LALE ŞIVGIN - Balbay’ın sorgu hatıraları
Temmuz 07, 2008 - LALE ŞIVGIN, TERCÜMAN
GAZETEMİZ Genel Yayın yönetmeni Ufuk Büyükçelebi’nin serbest bırakılmasının ardından Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay da Ergenekon’dan sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. Mustafa Balbay da tıpkı Büyükçelebi gibi halkın teveccühü, alkışlar ve çiçeklerle karşılandı. Balbay’ın Pazar sabahı ART’de Emin Çölaşan ile birlikte Ankara Rüzgârı programına çıkacağını haber alan vatandaşlar çoktan, televizyonun kapısının önünde konuşlanmıştı bile. Balbay geldiğinde televizyonun önünde sevinç çığlıkları duyuluyordu. Alkışlar ve sevinç göz yaşları birbirine karıştı. Bu tablo Balbay ve Büyükçelebi gibi Atatürkçülerin yalnız olmadığını görmek ve göstermek açısından son derece önemliydi. İşin duygusal ve insani boyutu bir tarafa, Balbay’ın açıklamaları gerçekten tüyler ürperticiydi. Yaklaşık 3 saatlik yayında Balbay, her şeyi açık açık anlattı. Benim için en sarsıcı cümlelerden biri ise şuydu: “Amaç: TSK’da göreve gelecek komutanları tırnakları sökülmüş olarak masaya oturtmak” Balbay’ın bu tespiti durumun vehametini ortaya koyuyor. Birileri askerin elini zayıflatmak istiyor. Peki ama askerin zayıflatılması hangi çevrelerin işine gelir? Türk insanının bundan bir menfaati olmayacağı açık. Öyleyse TSK’yı, Atatürkçüleri yıpratmayı hedefleyen bu operasyon kimlerin işine gelir bu soruya yanıt bulmalıyız. Diğer yandan Balbay, içeride terörist başı Öcalan’ı getirip, sorgulayan Atilla Uğur paşayı görünce dağda kelle koltukta mücadele eden askerleri düşündüm diyor. Balbay düşünmekte haklı. Teröristbaşı Öcalan’ı getiren komutanın başına gelenleri gören asker, acaba terörist peşinde aynı azimle koşar mı?
5 günde 7 sağlık kontrolü
MUSTAFA Balbay’ın anlattıkları arasında ilginç bir not daha vardı. Balbay 5 gün içinde tam 7 kez sağlık kontrolünden geçirildiğini söyledi. Gece yarılarında uykudan kaldırılarak gidilen sağlık kontrolleri nihayetinde öyle bir sıkıntılı hal almış ki, Balbay bile durumdan usanmış. Balbay’ın da belirttiği gibi, bu kadar çok sağlık kontrolünden geçirilen bir insan sağlıklı olsa dahi sağlığı bozulur. Sağlık kontrolü adı altında yapılan muamelenin belli ki bir amacı var. O da karşıdaki insanı yıldırmak, sindirmek. Bu da psikolojik harbin bir parçası. Zaten hücrede kalan bir insanı sabahın 4’ünde 5’inde uyandırıp, “haydi sağlık kontrolüne gidiyoruz” demenin başka bir mantığı olabilir mi?
Polis şartlandırılmış
BALBAY’DAN trajikomik bir sorgu hatırası daha: Balbay ve polisler sohbete dalınca, bir polis memuru Balbay’a dönüp “Ülke gayet iyi gidiyor” demiş. Polisin bu sözüne güler misin ağlar mısın! Bu yaklaşım polis içindeki bazı unsurların Ergenekon operasyonuna son derece ideolojik yaklaştıklarının ve polisin nasıl da şartlandığının bir göstergesi. Balbay bu durumu şöyle özetliyor: “Polisin bir yapılanması var. Buradaki bütün görevliler işini yapıyor. Ama görev zinciri içinde AKP’nin görevlendirdiği bir halka var. Bu halka AKP medyasına servis yapıyor”


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.