Hilmi Taşkın - Kırılma… hesaplaşma… başka planlar…
Temmuz 04, 2008 - İLK KURŞUN
Ülkemiz “Ergenekon” soruşturması ile çalkalanıyor. Adeta “Kurtlar Vadisi” senaryosu gibi gelişiyor olaylar!İlk bölümde Ümraniye Çakmak Mahallesinde bir evde bulunan el bombaları ile karşı karşıya kaldık. Yeni film vizyona bu görüntüler ile girdi. Ardından Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğu söylenen günlükler sahne aldı.
“Sarıkız” ve “Ayışığı” hakkında bilgi sahibi olduk!
Gazeteci Alper Görmüş günlükleri Nokta Dergisi’nde yayınladı. Artık film detaya doğru yol alıyordu…
Sonra gözaltılar başladı. Adına “Ergenekon” denildi. Gözaltına almalar öyle bir hâl aldıki, “Ergenekon” oldu heryerekon!!!
Onüç aydır iddianamesi dahi hazırlanmayan soruşturmanın ucu açık tutuldu. Dalga dalga ucu açık soruşturmada göz altılar başladı.
Ve belli medya aracılığı ile de bilinçli bir toplum mühendisliği çalışması başlatıldı. Kamuoyu yönlendirilmek istendi. Bu yönlendirme son sürat devam ediyor.
Gizli olması gereken hazırlık soruşturması ile ilgili bilgiler gazete sayfalarında…
Hukuk adına üzüntü verici sahnelere tanık oluyoruz.
Hukuk, siyasi rekabete alet edilmektedir.
Kapatma davası ile bu olayı yan yana koyup değerlendirdiğimizde çıkan sonuç şudur. Ülkemizde bir kırılma yaşanmaktadır. Ve bir hesaplaşma içine girmiştir.
Bu kırılmadan ve hesaplaşmadan kim zararlı çıkar? Elbette ki ülkemiz….İlk görüntüler de bu kanımızı doğrulamaktadır.
Kapatma davasında “odak olmakla” suçlanan ve bu nedenle kapatılması istenilen iktidar partisi, adeta bu davanın öfkesi ile hareket ediyor havasındadır.
O öfke ile de tüm güçleri seferber etmektedir!
Bu nedenle “züccaciye dükkanına girmiş fil gibi” davranmaktadır. Kırıp dökmesinin nedeni bundandır.
F tipi örgütlenmenin aldığı mesafede bu amaçla kullanılmaktadır.
Şimdi sormak gerekir. Ne oldu Ümraniye Çakmak Mahallesindeki gecekonduda bulunan silahlara???
Bulunduğunun ertesi günü imha edildi! Gerekçesi “patlama ihtimali” imiş. Gözaltına alınmış olan kişilerin avukatları ise bu olayı ” delil karartma” olarak ifade etmektedirler.
Peki nerede Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek?
O günlükleri neden yazmış?
Acaba bugün sahneye konulmuş olan, yeni “Kurtlar Vadisi” filmine malzeme olsun diye mi o günlükler yazıldı???
Kamuoyunun kafası karışık.
Neden o günlüklerin yazıldığı zaman, günlüklere konu olan ve görevde olan komutanlar için herhangi bir işlem yapılmadı?
Zamanlama ve kamuoyunu hazırlama düşüncesi mi etkili oldu?
Bu ve pek çok soru Sayın Balbay’ın deyimi ile “heryerekon” operasyonu hakkında kuşkuları artırmaktadır.
Belki de 1920′li yıllardan beri devam eden bir hesaplaşmanın ve o yıllarda alınan yenilginin rövanşı alınmak istenmektedir…
Belki başka hesaplar ve planlar vardır.
Ya da bir laik-antilaik çatışması için kilometre taşları döşenmektedir. Geçmişte “sağ-sol” çatışmasında bu ülkenin neler çektiği ortadadır! Kazanan güç de bellidir…
Acaba geçmişte o çatışmayı devreye sokanlar, şimdi çok daha tehlikeli laik-antilaik çatışmasını mı planlıyor?
Yugoslavya örneği ortadadır. İç çatışma olmadan bölünme olanaklı değildir. “Eşbaşkan” ve BOP hizmetinde olanlar, bu küresel plana mı alet oluyor?
Yoksa İran konusunda küresel gücün planları varda , o planı uygulamak için kilometre taşlarını mı döşeniyor?
Ya da başka hesaplar mı var?
Herkes aklını başına alsın. Kimsenin ülkeyi “cadı kazanına” çevirmeye hakkı yok.
Hele de gerçek Atatürkçüleri karalamaya hiç hakkı yok…


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.