İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Fikret Bila - Usul ile esasın dengesi ve Balbay

Temmuz 05, 2008 - FİKRET BİLA, MİLLİYET

Ergenekon iddianamesi merak ediliyor. Bir yılı aşkın süredir devam eden soruşturmanın sonunda gerçekleşen şok gözaltılar merakı daha da artırdı.
Nasıl artırmasın?
İlk kez bir emekli kuvvet komutanı ve emekli ordu komutanı gözaltına alındılar. Emekli Orgeneral Şener Eruygur ve emekli Orgeneral Hurşit Tolon…
Ve yılların gazeteci-yazarı, meslektaşımız Mustafa Balbay, Tercüman’ın Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi…
İlhan Selçuk’tan sonra Mustafa Balbay’ın da gözaltına alınması ve alınma biçimi başta biz gazeteciler olmak üzere toplumda şok yarattı. Keza çok üst düzey iki komutan için de bu geçerli…

Tanıdığım Balbay
Mustafa Balbay, yıllardır Ankara’da gazetecilik yapıyor. Uzun süreden beri de Cumhuriyet’in Ankara Temsilcisi…
Tanıdığım Balbay, kendini mesleğe adamış bir gazetecidir. Haberle yatar, haberle kalkar.
Görüşleri ise tüm kamuoyu tarafından bilinir. Toplumun gözü önünde bir gazetecidir. Sıkı bir Atatürkçüdür. Demokratik laik cumhuriyete gönülden bağlıdır. Eğilip-bükülmeyen bir yapısı ve kalemi vardır.
Tanıdığım Balbay, karınca incitmez. Balbay’ı, bir terör örgütü, bir çete, bir darbe girişimi içinde tahayyül etmek; silahla, bombayla, topla, tüfekle birlikte düşünmek mümkün değil…
O halde Balbay niye gözaltına alındı?
Tabii İlhan Selçuk için o yaşında gözaltına alındıktan sonra, “örgüte üye olmamakla birlikte o görüşleri savunmak” diye özetlenebilecek bir suçlama söz konusuysa, bu sorunun fazla anlamı yok.
Bunu yakında öğreneceğiz.
Balbay, emniyette susma hakkını kullandı. Savcının sorularını yanıtlayacağını söyledi.
Gözaltına alınan komutanlar gibi Balbay da savcıdan bir davet alsaydı, gider, sorulacak her soruyu yanıtlardı.
Sonuçta aynı şey olmadı mı?

Usul ile esas
Balbay yine savcının sorularını yanıtlamış oldu.
Hukukta uyulması gereken usul çoğu kez işin esasını korumak içindir. Esasa halel gelmesini önlemektir. Gözaltı da bu yöntemlerden biridir.
Ancak, usul uygulanırken sanki esasta karara varılmış gibi bir muamele yapılması kaçınılması gereken bir durumdur.
Ellerine kelepçe takılarak götürülen bir gazetecinin mahkeme tarafından serbest bırakılması usul ile esas arasında denge ve uyum olmadığının kanıtıdır. Örneğin Tercüman Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi öyle bir gözaltına alındı ki, arabaya kadar bile beklenmeden ellerine kelepçe vuruldu. Mahkeme, Büyükçelebi’yi serbest bıraktı.
Bu, usul-esas dengesi açısından düşündürücüdür.
Gözaltının amacı, zanlının kaçmasını veya delil karartmasını önlemek olduğuna göre, apar topar kelepçeyle götürülen birinin serbest bırakılması, ortada güçlü şüpheler olmadığına karine oluşturmaz mı?
Keza Mustafa Balbay, kaçacak veya delil karartacak diye götürüldüyse, serbest bırakıldığında, sonuç nasıl izah edilecek?
Bu nedenle soruşturmalarda usul ile esas arasında, uygulanan önlemlerle sonuç arasında bir denge, bir uyum, bir yakınlık olmalı…
Eğer yoksa, kelepçeleyerek veya kola girerek apar topar götürülme yöntemi uygulanmamalı…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS