İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

ŞÜKRAN SONER - Takılı Teyp..

Temmuz 10, 2008 - CUMHURİYET, ŞÜKRAN SONER

Büyük Zonguldak direnişinin son gecesiydi. İki dağ arasındaki Ankara yolu, Karayolları aracı ile, arkasında dikenli teller, mayınlar, polis, jandarma birlikleri ile kapatıldıktan sonra, sabah Devrek’ten on binler olarak yola çıkmış işçiler, köylerden gelen destekle sayıları yüz binlere çıkmış olarak, “İsrail kapısıdedikleri bu noktada tıkanıp kalmışlardı. Yine de İsrail kapısından, Devrek’e uzanan karayolu üzerinde, gece karanlığında tarihi bir direnme gücünü yaratmışlardı. Gece yarısı Ankara yolu ışık içindeydi. Köylerden gelmiş her tür araç, birbirine girmiş, bir kamyonun üstünde tüpler kullanılarak çay pişiriliyor, işçilere servis yapılıyor, bir traktörden elma, bir minibüsten peynir dağıtılıyordu. Her maden işçisinin elinde bir naylon torbası, koltuk altında battaniyesi vardı. Kimse ekmeksiz değildi. Öbek öbek yol üstü yakılan odun ateşi çevrelerinde türküler söyleniyordu…

Zonguldak, kentlisi - köylüsü kenetlenmiş, gerçekleştirdikleri halk ayaklanması, direniş havasına uygun, karla kaplı orman içi yolda anlatılması zor bir görüntü oluşturmuşlardı. Arabanın içinden bir ateş çemberi eğlencesinde su birikintisine düşen bir insan gördük. Herkes yardıma koştu, arabaların farları aydınlatmada kullanıldı, yaralı işçi alnından akan kanlar içinde sudan çıkarıldı. Kurtarılmasının sevinci içinde, daha çok şaşkınlıkla Özalın …küfrünü tekerlediğine tanık oluyordum. Maden işçileri, Zonguldak halkı, Özalizmin madenleri kapatma kararlılığına yöre halkının mahkûm edilmesine karşı öylesine kenetlenmişlerdi ki, buzlu karlı zemini karanlıkta göremeyip suya düşen işçi, başına gelenden Özalı sorumlu görüp ona küfredecek kadar davası ile bütünleşmişti..

***

Bana bu güzel anıyı anımsatan, teyp takılması türünden son günlerin kimi söylemleri, hiç de öyle insancıl bir hak arama savaşımı içerikli değil. Soros -Fethullah fonları, ABD emperyalizmin BOP projeleri, emperyal güç odakları ilişkili, tekmili birden Türkiye’ye ılımlı İslam donu biçme içerikli, ortak koronun takılan teypleri çok fena cızırtılı sesler çıkarmaktalar. Kanlı petrol odaklı emperyal işgalin her tür insan haklarını, evrensel hukuku, savaş hukukunu bile ihlal eden uygulamalarının hizmetinde, peşinden gidenlerin teypleri takıldığında, çıkan ses, ekmek, yaşam hakkını arayan maden işçisi, Zonguldak halkınınki gibi insan sıcağı içerikli hoş seda olacak değil ya…

Hrant Dink, Trabzon papaz, Malatya misyonerler.. cinayetlerinin tetikçilerinin arkasındaki güçler arasında en azından teröristi, tetikçiyi yetiştiren, besleyen ortam anlamında bir bağ kurmanın elbette anlamı var. İnsan hakları, demokrasiden payını alamamış, sosyal boyutunda yoksulluk, yoksunluk, eğitimsizlik, ilkel boyutlarda ayırımcılık, ırk ve dinde çözüm arama, Türk-İslam sentezi çerçevesinin dışına çıkan her birey ve örgütlenmeyi düşman belleme… Kişisel kanımı sorarsanız, tetikçileri belli bu cinayetlerde azmettirenlere, gerçek faillere ulaşmamda AKP iktidarı, Erdoğan hükümetlerinin zaafı, suçu var. Emniyet, bugünün derin devleti kadrolarındaki tarikatçı kadrolaşmaların da büyük payı. Artısı cami katilamı dahil bu türden cinayetlerde, AKP iktidarlarının siyaseten dayandıkları oy tabanı nedeni ile, gerçek failleri, azmettirenleri yakalatmayı göze alamayacağı çok açık.

Çok demokrat, çok insan hakları savunucusu birileri ortaya çıkıp da bu cinayetleri Ergenekon’la ilişkilendirmeye kalkıştıklarında da ortaya çok cızırtılı, çirkin bir takılı teyp sesi çıkmış oluyor. Yargıcı öldüren, Cumhuriyet’e atılan bomba failleri, tetikçi, hem de bir hukukçu iken, açık açık, türban kararları nedeni ile eylemi gerçekleştirdiğini itiraf ediyor, yargılanıyor, mahkûm oluyor. Bizim teybe takılmış cızırtılı, kulak tırmalayan sesler çıkaran koro tayfası, Ergenekon, Ergenekon..diye sayıklıyorlar.

Dünkü gazetelerde yer alan, Kuddusi Okkırın eşinin, İnsan Hakları Derneği’nde yaptığı basın toplantısı görüntüsü ve haberinden bile utanmıyorlar. Aslında ironi gibi bir tablo; neyle suçlandığını öğrenemeden bir yılı aşkın hapiste kalıp kanserden ölen işadamı, derin devlet, Ergenekon çetesi, terör örgütünün para babası ilan edilmişti. Kürtçülükle damgalanmış İnsan Hakları Derneği’nin yöneticileri arasında, insan haklarını arayan bir milliyetçi çete, terör örgütünün para babasının eşi…

Takılmış cızırtılı teypten çıkan Ergenekon, Ergenekon.. seslerinin güncel gündeminde elbette en üst rütbeden emekli komutanlar var; yayımlanmamış iddianame bağlantılı senaryoların bini bir para. Baskın operasyonlarında ele geçmiş bilgisayar bilgileri, sahibinin reddettiği, kimilerinin sesiz kalıp, kimilerinin kabul ettikleri söylenen anı defterlerinin içerikleri ile birbirinden renkli darbe senaryoları yazılıyor. Ortada bir tek darbenin kendisinin kanıtı yok. Laf aramızda, alınırken birer kopyası sanık ve müvekkilerine verilmediği için var olduğu söylenen bilgisayar bilgileri, anıların tümünün de hukuk değeri sıfırla eşdeğer…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS