın bir tarihsel hatası daha bugünlerde netleşmektedir. 7- OHHOOOO KİM BAKACAK…
Ergenekon soruşturması ile ilgili belgeler, durmadan ortaya çıkarılan ve “Yayın merkezi” tarafından patlatılan(!) yeni, yeni darbe planları varken canım kim bakacaktır ki Kıbrıs’ta ne olduğuna? E ama canım zaten şu kimi Liberal takımcılar “…Canım bu Kıbrıs meselesi Avrupa Birliği siyasetimiz önünde engeldir…” diyip durmamakta mıdırlar? Eh işte neymiş engelmiş. KKTC mi “Verin gitsin”… Kimi liberallerin de şanındandır… Veriverin gitsin… 8- HİÇ ŞAŞIRMAYINIZ…
Bakınız, Abant Platformu’nda ortaya atılan “teröre kapsamlı af” yakında neler getirecektir. Hep beraber göreceğiz. Görülecektir. Şimdi bir soruşturma ve soruşturmanın havası vardır. İddianame yoktur. Yargı kararı yoktur, ama, kimi çevreler öyle bir kamuoyu yaratmaya çalışmaktadırlar ki, şimdiden “Mahkumiyeti” ilan edivermişlerdir. İşte şimdi kimileri için fırsat bu fırsattır. “Canım şu teröre af işini de bir halletsek” telaşındadırlar. Yakında bunu daha geniş boyutlu görürseniz hiç şaşırmayınız.
9- SELÇUK’UN SORUSU…
Mesleğimizin değerli ustalarından İlhan Selçuk da salı günkü Pencere sütununda “Soruşturmanın sorgusu” başlıklı yazısını şöyle noktalamıştır: “…Ergenekon soruşturmasının amacı belli. Ama, o amaca ulaşabilecek mi? Bütün ömrünü terörle mücadeleye hasretmiş iki yüksek rütbeli komutanı terörist diye yargılamak ne demek? Evet bu sorunun yanıtı, sorunun içeriğindedir…” Havada uçuşan darbe planları, havada uçuşan darbe planlarının “yayın merkezince” yayımlanması daha neler de neler… E canım hani hazırlık soruşturmaları gizli olurdu? 10- BAKACAKKADILI MUHAMMET…
Şu, Bakacakkadılı Muhammet‘in başına gelenlere bakınız. Vatandaş Bakacakkadılı Muhammet, Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Balbay meslekdaşımıza bir mektup yazmış demiş ki, şu şu isimler CHP’ye girerlerse iyi olacaktır… Topu topu 36 kişi. Aralarında bir önceki Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer de var. Alınız size bir darbe günlüğü Balbay, meslekdaşımıza sormuşlar “bu nedir” demişler? Ne desin ki Balbay… Eee bizim mesleğimizin sürprizidir bunlar…
11- BENİ DE YAKALAMIŞLARDI…
Bakın size bir hikaye anlatayım: Yakın tarih belgesel kitaplarımı hazırlıyordum. Taa kaç yıl olmuştur? Sıkıyönetim vardı. Bir pazar günü evlerde arama yapılıyordu. O gün pazardı, çalıştığım gazeteye izinli olduğum için gitmemiştim. Benim de kapımı çalmışlardı. Polis arkadaş içeriye girdi. Yanında başkaları da vardı. Yazı masamın üzerindeki daktilo ile yazılmış sayfaları okumaya başladı. Birden aşağıda ki yüzbaşıya seslendi: “…Çok muhim birşey yakaladım komutanım gelir misiniz?…” dedi.
12- VE BİR KAHKAHA…
O günlerde Enver Paşa’nın amcası Halil Paşa’nın belgeseli kitabımı yazmakla meşguldüm. Halil Paşa’nın İttiihat ve Terakki’ye nasıl girdiğini anlatan sayfalar masanın en üstündeydi. Yüzbaşı, polis arkadaşın gösterdiği sayfaları okuyunca bana şöyle demişti: “…Bir imzalısını rica ederim…” Polis arkadaş şaşırmıştı. Yüzbaşı, polis arkadaşa döndü: “…Arkadaş kitap yazıyor. Halil Paşa’yı anlatıyor. Harbokulun’daki derslerde biz de Halil Paşa’yı öğrenmiştik…” dedi. Polis arkadaş dahil bir kahkaha kopmuştu. Evdeki yardımcı kadının ikram ettiği kahveleri içip gittiler… Aradan zaman geçti dört kitabımdan birisi olan o kitap yayımlandı. Yüzbaşı’ya göndermiştim… 13- NEREDEYSE 27 MAYIS…
Şimdi “gizliliği kalmayan” bu Ergenekon soruşturması sürerken “öyle tipler” ortaya çıkmaktadır ki, şaşmamak elde değildir. Kimileri, neredeyse “…Şu 27 Mayısçı’lardan kalanlar varsa yargılamaya onlardan başlayalım…” bile demeye kalkışacaklardır neredeyse… 1957 yılında bu gazetecilik mesleğine başlamıştım. Halâ sürüp gitmektedir. Bizim nesil neler görmüş, neler yaşamışızdır. Ama çoğumuz tarih önünde hep doğru imtihan vermiştik. Veremeyenler şimdi yokturlar.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.