İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Taylan Sorgun - “Ulusalcılığa, Milliciliğe, Milliyetçiliğe” Karşı Olanlar “Siz Nerdesiniz?” İktisadiyatta, “Sforzacı mısınız?” Kemalizmi Biliyor da mı” Karşı Çıkıyorsunuz?…

Temmuz 08, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN

Savcılık iddianamesi henüz ortada yoktur. Hazırlandığı söylenmektedir. Göz altında bulunan ve tutuklananlar hukuk diline göre “sanık” ya da “zanlı” konumundadırlar. Ama, siyasetin içindeki birileri tarafından ve kimi medyaca “suçlu ilan edilivermişlerdir.” Ergenekon soruşturması ile ilgili olarak, bir siyasetçi ya da bir başkası, bazılarının işine gelmeyen sözler etti mi, hemen ona karşı bir “suçlama kampanyası” açılıvermektedir. Şimdi öyle şeyler olmaktadırki, neredeyse artık, kimileri “Ulusalcılık, milliyetçilik, millicilik, ulus devlet, üniter devlet yapısı” kavramları “yasaklanmalıdır” diyebilecek gibi görülmektedirler. Hele hele iktisadiyatın perişan olduğunu söylemek ise neredeyse bir suç olabilecektir.

1- PEKİ SİZ NECİSİNİZ?…

Şimdi dikkat: Kimi ağızlarda, bazı ekranlardaki tartışmalarda “öyleleri” ortaya çıkmaktadır ki, mesela kendi maksatlarına uymayan sözler edene “…İşte ulusalcısın sen…” diyebilecek yere gelmişlerdir. “Ulusalcılık” kavramı şimdi “Ulus devlet, devletin ve milletin bütünlüğü” anlamında kullanılmaktadır. O alleme-i cihan kimileri bunu sanki “bir suç” olarak karşılamaya başlamışlardır. Kendi maksatlarına matlup bir siyaset bulmuşlardır. 2- EYALETÇİ MİSİN SEN…

“Ulusalcılığı eleştiren” o malum alimlere (!) sormak gerekmektedir. “…Peki siz ya da sen, eyaletçi misin?…” Malumdur, Brüksel ve Washington’un perde arkası siyasetinde Türkiye’nin eyaletlere ayrılması, Güneydoğu Anadolu coğrafya bölgemize “özerklik verilmesi” de vardır. Türkiye’nin eyaletlere ayrılması, Güneydoğu Anadolu coğrafyamıza özerklik talebi “Washington’un Genişletilmiş Ortadoğu Projesi” satırları arasında da vardır. Şimdi o zatlara sormak gerekmektedir, kimden yanasın? 3- TERÖRÜ BERAET ETTİRMEK…

Şimdi bakınız, tam bu ortamda 5 Temmuz günü Abant Platformu toplatılmıştır. Pardon toplanmıştır. Kimler yoktur ki o toplantıda? Toplantı nın özet başlığı dünkü Milliyet Gazetesi’nin 24′üncü sayfasında vardı. Başlık şudur: “…PKK terörü, çözülemeyen Kürt sorununun sonucu…” Şimdi yeni emperyalizmin Türkiye üzerindeki siyaseti ile bağlantılı olarak ortaya çıkarılmış bulunan PKK tetikçi terörü neymiş gördünüz mü? Konuşmacılar arasında siyasi iktidarın siyasetini övenler de bulunmaktadır. Mesela Mehmet Altan, mesela Mümtaz’er Türköne. 4- ŞEYH SAİT’TEN, NASTURİYE…

Peki Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde zamanın, İngiltere’sinin “Şark Masası”nın arkasında olduğu tarihen tesbit edilmiş bulunan Şeyh Sait ayaklandırmasının tam da Musul Meselesi’nin Cemiyet-i Akvam’da müzakeresi sırasında ortaya çıkarılmasına ne demek lazımdır. Şeyh Sait, zamanın Nakşibendi şeyhi Seyyit Abdülkadir’e bağlı idi. Bir eline “Güneydoğu Anadolu’nun Kürt Emareti (Kürt devletçiği)” öteki eline de, milletin kutsal din duygularının istismarı verilmişti. Peki Nasturi ayaklandırması sırasında İngiliz uçaklarının ayaklanmayı bastıran Türk Ordusu kuvvetleri üzerine bomba atmaya kalkışmasını biliyorlar mı bu zatlar? Geçiniz… 5- ONCA ŞEHİT VARKEN…

“Emperyalizmin tetikçisi terör” Türk Ordusu’ndan, şehitler almıştır. Kundaktaki bebekleri bölge halkını yıldırmak için kurşunlanmıştır. Halâ yeni emperyalizmin tetikçisi olarak pusular kurmakta, teröre devam etmektedir. Peki talepleri nedir? Türkiye’nin bir coğrafi bölgesinin ayrılmasıdır. Şimdi Abant Platformu’nun “daha ileri boyutundaki” toplantıları artık daha çok görülecektir. Çünkü ellerine yeni fırsatlar geçmektedir. 6- PEKİ “GAYRİ MİLLİ MİSİNİZ”?…

Milliyetçiliğin karşısındadırlar. Türkiye’nin milliyetçiliği, felsefesini Mustafa Kemal Paşa’nın Atatürk’ün başlattığı Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali felsefesinden almaktadır. Peki buna da mı karşısınız? Bu milliyetçilik esasını, kavramını reddetmek hangi anlama gelmektedir? Ama, zaten yeni emperyalizm bu milliyetçilik düşüncesine ve felsefesine karşıdır. Çünkü, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali karşısında aldıkları tarihsel yenilgi onların, tarihsel emeperyalist ve müstemlekeci siyasetlerini önlemiştir. Şimdi milliyetçiliğe karşı tavır alan o zatlara sormak gerekmektedir, “Peki sen necisin, gayrı milli misin?” söyleseler de anlasak. Açık olun.

7- MÜSTEMLEKEDEN YANA MISINIZ?…

“Millicilik” denilince kimileri neredeyse “bunu da yasaklayın” diyeceklerdir. Demektedirler de. Yani, milli tarım, milli endüstriye mi karşısınız? Ha ama o zatların ağızlarında “…Tarihsel hatalarla” çıkarılmakta olan “Yeni kapitülasyonları övmek” de vardır. Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki kapitülasyonların Anadolu’yu tam bir müstemleke haline getirdiğini bilmiyorlar mı? Ama, şimdi bunu da nerede ise savunacaklardır. 8- “DIŞA AÇIKLIK” ŞALI…

Şimdi “milli tarım yok edilmektedir, Türk köylüsü yabancı tarım ürünleri karşısında çökmektedir. Milli endüstri giderek yok edilmektedir. Bütün endüstriyel yapı “yabancılaşmaktadır, Türkiye 70 milyonluk bir tüketim toplumu haline getirilmektedir” denildi mi hemen ayağa kalkıvermektedirler. “Vay seni kapalı ekonomici, yani kapıları mı kapatalım”… 9- ENDÜSTRİ VE TARIM İŞGALİ…

Yabancı, dış sermaye ile “olması gereken ilişkiler” başkadır. Ama Türkiye’nin yabancı endütriyel hareketi ile yabancı tarım hareketi karşısında adeta saldırıya uğraması ve adeta endüstriyel ve tarımsal işgali de başkadır. Aslında “yeni müstemlekecilikten” başka birşey olmayan Globalleşme dedikleri şimdi Türkiye üzerine de çullanmaktadır. Şimdi “millicilik” denildi mi saçları havaya kalkanlara sormak gerekmektedir., “Kimden yanasınız?” 10- “GLOBALLEŞMECİLİK VE ÖTESİ”…

“Globalleşme şampiyonluğu” yapmaktan geri kalmayan kimileri aslında Türk köylüsüne, türk milli tarımına, Türk milli endüstrisine karşı, yabancılaşmayı, yani yabancı tarım dünyasını, yabancı endüstri dünyasını tarihsel hatalarla savunmakta olduklarının farkında mıdırlar? Kimileri farkındadıııır, farkındadıııır. Çünkü, işlerine öyle gelmekte sırtları “o merkezlerce” sıvanmaktadır.

11- SFORZA’NIN İZİNDEKİLER…

Mustafa Kemal Paşa’nın Atatürk’ün başlattığı Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nin zaferi sonunda emperyalizm Lozan’da yenilgisini kabul ettiğini imzalamıştır. Ama, o konferansta Kapitülasyonların reddine karşı çıkmışlardır. O Konferans’ta İtalyan Delegesi Kont Sforza, yenilmiş emperyalistler adına “…Şimdi kapitülasyonları reddediyorsunuz ama birgün iktisadi efendiniz yine biz olacağız…” demişti.

12- TARİH 1922 YILI İDİ…

Şimdi bakınız yeni kapitülasyoncu zatlar, ağalar, beyler: Tarih 1922 yılını göstermektedir. Yani Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali zamanıdır. Paris’te yayımlanan Petit Parisien Gazetesi yazarı Renin, Mustafa Kemal Paşa ile bir söyleşi yapmıştır. O söyleşi sırasında “iktisadiyatınız nasıl olacak?” diye sormuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın, Atatürk’ün cevabı aynen şöyledir: “…İstiklalimizin bila - kaydı şart (Kayıtsız ve şartsız olarak) tasdikini istiyoruz… Ondan sonra bu topraklar dahilinde tamamiyle müstakil, yani kapitülasyonsuz bir Türkiye yaşamasını istiyoruz…” 13- SORU: KİMDEN YANASINIZ…

Şimdi; milli iktisat diyince kızanlara soru şudur: Kont Sforza’nın siyasetinden mi yanasınız, yoksa Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nin temel esaslarından mı yanasınız? Kimilerinin neden, kimlerden yana oldukları zaten bellidir de “soralım bakalım” dedik işte. Hadi cevap gelsin. 14- KEMALİZME KARŞI İSENİZ?…

Şimdi kimilerinin ağzında “Kemalizme karşı olmak da” da vardır. Peki bu kavramın tarihsel kökünü biliyorlar mı acaba? “Rezil Mondros Teslimiyet Anlaşması, kepaze rezilden de öte Sevr sonrası “bizim aziz Vatan’ımızın bütün toprakları” işgal edilmişti. Emperyalizmin o işgal sırasında bu millet emperyalizmin katliamına uğramıştı. Tarih o acılarla doludur.

O işgal sırasında İstanbul’daki işgalci emperyalist devletlerin “Yüksek Komiserleri” kendi merkezlerine verdikleri raporda şöyle demişlerdir. “…İstanbul’daki hükümet göstermelikten ibarettir. Anadolu’ya Kemalist milliyetçiler hakimdirler. Bunlar siyasi, iktisadi tam bağımsızlık istemektedirler. Bu da bizim siyasi, iktisadi, askeri menfaatlerimize aykırıdır…” Peki şimdi soru: Kemalizmin esasını bilerek mi karşısınız? Eğer bunu biliyor da konuşuyorsanız, diyecek birşey yoktur, “çok şey vardır” da yoktur. Bilmiyorsanız önce öğrenip sonra konuşacaksınız. Aaa bakın isterseniz. Milliciliği, milliyetçiliği, ulusalcılığı, milli endüstriciliği, milli tarımcılığı, ulus milli devletçiliği, üniter yapıyı savunmayı yasaklattırın olsun bitsin. Ama ellerinden gelse bunu da yaparlar ya…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS