SABAHATTİN İSMAİL - “Egemenlikten vazgeçmeyiz” diyemeyen bir Meclis ve MİLLİ KONGRE
Temmuz 06, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN
Aşağıdaki yazıyı, Talat ile Hristofyas′ın 21 Mart 2008′de yaptığı ilk görüşmeden sonra, 22 Mart 2008′de yazdım…
Talat′ın 21 Mart′ta sergilediği zavallı, aciz ve gaflet içindeki teslimiyetçi tavrı gördüğüm için, bunun arkasının geleceğini düşünmüştüm…
Yanılmadığım, 23 Mayıs ve 1 Temmuz′da yapılan görüşmelerden sonra açıklanan mutabakatlarla ortaya çıktı…O gün yaptığım değerlendirme, KKTC Meclisi′ne ve milletvekillerine yaptığım çağrı ve önerdiğim çıkış yolu bugün daha bir önem ve aciliyet kazandı…Yeni bir şey önermeye gerek yok…O gün ne yazdımsa bugün de aynen geçerli…Bu nedenle söz konusu yazımı noktası virgülüne kadar yeniden yayınlıyorum:
********
“Cumhurbaşkanı Denktaş, 2006 yılında Gaziveren - Çamlıköy direnişlerini anma törenlerinde yaptığı konuşmada KKTC Meclisine şöyle bir çağrıda bulundu:
” Masaya oturulmadan BM Genel Sekreteri ile pazarlık yaparak hangi şartlarda barış istediğinizi ortaya koyunuz. Rum′un Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık ve egemenliğini kabul etmemesi halinde masaya oturulmayacağını duyurunuz…EGEMENLİKTEN VAZGEÇMEYİZ DİYEMİYORSANIZ, tarih sizi affetmeyecektir..Gerekirse halk silah karşısında göğüs gerebilir, ancak şimdiki şartlarda kahramanlık, ′bağımsızlık ve egemenlik isteme′ diyen dünyanın karşısına dikilip ′Sen benim kahyam mısın? Sen bağımsızsın da niye ben değilim? Niye Rum egemendir de ben değilim?′ diye sormaktır…Meclis′ten halkın beklediği budur, yol göstericiliktir. Oy toplamak için birbirinizi suçlayarak yol katetmek değildir. Suçlayın birbirinizi içişlerinde; ama milli meselede particilik yapılmaz…Siyasetçilere sesleniyorum: Bütün olanlardan ve geçenlerden sonra partilerimiz el ele veremiyorsa, bir şeyi söyleyemiyorsa: ′BAĞIMSIZLIK KARAKTERİMİZDİR, ATATÜRK′ÜN YOLUNDAYIZ, EGEMENLİKTEN VAZGEÇMEYİZ′ diyemiyorsa, tarih sizi affetmeyecek, bu çocuklar sizi affetmeyecektir. Yapacağınızdan eminim…Annan Planı başkalarının biçtiği elbisedir. İçine sığamazsınız. İçine girerseniz sizi boğar… Annan Planı, KKTC′yi, bağımsızlığı ortadan kaldıracak ve Türkiye′yi Kıbrıs′tan çıkaracak bir plandır…Böylece Kıbrıs Yunan olacaktır …Vaatler karşılığı bağımsızlıktan vazgeçmemiz isteniyor…Bağımsızlığımızdan vazgeçersek azınlık oluruz…O zaman, Atatürk′ün önüne gelip yılda bir defa boyun eğmeyin. Elinden gelse uçar başınıza düşer o taş. Bağımsızlığınızdan, devletinizden vazgeçiyorsanız, ′şehitlerim′ diyerek gelip burada ağlaşmayın, senede bir defa… Kemiklerini sızlatacaksınız çünkü. Onların vermediğini, siz Rum′a vermiş olacaksınız. Tarihi bilin, gafil avlanmayın…HALKIN EGEMENLİĞİNE ÖLESİYE SAHİP ÇIKILACAĞI ANDINI İÇİN”
****
Bu veciz konuşmayı her Kıbrıslı Türk, her aydın, her milletvekili, her bürokrat, her sınıftan vatandaş beynine kazımalıdır…
Beynine kazımalı ve bağımsızlıktan, egemenlikten, devletten, Türkiye′nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçilmeyeceğini kararlılıkla dünyaya haykırmalıdır…
Cumhurbaşkanı Denktaş, bunun öncülüğünü Halkın iradesini temsil eden KKTC Meclisi′nin yapması çağrısında bulunmuştur…
Bunun için tüm siyasi partilerin, iç konularda aralarındaki çelişkileri bir yana bırakmasını, bağımsızlık-egemenlik konusunda birleşilmesini ve bu yönde bir karar çıkarılmasını istemiştir…
Bugün Kıbrıs Türk halkının ezici çoğunluğunun görüşü budur…
İçinde bulunduğumuz kritik dönemde Halkın ezici çoğunluğunun görüşüne uymak, çıkarılacak bir kararla masadaki pazarlık gücümüzü artırmak, “Meclisimizin kararı var, bağımsızlık-egemenlik, devlet ve garantörlükten vazgeçemeyiz” demek o kadar mı zordur?
-”Zordur, imkansızdır, gereksizdir, yanlıştır”, diyecek olanlara soruyorum:
- Meclis′te ettiğiniz yemin, bütün bu hususları içermiyor mu? Zaten, yaptığınız yeminde, bağımsızlığı, egemenliği, devleti koruyacağınıza dair namus ve şerefiniz üzerine and içmediniz mi?
Sormaya devam ediyorum:
- KKTC Anayasasının “değişmez ve değiştirilmesi dahi önerilemez” denen maddeleri bu hususları öngörmüyor mu? Bağımsızlık bildirgesi bu hususları içermiyor mu?
Ve, en önemlisi, yemin ettiğiniz kürsünün arkasındaki duvarda ” Egemenlik Kayıtsız Şartsız Ulusundur” diye yazmıyor mu?
O zaman yine soruyorum:
- Kayıtsız Şartsız Ulusun olan Egemenliği korumak Meclisin görevi değil mi? Eğer “değildir” diyorsanız, o yemini niye yaptınız, Atatürk′ün o muhteşem vecizesini oraya niye yazdınız, niye aday oldunuz, Meclise niye girdiniz?
- Kayıtsız Şartsız Ulusa ait olan Egemenliği ortadan kaldırmak için mi?
****
KKTC Meclisi de Cumhurbaşkanı gibi, eğer Halkın egemenliğini, bağımsızlığı ve devleti korumayacaksa, bunları ortadan kaldıracak anlaşmalara ve planlara tepki göstermeyecekse, milletvekilleri yeminlerine sahip çıkmayacaksa, meşruiyetini yitirecektir…
Böyle bir durumda ise Halkın egemenliğini her yolla kendi eline alması, milletvekillerine verdiği vekilliği geçersiz kılması ve egemenliğini kendi elleriyle doğrudan kullanması tek meşru yol olarak kalacaktır…
Bunun da yolu, bağımsızlık-egemenlik ve devletin ortadan kaldırılması tehlikesinin kapıya dayanması halinde, tüm Halkın temsil edileceği bir MİLLİ KONGRE′nin toplanması ve bu Kongrenin egemenliği kullanma yetkisini doğrudan kendi eline almasıdır….
Yani Atatürk′ün Erzurum ve Sivas Kongreleri′ni toplarken, sonra teslimiyetçi, ihanet içindeki İstanbul hükümetine karşı Ankara′da TBMM′yi kurarken izlediği yolu izlemektir…
İşler bu raddeye gelmeden, KKTC Meclisi, önce müzakerelere oturmak için önkoşullarını belirlemeli, milletvekili yemininde belirtilen bağımsızlıktan, egemenlikten ve devletten ödün vermeyeceğini alacağı bir kararla dünyaya ilan etmeli ve önkoşullarının kabul edilmesi halinde, belirleyeceği müzakerecilerini masaya bu kararla göndermelidir…”
*****
Evet, 3 ay önce böyle yazmıştım…Noktası virgülüne kadar bugün de altına imzamı atıyorum, çünkü bugün de aynen geçerli…


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.