İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Taylan SORGUN - “Suç Atma Tamamcıları” - Komik İddialar - Yabancılaşmaya Karşı Olmak - Talat Ve İşgalcilik - Tarihin Sınavı…

Temmuz 04, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN

“Ergenekon soruşturması” ile ilgili “iddialar” ortalıkda dolaşıp durmaktadır. Gözaltına alınanlar ile ilgili olarak “Savcılık iddianamesi öncesinde” öylesine iddialar ortaya atılmaktadır ki, tam da “güler misin ağlar mısın” cinsindendir. Geçmişte bir deyim vardır. Eskiler şöyle demişlerdir: “…Babül harab-ül Basra…” siyasette de bu deyim zaman zaman kullanılmıştır. Anlamı şudur “Hatalı işler yapılmaktadır, Herşey harab olmaktadır. Ama ondan sonra dizler dövülmüş ise ne anlamı, ne değeri vardır” Bu arada “harab olan harab olanadır” Köylü perişan, işçi, memur perişan, emekli sürünmekte, stratejik özellik taşıyan enerji dallarının özelleştirme adı altında satılması, iktisadiyattan “kamunun tasfiye edilmesi” tarihsel hatalarla almış başını gitmektedir.

1- KOMEDİYE BAKIN SİZ…

Çarşamba günü akşam haberlerinde satışı tartışılan bir ekranda verilen bir haber şöyledir: “…70 kişi bir salonda toplanmışlar da nasıl darbe yaparız…” diye tartırşmışlarmış. O tartışma da bir haber alma görevlisi tarafından banda alınmışmış. Yahu insaftır. 70 kişi bir salon da toplanacaktır da nasıl darbe yaparız diye tartışacaklardır. E ama canım oldu olacak bari meydanlarda tartışsalardı ya. Bu iddiaya gülmek mi, lazımdır, ağlamak mı? Savcılık iddianamesi ortada yoktur ama, böylesine komik iddialar ortalıkda dolaşmaktadır.

2- AAA NEYMİŞ BAKALIM…

Hemen ardından ortaya atılan bir iddia: Darbe yapmak isteyenler, Türkiye’nin iktisadiyatına yabancıların hakim olmasına karşıymışlar. Yahu insaftır, buna karşı olmak “darbeci mi olmaktır” E ama canım kimileri “…Aman canım yabancılaşma, yaman canım yabancılaşma” diye çırpınıp durmakta değiller mi? E canım oldu olacak, “…İktisadiyatta yabancılaşmaya karşı çıkışı yasaklattırıverin de gitsin…”

3- HİSARCIKLIOĞLU’NUN TEPKİSİ…

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu çarşamba günü çarpıcı bir açıklama yapmıştır. ATO Başkanı Sinan Aygün’ün göz altına alınmasını eleştirirken, “…Akşam yatarken, sabah nasıl bir Türkiye ile karşılacağımızın endişesinde olmak itemiyoruz…” demiştir.

Savcılığın hazırlamakda olduğu iddianame ortaya çıkmadan ortaya atılan iddialar, onca insanı “kimilerince” daha şimdiden suçlu ilan etmeye yöneliktir.

4- KOMUTAN BAŞBUĞ…

Bu “kargaşa” içinde en çarpıcı açıklamalardan birisi Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un yaptığı açıklamadır. Orgeneral Başbuğ’un “…TSK’nin birlik, bütünlüğüne gereken hassasiyeti göstermek yalnız personelin değil, herkesin üstünde durması gereken önemli bir husustur. Türkiye olarak zor günler yaşıyoruz, hepimiz sağduyulu, soğuk kanlı, daha dikkatli ve sorumlu davranmak zorundayız…” demiştir. TSK üzerinde, TSK’ni hedef alarak “kendi maksatlarına matlup” maskaraca işler peşinde olanlar” yok mudur? Vardır ve sürüsüne berekettir. TSK ile Yüksek Türk yargısı ne zamandır sanki hedef seçilmişlerdir. Ama bilinmelidir ki akıları “ham hayallerle” meşguldür.

5-TALAT İŞGALE KARŞIYMIŞ…

Bakınız, bütün bunlar sürerken, ortalık adeta toz duman olurken, Kıbrıs’ta neler, neler olmaktadır? Çarşamba günü verilen haberlere göre KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile Kıbrıs Rum Kesimi başı Hristofyas buluşmuşlardır. Bu buluşmanın ardından Rum Lider Hristofyas, bir Rum gazetesine yaptığı açıklamada “…Talat ile birlikte Türk işgaline, ve anavatana bağımlılığa karşı mücadele ediyoruz…” demiştir. Bu açıklama KKTC Türkleri’nin önemli bir bölümünde tepki yaratmıştır. Talat’ın daha önceki siyaseti de dikkate alınırsa, açıklamanın ve iddianın anlamı daha da belirginleşecektir. Türk Ordusu’nun Kıbrıs’ta işgalci olduğunu iddia etmek “emperyalizmin oyuncağı olmaktan başka birşey değildir” Türkiye’de yaşananlar tartışılırken KKTC elden gitmek üzeredir.

6- EKRANLARDAKİ BOYLAR…

Şimdi, “gözaltına alınmalar” kimileri için tam bir fırsat olmuştur. Göz altılardan önce birilerinin “toplama bir kalabalıkla” darbeye hayır yürüyüşleri de oldukça ilgi çekici bir zamanlamayı ortaya çıkarmıştır. Bu arada kimileri de ekranlarda fırsat bu fırsat konuşup durmakta, söylemediklerini bırakmamaktadırlar.

7- SUNALP DEMİŞTİ Kİ…

Öyleleri vardır ki geçmişlerindekilerini sümen altına sokmakta mahirdirler. Bir zamanlar neler paptıkları da bilinmektedir. Şöyle bir arşivler karıştırılsa aman neler neler de ortaya çıkacaktır. Turgut Sunalp Paşa vardı. Parti kurmuştu. O Moda’daki evinde sohbetimiz olmuştu. Ve bir ara şöyle demişti, “…Birisi vardı, Filistin örgütüne katılmıştı. Ama bize de karşılığını alarak servis yapıyordu…” Geçen gece o bandı aradım.

8- BİR YABANCI SUBAY…

Neler yaşamıştır şu sevgili Vatan’ımız. Bakınız yine Sunalp Paşa anlatmıştı. Doğu’da komutan iken emir subayı NATO’ya bağlı bir yabancı albayın çok iyi kürtçesi ile “ayrılıkçılık propagandası” yaptığını haber vermiş. Bunu anlattıktan sonra şöyle demişti: “…O herifi kolundan tutturup uçağa koydurdum ve Ankara’ya postaladım…” İşte emperyalizmin tetilçisi terörü kurmaya başladığı zamanlar o zamanlardır. Şimdi tetikçi terörün başı İmralı’dadır. Oradan da tetikçi örgütüne haberler gönderebildiği (avukatları vasıtası ile) zaman, zaman gündeme gelmektedir.

9- ÇEKYAT’TAKİ KOMUTANLAR…

Dün verilen haberler arasında komutanların geceyi “Çekyat üzerinde geçirdikleri de vardır.” Komutanlar buna alışkındırlar. Yadırgamamışlardır. Çünkü, zaten karargahlarda, terörle mücadele dönemlerindeki hayatları hep öyle geçmiştir. Yine verilen haberlere göre polisler ile komutanlar gece emperyalizmin tetikçisi PKK terör örgütü El Kaide, DHKP-C, İBDA-C, Hizbullah üzerinde sohbet etmişler.

10- BALBAY VE BÜYÜKÇELEBİ…

İki değerli meslekdaşımız da göz altındalar. Cumhuriyet’ten Balbay mesleğimizin değerli bir ismidir. Ufuk Büyükçelebi’yi de tanırım. Mesleğinin adamıdır. Yakasındaki Atatürk rozeti ile Bozkurt, Çelebi’nin kimliğidir. Balbay meslekdaşımız da, Çelebi de emperyalizme karşı olan mesleki tutumları ile kendilerini göstermişlerdir. Arşivi açıp baktım. Cumhuriyet’in ilk dönem paralarının üzerinde Bozkurt resmi vardır. Türk dünyasını temsil etmekte ve Türkler’in Ergenekon’dan çıkışını anlatmaktadır.

11- “İLHAN ABİ’NİN POLİSLERİ!”…

Cumhuriyet yazarı Balbay, espirileri ile de tanınmaktadır. Verilen haberlere göre “…İlhan Abi’nin polisleri nerede. Hadi İlhan abi yaşlıydı koluna girdiniz, benim neden koluma girdiniz…” diye sormaz mı? Büyükçelebi de götürülürken kelepçelenmiş. Keşke bu yapılmasaydı. Aslında göz altına alınanlar “şu saatte ifade vermek için şuraya geliniz” diye de çağırılabilirlerdi. Ama, o yapılmamış bu işler olmuştur. Polislere öyle emir verilmiştir, onlar da uygulamışlardır.

12- TARİHİN SINAVI…

Şimdi ortada iddianame yoktur. Ama kimileri ellerine almışlardır tamtamlar çalıp durmaktadırlar. Fakat, böyle zamanlar insanları “tarihin sınavından da” geçirmektedir. İddianame olmadan, yargı karar vermeden “suçlu tamtamları çalmak” yarın başka mecburiyetlere neden olabilirse ne olacaktır. Ama, o tamtamları çalanların umurlarında bile değildir.

13- ONLARIN DERDİ DEĞİL Kİ…

Şimdi bakıyorum. O tamtam çalanların, köylü, esnaf, işçi, memur, emekli için tek söyledikleri birşeyleri yoktur. Kimileri de kendilerini “alleme-i cihan sanıp” döktürmekle ünlüdürler. Hep yüksekten bakarlar. Çok bilmişlerdir. Serbesttirler. Şimdi iddianame olmadan yargı kararını vermeden “suç atmakta” birbirleri ile yarışmaktadırlar. Yarışa dursunlar. Evet işte vaziyetler böyle iken böyledir…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS