İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

ORHAN BURSALI - Yurttaş Haklarını Koruma

Temmuz 10, 2008 - CUMHURİYET, ORHAN BURSALI

 Kuddusi Okkır olayının aynasında, devlet ve kurumları ile bu devlet aygıtını yöneten bugünkü siyasal iktidarın, içinde bulunduğu insan-düşmanı, insan hak ve özgürlükleri düşmanı, hukuk ve adalet düşmanı yüzü yansımaktadır.

Okkır’ın “sağlık-yaşam günlüğ”nü, Serhat Oğuzun (Milliyet, 8 Temmuz, teşekkürler Serhat!) haberinde okuduğumda doğrusu insanlığımdan, kendimden, onu orada tutan adalet ve mahkeme sisteminden, devletin sağlık sisteminin sefilliğinden, yemin etmiş sağlık personelinden utandım!

Okkırı ölüme götüren süreç”, bilinçli, kasıtlı, planlı bir cinayetin anatomisi gibidir!

Bu döngüye düşen kimsesizlerin, siyasi muhaliflerin, özellikle hastalandıklarında kendilerini neyin bekleyeceğinin göstergesidir.

Kuddusi Okkır,Ergenekonadıyla kamuoyuna yansıyan davanın tutuklusu! Sonu”, bu davanın bütünüyle de ilgili! Sadece bu olay bile, davanın türü, niteliği, dayanakları, adilliği, hukukiliği üzerine, kamuoyunda büyük sarsıntılara, yanılgılara, güvensizliklere yol açmıştır!

***

Sistem, alet olarak kullandığı namussuz medyasıyla, yazarı ve çizeriyle,Ergenekonun finansörüolarak daha ilk adımda, Okkır’ı kamuoyunda “suçsuz infazetmişti! Kamuoyuna bugörüntükazındıktan sonra, sıra Okkır’ın canının çıkartılmasınagelmişti!

Tutukluluğunun 10. ayında, nisanda, Okkır’ın ölüm süreci başladı! Sistem sandıki Okkır psikolojik bozuklukyaşıyor! Onu, tek kişilik hücresinden üç kişilik hücreye nakletti! Oysa Okkır kanserin pençesine düşmüştü ve hızla zayıflıyordu!

Sistem, Okkır’ı ruh ve sinir uzmanlarına (Bakırköy) gönderdi: Okkır depresyongeçiriyordu! Depresyonun yanı sıra bir dezatürreolmuştu! Sistem bu defa onu göğüs hastalıklarına (Bayrampaşa Devlet) gönderdi!

Orada görüldü ki, bir de akut böbrek yetmezliği var! DoğruHasekiye! Bir gün sonra da yeniden Bakırköy’e! Oradan yoğun bakımı olan tam teşekküllü bir hastaneye! (Yedikule) Bütün bunlar 18 Nisan ile 6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşti! Tükürük testi yapıldı ve bir gün sonra da yine zatürre teşhisi ile Haseki’ye, aynı gün Bayrampaşa Cezaevi’ne, oradan yeniden hastaneye ve oradan da Tekirdağ F tipi evine”…

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kanser teşhisi konduğunda, tarihler 11 Haziran’ı gösteriyordu! Okkır bir canlı cenaze gibi sayısız hastane, sayısız doktor, uzman arasında gezdirilmiş ve canına okunmuştu!

Sistem baktı ki ellerinde ölecek, Okkır’ı 1 Temmuz’da acele tahliye etti…

6 Temmuz’da ise sistemgörevini yerine getirmişti! Bütün doktor dizi filmlerine taş çıkartacak, ödüller kazandıracak bir ölüm serüveni!

Bucinayetbile davayı haksız, insanlık dışı, hukuksuz yapmaya yeter!

***

Bırakın Okkır’ı, dava, İlhan Selçuk’a fikri liderlik gibi ne idüğü belirsiz bir suç yükleyen yanıyla da, ifade ve düşünce özgürlüğüne karşı yönünü de gösteriyor! Ergenekon, bu niteliğiyle, AKP’ye şiddetle karşı olanları sindirmeyi amaçladığı; dahası, onların siyasi bir merkezi partide örgütlenmelerini ve ciddi bir seçenek olarak ortaya çıkmalarını da engellemeye yöneldiği izlenimini veriyor!

Muhalif herkes sanki bir Ergenekon hapishanesine sokulmaya çalışılıyor!

Dava o kadar siyasileşti ki, AKP yandaşı basın ve kalemşörlerin “hayattaki tek tutanağıdüzeyine yükseldi! İktidar sahiplerinin ve yandaş medya vedemokratkılıklı kalemşorlarının gözleri kararmış durumda: Vurun, kırın, öldürüntürü kan akıyor manşetlerinden ve kalemlerinden!

Yıllarca F tipi cezaevi manzaraları çizenler vemazlumlarınsavunucu rolüne bürünenler, sıra Okkır’a karşı işlenen bu cinayete gelince, insanlıklarını, demokratlıklarını bir şapka veya palto gibi askıya asmışlar! Yüzleri gülerek, manşetlerinden, köşelerinden sırıtıyorlar!

Üstelik Meclis’te insan haklarından sorumlu,sorumsuz insanbileBu tür olaylar her gün oluyordiyecek kadar kendinden geçmiştir!

***

Okkır olayı adeta bir suç devleti veya örgütü biçimini yanımızda ve içimizde bizim nasıl yaşattığımız sorununu gündeme getiriyor.

İktidara, yalaka medyaya, sisteme ve suçlu kollarına karşı, hemen ve derhal, Yurttaş Haklarını Koruma Derneği veya vakfı kurulmalı, veya var olanlardan biri derhal bu görevi üstlenmeli!

Türkiye, yurttaş haklarına karşı büyük saldırıların başladığı bir döneme girdi!

En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün hukuk, adalet, insanlık suçlarını hemen izleyecek, yurttaşlık haklarını koruyacak ve gerekli bütün yasal ve siyasal süreçleri hemen başlatacak böyle bir kuruluşa, büyük bir şiddetle ihtiyaç var!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS